banner5

banner12

banner3

banner7

banner10

banner13

Kemik erimesi, ilaç kullanmadan tedavi edilebiliyor

PROF. DR. İNAN İLKER ARIKAN

Sağlık 08.02.2022, 15:06 08.02.2022, 15:06
1
Kemik erimesi, ilaç kullanmadan tedavi edilebiliyor

Prof. Dr. İnan İlker Arıkan, teşhis edilmesi zor olan ve halk arasında ’’kemik erimesi’’ olarak bilinen osteoporozun nasıl teşhis edileceğine dair ipuçları aktardı. Arıkan açıklamasında, ilaç kullanılmadan uygulanabilecek tedavi yöntemlerini de paylaştı.

Beykent Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İnan İlker Arıkan, “kemik erimesi” olarak bilinen osteoporoz hastalığına dair açıklamada bulundu. Ortalama insan ömrünün uzamaya devam ettiğini hatırlatarak açıklamasına başlayan Prof. Dr. Arıkan, “Özellikle yetişkin yaşlıların hastalığı olan osteoporoz (kemik erimesi) insan hayatını artan şekilde olumsuz etkilemektedir. Osteoporoz ilişkili kalça, omurga ve leğen kemiği kırıkları yaşlı yetişkinlerde hastalıklar ve ölümlerin sık bir sebebidir. Bütün sağlıklı yetişkinler osteoporozu engellemek için; yeterli kalsiyum ve vitamin D alımı, ideal kilo için gerekli egzersizlere katılma, sigara ve aşırı alkol kullanımından kaçınma açısından bilgilendirilmelidir” dedi.

Kırık oluşana kadar anlaşılmıyor

Prof. Dr. Arıkan, osteoporoz düşük kemik kütlesi ve kemik yapısının bozulması sonucu kemik dayanıklılığında azalma ve kırılma riskinde artma ile karakterize bir hastalık olduğunu belirterek, “Osteoporoz aynı zamanda sessiz bir hastalıktır. Çünkü ilk kırık oluşuncaya kadar herhangi bir bulgu vermez. Dünya Sağlık Örgütü, osteoporozu kemik mineral yoğunluğu (BMD) ve T skorlarını kullanarak açıklar. T skoru; sonucun sağlıklı genç yetişkinde görülen ortalama kemik mineral yoğunluğundan kaç standart sapma olduğunu gösterir. Negatif sayı olarak ifade edilen standart sapma ne kadar sıfırın altında saptanırsa kemik mineral yoğunluğu o kadar azalmış ve kırık riski o kadar artmıştır. T skorunun < -2,5 olması osteoporoz olarak tanımlanır. Osteopeni veya düşük kemik yoğunluğu teşhisi; T skoru -1,0 ve -2,5 arasındaysa koyulur” ifadelerini kullandı.

Teşhis yetersizliği nedeniyle, dünyadaki osteoporoz sıklığını belirlemenin oldukça güç olduğunun altını çizen Arıkan, “Belli topluluklarda osteoporoz karşılaştırmasını yapmanın en iyi yolu yaşlı insanlardaki kırık oranlarına bakmaktır. Osteoporoz hayatı tehdit eden bir durum olmadığı için gelişmekte olan ülkelerdeki veriler yetersizdir. Dünya genelinde osteoporoz yılda 8.9 milyon kırıktan daha fazlasına yani saniyede 3 osteoporoza bağlı kırığa sebep olmaktadır” açıklamasında bulundu. Arıkan ayrıca, osteoporozun dünya genelinde 200 milyon kadını etkilediğine ilişkin bir kanı olduğunu ifade ederek yaş gruplarını aktardı.

Risk faktörleri

Osteoporoz risk faktörlerinin modifiye edilebilen ve edilemeyen olarak iki ayrıldığını söyleyen Prof. Dr. Arıkan, risk faktörlerini ise şöyle aktardı: “Cinsiyet, yaş, aile hikâyesi, vücut şekli, seks hormonları, vücut kilo bozuklukları, kalsiyum ve D Vitamini, ilaçlar, yaşam şekli.”

Kırıklar, riski daha da artırıyor

Kemik kırıklarının osteoporozun en ciddi komplikasyonu olduğunu söyleyen Arıkan sözlerine şöyle devam etti;

’’Kırıklar çoğunlukla kalça ve omurgada olsa da herhangi bir kemikte olabilir. Kırıklar; kronik ağrı, sakatlık, depresyon, evde bakım, düşük hayat kalitesi ve artmış ölüm oranlarına sebep olabilir. Kırığın sebep olduğu ağrı genellikle ilk bulgudur. Omurga kemiklerinin yapısı zayıfladığı için zamanla çökme kırıkları gelişebilir, hatta kifoz denilen kamburluk durumuna sebep olabilir. Omurga kırıkları, en sık görülen osteoporotik kırıklardır ve çoğunlukla teşhis edilmezler. Omurga kırıkları; gelecek kırık riskinin tahmin edilmesini sağlar. Örneğin; sonraki omurga kırığı ihtimali beş kat, başka kırıklar için ihtimal iki-üç kat artar. Kalça kırıkları çoğunlukla düşme sonrası oluşur. Kalça kırıkları ilk bir yılda ölüm oranını yüzde 15-20 artırır ve bu artış erkeklerde daha fazladır. Aynı zamanda gelecekteki kırık riski 2,5 kat artar. Kalça kırığı olan hastaların yaklaşık yüzde 20-50’si uzun süreli evde bakım ihtiyacı duyarlar ve hayat kaliteleri düşer, sosyal izolasyona uğrarlar, depresyon ihtimali artar ve özgüvenleri azalır.’’

İlaç dışı yöntemlerle önlenmesi ve tedavisi

Orta veya ileri orta yaşlarda en yüksek kemik kitlesi elde edildikten sonra, öncelikli amacın; kemik kaybını azaltmak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Arıkan, önleme stratejilerini ise üç başlık altında topluyor: Beslenme, egzersiz ve hayat şekli.

Beslenme stratejisinin, yeterli kalsiyum ve D vitamini almaktan geçtiğine dikkat çeken Arıkan, “Menopozdaki kadınlarda ve 70 yaşın üstündeki erkeklerde tavsiye edilen günlük kalsiyum miktarı 1200 mg’dır. Yetişkinlerin büyük çoğunluğu kalsiyum takviyesine ihtiyaç duymaz. Günlük tavsiye edilen D vitamini miktarı 600-800 IU’dir ve bu miktarı sadece diyetle almak çok zordur. Özellikle, diyetle düşük miktarda D vitamini alanlar ve D vitamini yetersizliği riski bulunan çoğu yaşlı yetişkinler, D vitamini takviyesinden fayda görürler. Bulgu olmayan yetişkinlerde D vitamini taraması önerilmemektedir. İdeal serum D vitamini seviyesi tartışmalı da olsa, çoğu uzmanlar 25-OH-Vitamin D seviyesini 20-30 ng/mL olacak şekilde takviye kullanılmasını önerir” dedi.

Arıkan, osteoporoz riski taşıyan hastalara mutlaka egzersiz önererek, ideal kiloyu sağlayan ve direnç artıran aktivitelerin günlük olarak yapılması durumunda, kas kütlesini ve kemik mineral yoğunluğunu korumaya faydalı olduğunu söyledi. Egzersizin, aynı zamanda hastanın düşme ihtimalini de azalttığını vurguladı.

Sonuç olarak, osteoporoz ve komplikasyonların yaşlı yetişkinlerde sakatlıklara ve ölümlere neden olduğunu hatırlatan Arıkan, “Bu nedenle bütün sağlıklı yetişkinler, önleme ve tedavi stratejileri açısından bilgilendirilmeli ve yönlendirilmelidir” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Yorumlar (0)
15
açık
Namaz Vakti 18 Mayıs 2022
İmsak 03:18
Güneş 05:07
Öğle 12:36
İkindi 16:33
Akşam 19:56
Yatsı 21:37
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31