CHP'den YSK'ya tepki: Demokrasiye pusu kurmuşlar...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, YSK'nın gerekçeli kararının ardından parti genel merkezinde açıklamalarda bulundu. Erkek, yaptığı açıklamada '7 kişi ne yapıyor? Sanki demokrasiye pusu kurmuşlar, toplanmaya devam ediyorlar. Hükmün dışına çıkarak 6 Mayıs'taki YSK toplantısında hiç konuşulmamış, iptal gerekçesi yapılmamış konuları da karara sokuyorlar.' dedi.

CHP'den YSK'ya tepki: Demokrasiye pusu kurmuşlar...
banner1314

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, YSK tarafından açıklanan 250 sayfalık gerekçeli kararın ardından açıklamalarda bulundu. Erkek, açıklamasında YSK'yı ağır şekilde eleştirerek '250 sayfalık kararın tamamını okuduk. YSK'nın 250 sayfalık kararının ilk 12 sayfası AK Parti'nin itiraz dilekçesinin özeti, devam eden 84 sayfa YSK'nin yazışmaları, devam eden 104 sayfa 39 ilçe seçim kurulunun YSK'ya verdiği cevaplar ve tespitler, 38 sayfa da karşı oy yazısı var. Topladığınız zaman geriye yalnızca 12 sayfa kalıyor. 7 üye 17 gün boyunca 12 sayfa bir gerekçeyi yazmaya çalışmış ama maalesef o da yazılamamış.' dedi.

Seçimin yenilenmesine karşı oy veren YSK Başkanı Sadi Güven'in gerekçesinde "İstanbul seçiminin sonucunu etkileyecek bir durum tespit edemedik." dediğini aktaran Erkek, kamu görevlisi olmadığı iddia edilen 754 sandıktan yalnızca 2 tanesinin sayım döküm cetvelinde eksiklik olduğunu belirtti. Erkek, seçimin yenilenmesi yönünde oy kullanan 7 üyenin, 'Oy kullanma hakkı olmamasına rağmen 706 kişinin oy kullandığını tespit edebildik' dediğini söyleyerek, Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki oy farkının 14 bine yakın olduğunu, bunun seçimin sonucuna etki etmeyeceğini vurguladı. YSK'nin seçimi "bir kısım sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmaması" sebebiyle iptal ettiğini ifade eden Erkek, "Kararda, seçmenin iradesinin İstanbul seçiminde nasıl sakatlandığına ilişkin bir tek satır dahi yok. Seçmenin iradesi nasıl sakatlandı? Sandık kurulu başkanları bu 754 sandıkta nasıl yanlı davrandı? Seçmenin oyunu nasıl değiştirdi, nasıl çaldı? Bir tek cümle dahi yok." dedi.

"Seçmenin kusuru nedir"

Sayım döküm cetveli boş olan 18 sandıkta Yıldırım'a 2 bin 352, İmamoğlu'na 2 bin 167 oy, imzası eksik 90 sandıkta ise Yıldırım'a 12 bin 17, İmamoğlu'na ise 11 bin 853 oy çıktığını aktaran Erkek, "Kim yaptı bu usulsüzlüğü? Bu nasıl bir usulsüzlük? Nasıl bir organizasyon ki bu çeteleleri boş, imzaları eksik olan sandıklarda dahi Binali Yıldırım'ın oyları çok daha yüksek çıkıyor?" diye sordu.

Erkek, kamu görevlisi bulunmayan 754 sandıktan 532'sinde görev yapan sandık kurulu başkanlarının özel okullarda, kolejlerde öğretmenlik yaptığını, geri kalanların ise bankalarda çalıştığını, bu insanların yaptığı hiçbir usulsüzlük ortaya konulmadan seçimin iptal edildiğini kaydetti.

İstanbul'da 76 seçim kurulundan 65'inin 24 Haziran seçiminde olduğu gibi eksikliklerini bu güvenilir kişilerle doldurduğunu ifade eden Erkek, "Seçmenin kusuru nedir? Seçmen iradesi nasıl sakatlandı? Seçmen gitti özgür iradesiyle oyunu kullandı. O sandıkların hepsi sayıldı." diye konuştu.

Seçimin iptalini isteyen 7 üyenin hükme uygun gerekçe yazmadığını ileri süren Erkek, "7 kişi ne yapıyor? Sanki demokrasiye pusu kurmuşlar, toplanmaya devam ediyorlar. Hükmün dışına çıkarak 6 Mayıs'taki YSK toplantısında hiç konuşulmamış, iptal gerekçesi yapılmamış konuları da karara sokuyorlar. '108 sandık, sayım döküm cetvelleri, kısıtlılar...' Bunların hiçbiri aslında hükümde yok. Çok vahim bir tablo hukuk devleti adına." ifadelerini kullandı.

"Hiçbir şeye cevap verememişler"

Erkek, YSK'nin bu kararına kadar, Türkiye'de sandık başkanı ve sadık kurulu üyesi atamalarına dayanılarak iptal edilen hiçbir seçimin olmadığına dikkati çekerek, İstanbul seçiminin siyasi bir kararla iptal edildiğini savundu.

Yasanın, ilçe seçim kurullarına, sandık kurullarındaki eksikliklerin güvenilir insanlardan tamamlanabilmesi yetkisi verdiğine işaret eden Erkek, şunları kaydetti:

"(Gerekçede) hiçbir şeye cevap verememişler. Seçmen gitti 4 oy pusulası aldı aynı zarfa koydu, onların yalnızca bir tanesini geçersiz kıldılar. Onu da açıklayamamışlar. Aynı YSK, referandumda açıkça kanuna aykırı olduğu halde milyonlarca mühürsüz oyu geçerli kabul etti. O zamanki kanun ne diyordu? 'Sandık kurulları, eğer oy pusulalarını mühürlememişse, oy pusulaları geçersizdir.' Yasal görevini yapmamış sandık kurulu, buna rağmen YSK 'Ben, seçmenin iradesini sakatlayamam, sonuçta o sandıktan bir irade çıkmış, kanuna aykırı da olsa ben seçimi iptal etmem.' dedi. İstanbul seçimini niçin iptal ettiniz? Seçmen iradesinin nasıl sakatlandığını kanıtlamadan, seçimin sonuçlarına müessir olayları ortaya koymadan, bunları kimin ve nasıl yaptığını somut ve kesin delillerle ispatlamadan nasıl bunu iptal edebiliyorsunuz? Sizin sıfatınız yargıç olabilir ama siz hukuk insanı olamazsınız. Yastığa başınızı koyduğunuzda nasıl rahat uyuyabiliyorsunuz?"

Erkek, 38 sayfalık muhalefet şerhinde tam bir hukuk dersi olduğunu savunarak, "Orada hukuk var, 7 üyenin yazdığı 12 sayfada siyasi bir irade ve karar var. YSK'nin 7 üyesi bu kararla kendilerini aslında imha ettiler." diye konuştu.

"Başkan ve üyelerini kim belirledi"

Gerekçede, toplam 9 sandıkta Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilenlerin görev yaptığı bilgisinin yer aldığını aktaran Erkek, "Bu sandık kurulu başkanlarını, üyelerini kim belirledi? Kim atadı? Sayın Ekrem İmamoğlu mu, biz mi, seçmen mi? İlçe seçim kurulları belirledi. İlçe seçim kurullarında AK Parti'nin de üyeleri var." dedi. Erkek, bu 9 sandıkta da Binali Yıldırım'ın oylarının fazla olduğuna dikkati çekti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1313

banner1312