banner1313

banner1300

banner1334

banner1337

11.06.2019, 13:56

Gül Turan'dan denemeler

ÇİN  SEYAHATNAMESİ III.

Xi'an, Çin' in en eski başkenti. Saatte 450 kilometre yapan (bullettrain) hızlı trenle, Çin  de toplamda 4 gün içinde 3835 km kilometre katederek  önce Xi'an şehrinde, dünya mirası TERRACOTTA Askerlerini ve Çin'in ilk imparatoru Qin Shi Huang'ın (221 MÖ), bıraktığı tarihi mirası görmek üzere yola çıktık. 2200 yıllık bu yer altı hazinesini görmek, eşsiz bir öğrenim ve kazanımdı.

Hayranlıkla, biraz da irkilerek, toprağın 7 metre derinliğindeki yüzlerce askeri, canlı imiş gibi dimdik, adeta teyakkuz halinde görmek, insanı hayranlıkla karışık bir dehşete düşürüyor. 
700.000 sanat işçisinin çalıştığı, sanatsal mezar alanını gördük. Toprak altında gömülü olan askerlerin yayıldığı alan , üç futbol sahası büyüklüğünde ve şu ana kadar yaklaşık 8000 figür gün yüzüne çıkartılabilmiş ve 1974'den bu yana kazılar  devam etmekte.
1978 yılından bu yana resmî olarak dünyanın 8. Harikası olarak kabul görmüş bir nekropolis. (Mezarlık şehri )
TERRACOTTA Askerlerini görebilmek için adeta mahşer günü yaşadım. 
 Saatlerce sıra bekleyerek, mahşeri bir kalabalıkta adım, adım yol aldık. Girdikten sonra ise, ön safta yer alıp toprak altındaki o gizemli orduyu, her askerin farklı ifadelere sahip detaylarını, at arabalarını, atları, komutanları görmek çok müthiş ama ,  izdiham nedeni ile zor bir deneyimdi. 
Dünyanın en eski uygarlığı karşısında hipnotize oldum , en mühimi ise halen gömülü binlerce askerin olduğu bilinmekte ve gelecek nesillere intikali için açmayıp, koruma altına alınmış.
Askerlerin yüz ifadeleri, el, ayak detayları, hiyerarşiyi tanımlayan kıyafetleri, aksesuarları, atların duruşları, gözleri, silahları, at arabaları, mühimmat ve onlarca detayı anlatmaya kalem kifayet etmez. 
Bazı üst seviye komutan ve askerleri müze kısmında camekan içinde sergiliyorlar.  
Bir asker sağ dizini yere koymuş, sol ayakkabısının altı görünüyordu. Ayakkabının altına detaylı izler dahi işlenmişti. Bütün bunların yapımı sırasında ölen onlarca sanatkar ve zanaatkara edilen eziyeti, ve hatta işkenceyi düşünmek dahi istemiyorum.
Ve yine uzun bir gece yolculuğundan sonra, ver elini Pekin. 
Pekin, Çin'in 19.600.00'lük güncel başkenti. Geniş asfalt ve tertemiz caddelerin çevrelediği inanılmaz büyük köprülerle bağlantılı çok büyük bir merkez. Zaten Çin'de tren en güzel, temiz ve en konforlu ulaşım aracı. 
Çin, modern ve 38.000 km uzunluğunda hızlı tren ağı ile örülmüş bir ülke, hayran olmamak elde değil. Yani Çindeki rayları uç uca koyduğunuzda dünyanın etrafını turlayabilirsiniz. Onca yokluk ve sefaletten çıkıp, hangi ara bu kadar gelişip, bu kadar zengin oldular, anlayamadım.
Dünyada gördüğümüz her nesne Çinliler tarafından  üretiliyor bence. 
İstisnasız her insan muhakkak iki işte birden çalışıyorlar, kendi tercihleri..Sabah profesyonel işini yapıyor, akşam evden internet satışını yapıyor. Çok çalışkanlar. 
Pekin' e, 70 kilometre mesafedeki Çin Seddi'ni görmek unutulmaz bir anı benim için.
 Çeşitli Çin imparatorlukları tarafından Moğollara karşı yapılan en son aşamasını ise Qin Shi Huang'ın tamamladığı, uzaydan görülebilen açık hava müzesi...
Kan ve ter içinde ancak ilk kuleye kadar çıkabildim. Gökyüzü  ve yeşil  ormanlar arasında tarihin girdabına kapılıp gitmek gibi bir şey Çin Seddi... 
Öğrencilik yıllarından beri hep merak ederdim bu muazzam, kilometrelerce uzunluktaki yapıtın, insan elinden çıktığını düşünmek, aklımın sınırlarını zorladı.

Her seyahat de amacım, sadece gezip görmek değil. Yeni insanları, farklı kültürleri tanımak ve öğrenmek. Yine yeni insanlarla beraber oldum. Aynı masayı, sohbeti paylaşıp öğrenip anlamaya çalıştım. Aslında siyasiler olmasa insanlar, ülkelerdeki sınırları kaldırıp kaynaşabilirler diye düşünüyorum. Koreli, Çinli, Fransız, İsrailli, Alman, Amerikalı, Hollandalılarla beraber oldum. 
Fransızların sarı yeleklilere nasıl baktığını, İsraillilerin kendi siyasetlerini nasıl imgelediğini, Filistin'lerle aslında kardeş olduklarını, ya da çocuk kalp hastanesinde fakir çocuklara dil, din, ırk gözetmeksizin yabancı misyonların nasıl yardım ettiklerini, gözlemlerimi yazmak istiyorum sizlere...
19. Mayıs benim de doğduğum gün, 100. yıl kutlamalarını göremeyeceğim için üzgünüm. 
Ama inanıyorum ki, daha çok kutlu 19 Mayıs'lar göreceğiz hep beraber...

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!