İnsan

Allah’ın yaratmış olduğu bu dünyada bir sürü canlı var, bir sürü yaratık var, ama Allah bir tek insana akıl vermiş. Düşünme yeteneği vermiş…

Yaratılan bu kadar canlı içinde bir tek insanoğlu öleceğini biliyor. Yani Allah’ın insanoğluna bahşettiği akıl sayesinde, düşünebilme yeteneği sayesinde, nasıl doğduğunu biliyor. Sonunda bir ömür boyu yaşayıp öleceğini de biliyor.

Dünyada insanoğlundan başka hiçbir yaratık ne olup bittiğini, nasıl yaşayacağını, ne zaman öleceğini, daha doğrusu öleceğini bilmiyor. Hani dünyaya gelip ot gibi yaşamak varya, aynen öyle yaşayıp gidiyorlar. Onlar için bir gelecek söz konusu değil, dünya umurlarında değil, dünya batmış bütün canlılar ölmüş umurlarında değil,  çünkü düşünme yetenekleri yok.

Diğer canlılarla insanların farkı bu olsa gerek…

Peki, insanoğlunun aklı var, düşünme yeteneği var, eninde sonunda az veya çok yaşayıp öleceğini bilmesine rağmen nasıl yaşıyor. Kendi kendimize hiç öz eleştiri yapıyor muyuz?  Bana göre hiç kimse böyle bir şey yapmıyor. İnsanoğlu hiç ölmeyecekmiş gibi hırsla, yarını düşünmeden, ne zaman ve nasıl öleceğini bilmeden, hem kendisiyle, hem bu dünya ile kavgasına devam ediyor.

Mademki eninde sonunda öleceğimizi biliyorsak, bu kavga nedir? İnsanlardaki bu bencillik, kazanma hırsı nedir, diye kendimize hiç soruyor muyuz? Bence hayır!

Diğer canlılar yaşayabilmek için, karınlarını doyurabilmek için, hayatlarını idame ettirebilmek için, istemeden de olsa birbirlerine zarar veriyorlar; ama insanoğlu öyle mi sırf egolarını tatmin etmek için hemcinslerine zarar veriyorlar.

Acaba dünyanın düzeni böyle mi? Yoksa bu dünyanın düzenini insanoğlu mu bozuyor. Bana göre, bu dünyanın düzenini insanoğlu bozuyor. Hani kıyametten bahsediyoruz ya, yavaş yavaş insanoğlu dünyanın düzenini bozarak, kıyameti kendi elleriyle yaratıyor. Yani kıyameti insanoğlu koparacak.

Bu kayıkta hep beraber yolculuk yapıyoruz, kayık batarsa hep beraber batacağız…

İnşallah kayığı batırmadan hep beraber yüzdürürüz…

YORUM EKLE

banner849

banner826