İşadamı, kızlarını mirasından men etti! Sebebi ise...

İflas eden Marmara Bank'ın eski yönetim kurulu başkanı 81 yaşındaki işadamı Atilla Uras, vesayet altına alınması talebiyle dava açan ve mal varlığının üzerine ihtiyati tedbir kararı aldıran kızlarını mirasından men etti, haklarında da 110 bin liralık tazminat davası açtı.

İşadamı, kızlarını mirasından men etti! Sebebi ise...
banner852

İflas eden Marmara Bank'ın eski yönetim kurulu başkanı işadamı Atilla Uras,  hakkında vesayet altına alınması talebiyle dava açan ve mal varlığı üzerine  ihtiyati tedbir kararı aldıran kızlarını, akli melekesinin yerinde olduğuna  yönelik rapor aldıktan sonra  mirasından men etti. 

Uras, kızları aleyhine  ayrıca, kişilik hakları ihlal edildiği ve maddi zarara uğradığı gerekçesiyle  50'şer bin lira manevi, 5'er bin lira da maddi olmak üzere toplam 110 bin liralık  tazminat davası açtı.

Öz kızları Victoria Yasemin Uras ve Nilüfer Uras'ın, "akıl sağlığı  yerinde olmadığı için vesayet altına alınması" talebiyle hakkında dava açtığı  baba Atilla Uras,  "akıl sağlığının yerinde olduğuna" yönelik rapor sunulan  İstanbul 3. Sulh Hukuk Hakimliği'nin mal varlığına uygulanan tedbiri  kaldırmasıyla ilginç bir yola başvurdu.

İkamet ettiği Bodrum'da 7. Noterliğe başvuran Uras, aldığı  "Vasiyetname, Mirastan Iskat ve Mirasçılıktan Çıkarma" belgesiyle hakkında  vesayet davası açan kızlarını mirasından men etti.

"Mirasımdan hiçbir hak almamalarını vesayet ediyorum"

Uras'ın avukatı M. Tarık Güleryüz ve bir tanık tarafından imza altına  alınan söz konusu belgede, şu ifadeler yer aldı:

"Kızlarım Nilüfer Uras (59) ve Victoria Yasemin Uras'ı (58) ve onların  alt soylarını mirasımdan ıskat ediyorum. Saklı payları dahil olmak üzere  mirasımdan pay almalarına ilişkin muvafakatim yoktur. Kendilerini asla ve kat'a  affetmiyorum. Hastalığım sırasında çok zor günler geçirmiş olmama rağmen hiçbir  zaman yanımda olmamışlardır. Bakıma ihtiyaç duyduğum dönemlerde bana bakmadılar.  'Ev aldık' diyerek benden borç olarak aldıkları paralarla zevk ve eğlence içinde  kendi hayatlarına devam ettiler. Sadece para isteyecekleri zaman aradılar. İleri  yaşım ve sağlık sorunlarım nedeniyle seyahat engelimin bulunduğunu bilmelerine  rağmen beni evlat ve torun sevgisinden, ilgisinden mahrum bıraktılar.   Ölümümden  sonra Nilüfer ve Victoria Yasemin Uras'ı ve alt soylarını, müstakbel  mirasçılarımın mirasından hiçbir hak almamasını son arzum ve isteğim olarak  vasiyet ediyorum."

Uras'ın avukatı Güleryüz, "Mirastan Iskat" belgesiyle birlikte  İstanbul 12. Sulh Hukuk Hakimliği'ne başvurarak Uras'ın kızları hakkında 50'şer  bin lira manevi, beşer bin lira da maddi olmak üzere toplam 110 bin lira tazminat  davası açtı.

Tazminat davası: "Artık mirasçı değiller"

Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde, Atilla Uras'ın, davalı kızlarını  ve bu kızlardan olan torunlarını başta dava konusu haksız tedbir olmak üzere aile  yükümlülüklerine aykırılık nedeniyle mirasından ıskat ettiği belirtilerek,  "Davalılar artık Uras'ın mirasçısı değildir. Mirasından herhangi bir pay  almayacaktır. Mirastan çıkartılan kimse sanki miras bırakandan önce ölmüş gibi  kabul edilir. Somut olayda, davalı tarafların aile bağlarını ağır surette koparan  eylemleri nedeniyle Atilla Uras, davalı kızlarını ve bu kızlarından olan alt  soyunu Bodrum 7. Noterliğinin 2 Mart 2018 tarihli 'Mirastan Iskat' belgesiyle  mirasından çıkarmıştır." ifadesi yer buldu.

Atilla Uras'ın 4 çocuğu olduğu bilgisi verilen dilekçede, kızları  Victoria Yasemin Uras ile Nilüfer Uras'ın, 2006 başlarında boğazda yatırım amaçlı  alacakları evin kredisini ödemek için kendisinden borç para istedikleri, Uras'ın  davalılara 12 yıllık süreçte 35 bin dolar ve 400 bin lira arasında değişen  miktarlarda düzenli borç para gönderdiği, aile hukukuna kutsiyet atfettiği için  kızlarının taleplerini imkanları ölçüsünde yerine getirdiği ancak kızlarının  ileri yaşı ve mevcut sağlık sorunlarına rağmen babalarına karşı aile hukukundan  kaynaklanan yükümlülüklerini hiçbir zaman layıkıyla yerine getirmediği öne  sürüldü.

"Para vermeyi kesince dava açtılar"

Dilekçede, davalı kızlarının bir müddet sonra alacaklı gibi hareket  etmeye başladıkları ve ekonomik sıkıntısı baş gösteren Uras'ın "daha fazla borç  veremeyeceğini" söylemesi üzerine aralarında ihtilaf çıktığı kaydedilerek,  "Uras'ın davalıları son defa borç olarak verdiği paradan yaklaşık bir ay sonra,  davalı taraflar Uras'a karşı salt maddi beklentileri nedeniyle 6 Ekim 2017'de  İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde vesayet davası açmıştır. Akıl hastalığı ve  müsriflik gibi dayanıksız iddialarla açılan davada kızları Uras'ın mal varlığı  üzerine haksız tedbir konulmasını sağlamıştır. Bu davayla birlikte Uras ile  kızları arasındaki hukuk tümüyle bitmiştir. Dava açılmasından sonra yapılan  araştırmada kızlarının babalarına söyledikleri şekilde herhangi bir taşınmaz  almadıkları gibi, herhangi bir kredi ödemelerinin bulunmadığı da tespit  edilmiştir." denildi.

Atilla Uras'ın kızlarının kendisini aldattığını, borç olarak aldıkları  paralarla zevk ve eğlence içinde bir hayat sürdüğünü üzüntüyle öğrendiği  belirtilen dilekçede, kızlarının mahkemede, akıl sağlığının yerinde olmadığı  gerekçesiyle babaları hakkında 10 Ekim 2017'de ihtiyati tedbir kararı aldırdığı,  bu iddialara rağmen Uras'ın son 2 yılda aldığı 4 ayrı raporla herhangi bir akıl  zayıflığı ya da akıl hastalığının olmadığının tespit edildiği belirtildi.

"İhtiyati tedbir kararı kaldırıldı"

Sağlık raporlarına davalıların yaptığı itiraz sonucu Adli Tıp Kurumu  4. İhtisas Kurulu tarafından 17 Kasım 2017'de,  "Atilla Uras'ın herhangi bir akıl  hastalığı ya da akıl zayıflığının bulunmadığı" yönünde raporun da mahkemeye  sunulduğu ve 24 Kasım 2017'de tüm mal varlığı üzerine konulan haksız ihtiyati  tedbirin böylece kaldırıldığına dikkat çekilen dilekçede, uzun süredir Bodrum'da  oturan, tekerlekli sandalyeyle hareket edebilen Uras'a, kızları tarafından  yapılan talepler doğrultusunda tüm bu rapor alma sürecinde bilerek eziyet  çektirildiği iddia edildi.

Gazetelere konu olan davada sordukları sorularla kızlarının,  babalarının kişilik haklarını zedeledikleri ve rencide ettikleri ileri sürülen  dilekçede, "Haksız ihtiyati tedbir kararı nedeniyle maddi zararın yanı sıra  manevi zararın da istenebileceği kabul edilmektedir. İhtiyati tedbirin objektif  haksızlığı ve davalıların akıl hastalığı olmadığı halde mahkemeyi yanıltmaları  nedeniyle ağır kusurlu sayılacakları tartışmasızdır. Ömrünün son baharında kızı  bildiği davalılar tarafından maruz bırakıldığı hukuka aykırı fiillerle derin  üzüntü, düş kırıklığı yaşayan Uras'ın uğradığı manevi zararın telafisi olanaklı  değildir." ifadeleri yer aldı.

İş adamı Uras'ın avukatı M. Tarık Güleryüz, yaklaşık bir ay önce de  Uras'ın kızları aleyhine İstanbul 2. Asliye Hukuk ve 23. Asliye Hukuk  Mahkemelerine, "müvekkilinin 12 yıl boyunca kızlarına ödediği borç paraların  iadesi" talebiyle dava açmıştı. Bu davalarda da Uras'ın kızlarının 10 bin lira  maddi, 100 bin lira da manevi tazminat ödemesi istenmişti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner849

banner826