Samsun'da başkanlardan farklı görüş: KHK'lar tartışılıyor

Samsun Haber: Samsun Canlı Haber TV, son KHK'larla gündeme gelen '15-16 Temmuz'da darbe girişimine karşı duran sivillere getirilen yargı muafiyeti' ve 'tek tip kıyafet' konularını siyasi parti il başkanlarına ve Baro Başkanı Kerami Gürbüz'e sordu

Samsun Haber -Hükümet tarafında uygulamaya konulan son Kanun Hükmünde Kararname'ler(KHK) tartışmaları da beraberinde getirdi. Özellikle, "15-16 Temmuz'da darbe girişimine karşı duran sivillere getirilen yargı muafiyeti' düzenleyen KHK ile FETÖ sanıklarına 'tek tip elbise' giydirilmesini düzenleyen KHK, sert tartışmalara yol açtı. 

Samsun Canlı Haber TV, her 2 KHK ile AK Parti Samsun İl Başkanı Muharrem Göksel, CHP İl Başkanı Tufan Akcagöz ve MHP İl Başkanı Taner Tekin'in yanısıra Samsun Barosu Başkanı Kerami Gürbüz'ün görüşlerini aldı. 

GÖKSEL: YERİNDE BİR KARAR
696 sayılı KHK kapsamında, "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar" nedeniyle cezaevinde hükümlü getirilecek olan tek tip kıyafet uygulamasının yerinde bir karar olduğunu belirten AK Parti Samsun İl Başkanı Muharrem Göksel, “Yeni yayımlanan KHK’da 15 Temmuz darbe girişimi ve 'girişimin devamı niteliğindeki eylemlere' müdahale eden sivillerin cezai sorumluluğu doğmayacağı hükmü yer alıyor. Bence uygun bir karardır. Darbeye darbe yapan bir millet var karşımızda. Teröre ve teröriste verilmiş bir hak gibi düşünülmemeli bu karar. Halkın iradesini önde tutmak için alınmış bir karardır. Sonuçta bu millet hiçbir silah kullanmadan tankın topun önüne yatarak önledi bu girişimi” dedi.

AKCAGÖZ: ÇOK VAHİM
KHK ile açıklanan ve sivillerin eylemlere müdahale etmesine izin veren kanun ile ilgili konuşan CHP Samsun İl Başkanı Tufan Akcagöz, “Milisleşmenin önünü açabilecek bir uygulama. Yani KHK diyor ki, (15 Temmuz ve sonrasında FETÖ darbe girişimini önlemek üzere ortada olan, hatta suç işleyen siviller var ise bunlar cezadan muaf tutulacak.’ Bu, bundan sonra Türkiye’de böyle bir olay olursa suç işlenmesinin önünü açar. O gece Boğaz Köprüsü’nde birçok olay yaşandı. Askerlere şiddet uygulandığını gördük. Bunun tasvip edilecek herhangi bir tarafı yok. Suçlu, suçsuz henüz ayrılmamışken insanların, sivillerin insiyatifine, vicdanına bırakırsak devlet kendini bu işten soyutlarsa, biz modern hukuk devletinden uzaklaşmışız demektir. Dolayısıyla, ortada bir suç varsa bunun cezasını devlet verir. Ve devlet önleyici bir takım önlemler alır. Milisleştirmenin önünü açacak kurallar koymaz. Bu değişiklik çok vahim" dedi.

İNSANLIK HAKKI İHLALİ
KHK ile yapılan darbe sanıklarının tek tip kıyafetle yargılanacak olması konusunda ise Akcagöz, “Tek tip kıyafet uygulaması, 12 Eylül döneminde yaşandı. Orada da siyasi tutuklulara bu uygulama getirildi. Sayın Cumhurbaşkanı Guantanamo örneğinden bahsediyor. Çok yanlış bir örnek. Amerika hiçbir şey için örnek teşkil etmez. Yanlış yanlıştır. Dolayısıyla tecavüzcüsü, hırsızı, başka suç işlemiş bir sürü insan takım elbise giyecek, henüz suçlu, suçsuz belli değilken, masumiyet karinesi geçerliyken, sırf siyasi tutuklu diye insanlara tek tip kıyafet dayatmak bir insan hakkı ihlalidir. Bundan geri adım atmaları gerekir. Şu andaki tepkileri de göz önüne alırsak çok ciddi eleştiri olduğunu kendileri de görecektir" açıklamasında bulundu.

TEKİN: ATATÜRK'ÜN VASİYETİ
MHP Samsun İl Başkanı Taner Tekin de her 2 konudaki görüşlerini şöyle açıkladı:

"KHK çıkarken ne düşünüldü, ne gerekçe gösterildi, bunu iyi algılamak gerekiyor. 15 Temmuz gibi bir darbe girişiminde tankların, tüfeklerin önüne vatandaşlar çıktı ve ülkeyi çok büyük bir uçuruma sürüklenmekten kurtardı. Bunu önleyen sivil vatandaşlardı. Böyle bir olayın yaşanmasından sonra, bu vatandaşlara iadei itibar edilmesi gerekiyordu. Çıkarılan bu KHK, tankların, uçakların ateş açması sonucu hayatını kaybeden yaklaşık 250 tane sivil vatandaşa iadei itibardır. Eğer ülke sıkıntıdaysa, vatandaşın buna tepki göstermesine ve karşı çıkmasından da çok rahatsızlık duymamak gerekiyor. Milli Mücadele yıllarını hatırlayalım. Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandıktan sonra, ordular dağıtılmış, silahlar alınmış, ülke terhis edilmiş, ülke savunmasız bırakılmıştı. Bu yasaya acımasızca karşı çıkarsak biz Kuva-i Milliye kahramanlarına da ihanet etmiş oluruz. Buna karşı çıkanların baktığımız zaman, hep aynı kesim olduğunu görüyoruz. Mustafa Kemal Atatürk Gençliğe Hitabede çok güzel açıklamış. Gazi Mustafa Kemal diyor ki, ‘Bir gün İstiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeriatını düşünmeyeceksin.’ Bu durumda aslında Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetini yerine getirmiş oluyoruz. Bundan, FETÖ, PKK ve diğer terör örgütleri rahatsız olabilir ama diğer partilerin rahatsızlığına anlam veremiyorum.

DİĞER SUÇLULARA DA UYGULANMALI
Tekin ayrıca, FETÖ sanıklarının yargılanmasında tek tip kıyafet uygulaması ile ilgili ise, “Tek tip kıyafet ile ilgili ise , yaşadığımız işgal girişimi sonrası, yargılanacak olanların itibarsızlaştırılması adına böyle bir uygulama yapılıyor olması çok da yadırganmasına anlam veremiyorum. Bu şekilde toplumdan dışlanması ve psikolojik baskı altında tutulması açısından doğru karar. Buna şu eleştiri getirilebilir. Sadece FETÖ tutukluları değil, diğer terör örgütü mensuplarına üye olanların, toplumun temel değerleriyle uyuşmayan suçlarını işleyen, mesela taciz, tecavüz gibi suç işlemiş olanalar da bu kapsam içine alınabilir” diye konuştu .

KERAMİ GÜRBÜZ: ENDİŞE TAŞIYORUM
Yayınlanan KHK ile ilgili açıklamada bulunan Samsun Baro Başkanı Kerami Gürbüz, "Türkiye özellikle 15 Temmuz gecesi ciddi bir terörist darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı. Aynı zamanda Türkiye, 40 yıldan beri PKK gibi uluslararası camianın da destek verdiği kanlı bir terör örgütü ile de mücadele ediyor. Bu anlamda Türkiye'nin bir hukuk devleti olarak, vatandaşının güvenliğini korumayı güvence altına almış bir devlet olarak bununla ilgili tedbirleri alması çok doğal. Ancak alınan bu tedbirlerin hukuk devletinin kurallarına uygun olması ve bu tedbirler alınırken de masumiyet karinesinin dikkate alınması gerektiğini düşünmekteyiz. Bir insanın tutuklu ve yargılanıyor olması suçlu olduğu anlamına gelmez. Tutuklardan yarın beraat edenler olabilir. Bu insanların tek tip elbise ile kamuoyu önüne çıkartılmaları bir anlamda suçlu oldukları gibi bir algının oluşmasına sebebiyet verebilir endişesini taşımaktayım. Bu da hukuk devletinin temel ilkelerine çok uygun bir uygulama değil gibi gözüküyor" dedi. 

YENİ BAŞTAN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ
Kerami Gürbüz, sivillerin eylemlere müdahalesinin cezai yaptırımı olmaması uygulamasına karşılık da, şunları söyledi:

"Her bir vatandaşın hem meşru müdafaa hakkı hem de vatanına, devletine karşı girişilebilecek kalkışmalarda tavır koyma hakkı vardır. Ancak bunun 15 Temmuz gecesi ya da Allah göstermesin buna benzer bir kalkışma olduğu halde buna karşı tavır koyanları kapsıyor olması doğru ama bu kapsamın adeta genişletilmesi anlamına gelen yarın her isteyenin ben bir terörist eyleme karşı devletimin yanında tavır koyuyorum ve bu nedenle bir tepki gösteriyorum gerekçesinin arkasına sığınarak başka eylemlere ve hukuksuzluklara sebebiyet vermesinin önü de açılabileceğinin bu düzenleme yapılırken hesap edilmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Bu bakımdan, bu düzenlemelerin yeni baştan gözden geçirilmesini en azından TBMM'nin bu konuyu yeniden değerlendirmesini isabetli olacağı düşüncesindeyim. Bu yönüyle çok fazla istişare edilmeden, kamuoyunun, baronun düşünceleri bu konuda alınmadan biraz aceleye getirilmiş düzenlemeler gibi düşünüyorum. Bunun dışında terörle teröristle mücadele noktasında yapılması gereken her neyse onların da hukuk devleti çerçevesinde, insan haklarından, hukukun üstünlüğünden taviz verilmeden sonuna kadar gerçekleştirilmesi gerektiğini savunan bir baroyuz. Şahsen bir hukukçu olarak da bunu savunmaktayım."

Haber: Merve İLHAN - Emine ÇATAL

Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2017, 11:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner650

banner826