Aldım gerisi çok da önemli değil…

Sizlere çağımızın hastalığından bahsetmek istiyorum: 'Benim olsun'

Hepimizin almak istediği pek çok araç gereç veya sahip olmak istediği bir konum, çevre vardır.

Kimileri için telefon, araba, ev… Kimileri için ise mevki, sosyal üstünlük vb. Bunları hedefliyor, bunlar için çalışıyoruz. Allem ediyoruz kallem ediyoruz almak istediğimizi alıyor, olmak istediğimizi oluveriyoruz. Ama bir süre sonra o heves de gelip geçiyor. Çocukluk dönemi diye adlandırdığımız, her bireyin geçtiği o dönemdeki gibi elde ettiğimiz oyuncağın bir süre sonra önemi kalmıyor ve o oyuncak bir kenara atılıveriyor.

Günlük yaşamımızda sahip olduklarımızın sonucu bu . Aldıklarımız, olduklarımız, elde ettiğimiz şeylerin tümü, bizi bir süre sonra tatmin etmiyor. Her şey sahip olana kadar. Sonrası mı? Koca bir doyumsuzluk. Değer bilmezlik. Gerçekten bizi tatmin edecek mutlulukları tam olarak ne zaman bulabileceğiz? Sahip olduğumuz onca mal, mülk, şan, şöhret bizi ne zaman doyuracak? Ben söyleyeyim: Kendimizi tanıyıp olmak istediğimiz kişiyi, o kişinin sahip olunca bir ömür nelere değer verebileceğini bulduğumuz zaman. Her şeyden önce; kendimize yakışacak olandan çok ruhumuza, karakterimize uygun olup olmadığına bakmalıyız. Toplum dayatır insanoğlu. Toplum sana olman kişiyi söyler, alman gerekenleri söyler. Ama sen önce kendini bul.

YORUM EKLE

banner1313

banner1308