Market raflarındaki içme sütlerinde yeni dönem başladı. Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle sütlere eklenebilecek şeker oranına sınır getirildi, “doğal” ifadesinin kullanım şartları değiştirildi ve sütlerin yağ oranlarına göre sınıflandırılması yeniden belirlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Türk Gıda Kodeksi İçme Sütleri Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 16 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme; sade, çikolatalı, meyveli ve aromalı sütlerin içeriğinden ambalaj üzerindeki bilgilere kadar birçok konuda yeni kurallar getiriyor. Mevcut işletmelere yeni sisteme uyum sağlamaları için 31 Mart 2027’ye kadar süre tanındı.
SÜTLERE EKLENEN ŞEKERE YÜZDE 5 SINIRI
Yeni düzenlemeye göre içme sütlerine sonradan eklenen şeker miktarı, ürün ağırlığının yüzde 5’ini geçemeyecek. Üründeki toplam şeker miktarı ise sütün doğal olarak içerdiği laktoz da dahil olmak üzere en fazla yüzde 9,5 olabilecek. İçme sütlerinde kullanılabilecek şeker türleri de sınırlandırıldı. Ürünlere yalnızca mevzuatta tanımlanan yarı beyaz şeker, beyaz şeker ve ekstra beyaz şeker eklenebilecek.
İLAVE ŞEKER ORANI AMBALAJIN ÖNÜNDE YAZACAK
Şeker ilave edilen sütlerde, eklenen şeker miktarının tüketicinin kolayca görebileceği şekilde ambalajın temel görüş alanında belirtilmesi gerekecek. Böylece tüketiciler, satın aldıkları sütün içerisinde ne kadar ilave şeker bulunduğunu ambalajın ön yüzünden görebilecek.
ÇİKOLATALI VE MEYVELİ SÜTLERDE YENİ KURAL
Çeşnili sütlerde kullanılan çikolata, kakao, bal, meyve veya sebze gibi bileşenlerin toplam oranı ürün ağırlığının en az yüzde 1’i olacak. Meyve ve sebzelerin suyu, püresi, pulpu ve konsantresi de çeşni maddesi kapsamında değerlendirilecek. Protein oranlarında da ürün türüne göre farklı sınırlar uygulanacak. Sade inek sütünde protein oranı en az yüzde 2,9 olurken, çeşnili veya aromalı inek sütünde bu oran en az yüzde 2,7 olarak uygulanacak.
SÜT AMBALAJLARINDA “DOĞAL” İFADESİNE SINIRLAMA
Düzenlemenin dikkat çeken maddelerinden biri de ambalajlarda kullanılan “doğal” ifadesi oldu. Buna göre yalnızca tam yağlı ve yağlı içme sütleri, diğer koşulları da sağlamaları halinde “doğal” ifadesini kullanabilecek. Bu ürünlerde katkı maddesi, çeşni maddesi, aroma verici veya benzeri ilave bileşen bulunamayacak. Laktozsuz veya laktozu azaltılmış sütlerin ambalajlarında da “doğal” ifadesine yer verilemeyecek.
SÜTLER 4 FARKLI SINIFA AYRILACAK
Yeni düzenlemeyle içme sütlerinin yağ oranına göre sınıflandırılması da yeniden belirlendi.
Tam yağlı süt: En az yüzde 3,5 yağ
Yağlı süt: En az yüzde 3,0, yüzde 3,5’ten az yağ
Yarım yağlı süt: Yüzde 1,5 ile yüzde 1,8 arasında yağ
Yağsız süt: Yüzde 0,15’ten az yağ
Belirlenen aralıkların dışında kalan yağ oranına sahip ürünler, içme sütü adıyla piyasaya sunulamayacak.
YAĞ ORANI AMBALAJIN ÖN YÜZÜNDE OLACAK
Ürünün hangi yağ sınıfında bulunduğu ve yağ miktarı ambalajın ön yüzünde tüketiciye bildirilecek. Tam yağlı, yağlı ve yarım yağlı sütlerde “en az yüzde ... yağlı”, yağsız sütlerde ise “en çok yüzde ... yağlı” ifadeleri kullanılabilecek.
SADECE DOĞAL AROMA VERİCİLER KULLANILABİLECEK
Yeni düzenlemeyle içme sütlerinde kullanılacak aroma vericiler için de sınırlama getirildi. Buna göre ürünlerde yalnızca doğal aroma vericilerin kullanılmasına izin verilecek. Ancak içerisinde doğal aroma verici bulunan bir ürünün doğrudan “doğal süt” olarak adlandırılması mümkün olmayacak. “Doğal” ifadesinin kullanılabilmesi için diğer şartların da yerine getirilmesi gerekecek.
İŞLETMELERE 31 MART 2027’YE KADAR SÜRE
16 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenlemeye uyum için işletmelere geçiş süresi tanındı. Süt üreticileri ve ilgili gıda işletmelerinin 31 Mart 2027’ye kadar üretim ve etiketlerini yeni kurallara uygun hale getirmeleri gerekecek. Bu tarihten önce eski mevzuata uygun şekilde piyasaya sunulan ürünler ise raf ömürleri sona erinceye kadar satılabilecek.





