Toplumsal yaşamın her alanını ve her anını kapsayan Toplum Yönetimi’nin en büyük, en önemli kısmı kitle iletişim medyasından geçerek gerçekleşir. Dolayısıyla, Toplum Yönetimi yalnızca devlet kurumları aracılığıyla gerçekleşmez.
Toplumun üretim araçlarını kontrol eden güçler düşüncelerini, ideolojilerini kendileri üretirler.
Ebedi Eğitim Merkezleri
Kapitalist firmaların iletişim araçları ise, insanların yaşam boyu eğitim merkezleridir.
Öyle ki; kapitalist firmalar mücadelenin yaratıldığı örgütlü mekânlardır. Bu mekânlarda, insanlar iyiliği ve kötülüğü, ezmeyi ve ezilmeyi, haklılığı ve haksızlığı, sömürmeyi ve sömürülmeyi, özgürlüğü ve köleliği, çareyi ve çaresizliği yaşayarak öğrenirler.
Yaşamın Mutlak Gerçeği
Bu öğrenimle birlikte, Kapitalist Firmalar Dünyası’nın düzeni ve ilişkileri yaşamın mutlak gerçeği kabul edilir.
Zenginliği yoksullara karşı korumak için var olan devlet hiçbir zaman halk tarafından kurulmamıştır veya halk için var olmamıştır.
Devlet, tam tersine, halkın üstünde ve halkın çıkarlarına rağmen var olmuştur.
Buna bağlı olarak halkın iradesini yönetime taşıyan hiçbir siyasi parti olamaz. Olmamıştır.
Öldürülen Devlet Adamları
Bunu gerçekleştirmeye kalkışan devlet adamlarının çoğu öldürülmüştür.
Örneğin; Salvador Allende, halkın iradesini değil, ülkesi Şili’nin ulusal çıkarlarını korumaya kalkıştığından dolayı öldürülmüştür.
Kamu Gücü Kimde? Kimin Yetkisinde?
Oy verme süreciyle, “Temsilciler” seçilince, kamu gücü halkın elinden yeniden alınır ve bu güç, mecliste hükümet kuran siyasî partiye verilir.
Halk ise, bundan böyle demokratik hak isteme olanağına asla sahip olamaz. İmkânsız.
Adalet Kurumları ve Çalışmaları
Ceza korkusuyla ikna ve durdurma aracı olan adalet kurumları büyük çoğunlukla hapis yoluyla toplumdan tecrit etme biçiminde çalışır.
Ordunun kuruluş ve tutuluş amacı ise, iç ve dış düşmanlara karşı koruma, savunma ve gerektiğinde düşmana saldırmadır. Dahası, bir ordu iknayı üretmek için var olmuştur ve var olmaya devam edecektir.
Düşmana Karşı Koruma
Bu koruma, yaşadığımız çağda, dışa karşı olmaktan çok daha fazla içe karşı kullanılır.
2010’lu yıllarda, Orta Doğu ülkelerinde, özellikle de Suriye’de, Libya’da ve Mısır’da gerçekleşenler içe karşı kullanımdır.
Dışa karşı kullanım örneklerini ise, Amerika Birleşik Devletleri sürekli verir.