banner1365

banner1469

banner1345

banner1468

03.03.2019, 09:36

Dokunulmayan çocuklar

İstenen bir bebek miydiniz? Psikoterapide artık sık sorulan sorulardan biridir. Çocuklar hem sevgiyi hem ilgiyi hem de kötü muameleyi en başından beri hissetmektedir. 1944 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde 20 yeni doğmuş bebek sadece fizyolojik ihtiyaçlarının karşılandığı bir deneye tabi tutuldular. Teslim edildikleri bakıcılar deney talimatlarınca bu bebeklere sadece onları doyurmak, yıkamak ve bezlerini değiştirmek için yaklaşacak ve bunlar dışında hiç bir şey yapmayacaklardı. Bakıcılara bu işleri yaparken dahi mecbur kalmadıkları müddetçe bebeklere hiç bakmamaları ve dokunmamaları, onlarla asla iletişim kurmamaları söylendi. Bebeklere duygudan arındırılmış makineler gibi yaklaşıldığı halde tüm fiziksel ihtiyaçlarına azami ölçüde özen gösterildi. Ayrıca ortam hep steril tutuldu. Dört ay sonra bebeklerin yarıdan fazlası çoktan ölmüştü. 
 Bebeklerin ölmesi için fizyolojik hiçbir neden yoktu. Bebeklerin her biri istisnasız olarak, ölümlerinden bir süre önce ses çıkarmayı, bakıcılarının ilgisini çekmeye çalışmayı kesmiş, çoğunluğu hareket etmeyi, ağlamayı hatta herhangi bir jest mimik göstermeyi bıraktıkları bir evreye girmişti. Ölüm bebeklerin vazgeçtiği bu evreden sonra geliyordu.
 Duygusal ihtiyaçları karşılanmayan bebeğin fiziksel ihtiyaçları eksiksiz karşılandığı halde ölme ihtimalinin yüzde yüze yakın olduğunu artık biliyoruz. Bakıma muhtaç olarak doğduğumuz bir gerçek ancak bir çocuğun özellikle yaşamının ilk yıllarında en az su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğu şey, anne babasının kayıtsız şartsız sevgisi ve onu her şeyiyle kabulüdür. Çocuklar sizden lezzetli yemekler, mum gibi evler beklemezler. Onun tek istediği ve hakkettiği, çocuğu her şeyiyle bütün hisleriyle kabulünüzdür. Mükemmel anne, mükemmel ev kadını olmak değildir.
 Eskiden beri anneliği öven pek çok söylem hep salt fiziksel anneliği öven, anne sevgisini bunlarla açıklayan söylemlerdir. Ülkemizde de annelik deyince çoğu kimsenin aklına çocukları için güzel yemekler pişiren, onları yıkayan, giydiren, kıyafetlerini ütüleyen, evini temiz tutan, çocuklarının yediği şeylerin içeriğine dikkat eden bir kadın gelir. Güzel yemekler yemenin, temiz ve düzenli bir evde yaşamanın kimi çocuklar için diğerlerine nazaran daha önemli olabileceğini teslim etsek de hiçbir çocuk annesi düğme dikmesini bilmiyor ve okula düğmesi eksik gidiyor, pantolon paçaları düzgün değil diye, ütülü nevresimlerde yatmıyor diye, evindeli eşyaların üzerinde toz birikiyor diye, yediği yemeğin tadı pek güzel değildi diye yaralanmaz.
 Bunlar hep yetişkinlik değerlerimizle algıladığımız ve çocuğa da kendi bakış açımızla 'iyi', 'gerekli' olarak dayattığımız şeyler. Siz hiç, çocukluğunun kötü geçtiğini iddia eden ve bunu "Annem pilavın kıvamını bir türlü tutturamazdı", "Kahvaltılar berbattı",  "Balkonu seneden seneye yıkıyorlardı", "Evi de ancak iki haftada bir süpürüyorlardı" cümleleriyle açıklayan, bu gibi fiziksel durumları yetişkinlikte aşamadığı derin yaralar olarak anlatan birine rastladınız mı?
 Çocuğunuz fiziksel ihtiyaçlarından daha çok ruhen ihtiyaçlarının ne kadarının karşılandığıdır önemli olan. İnsan küçük bir çocukken nasıl muamele görüyorsa, hayatı boyunca öyle davranır. Çocuğunuza içten içe duyduğunuz sevgi onu olması gerektiği gibi sevdiğiniz anlamına gelmez. Bir çok anne baba, çocuklarinı yeterince sevse de gereğince sevmez. Çocuğa gösterilen sevginin önemi anlatıldığında hemen karşı çıkarak "Benim çocuğum çok sevgi gördü" diyen pek çok anne baba var.
 Sizin sevgiyi hissetmeniz başka onu çocuğa iletebilmeniz başkadır. Siz cocuğunuzu kendi içinizde ne kadar çok severseniz sevin, bu sevgi cocuğu olduğu gibi kabul etmekle birleşmiyorsa ve çocuğa sevildiğini ve kabul edildiğini hissettirmiyorsa işlevsizdir. İşlevi olan bir sevgi öncelikle çocuğun ruhsal ihtiyaçlarını önemser ve ruhsal ihtiyaçlarına odaklanır.

Uzm. Dr. Gözde Yontar
Psikiyatrist & Psikoterapist

Yorumlar (7)
Hürsen Sömer 10 ay önce
Çok güzel çok.
Ayse cömlekci 10 ay önce
Gercekten cok guzel yazi tebrik ediyorum...
Güner ertaş 10 ay önce
Muhteşemsiniz doktor hanım
Ahmet Yontar 10 ay önce
Süper bir yazı yine,tebrikler kızım
Haldun Baş 10 ay önce
Sanki ben yazdim.Tebrikler
Teşekkürler.Rüya ya okyanuslar kadar bahtı açık şansı bol bir hayat diliyorum.
Züleyha Uygun 10 ay önce
Müthiş tebrikler.
Gulay Cakiroglu 10 ay önce
Yaziniz cokguzel teprikler
13°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 15 Aralık 2019
İmsak 06:13
Güneş 07:46
Öğle 12:34
İkindi 14:52
Akşam 17:13
Yatsı 18:40