Ramazan ayı… Kimi için sahurda uyanan bir sabır, kimi için gün boyu süren bir emek, kimi için secdeye varan bir şükür… Her insan bu mübarek zamanı farklı şekilde yaşar. Kimi çalışarak, kimi dinlenerek, kimi ibadet ederek… Ama hepimiz aynı duanın gölgesinde buluşuruz: Huzur, sağlık ve bereket. Ülkemizin dört bir yanı; dağlarıyla, ovalarıyla, şehirleriyle, insanıyla farklı renkler taşır ama aynı bayrağın altında aynı kalbi atar. Yapılan çeşitli anketler, gözlemler ve yayımlanan istatistiklerden derlenen 81 ilin karakter analizleri, aslında tek bir gerçeği gösteriyor: Bu topraklarda yaşayan insanlar; mertlikte, misafirperverlikte, sabırda ve dayanışmada ortaktır.

Doğunun sabrı, Karadeniz’in enerjisi, Ege’nin huzuru, Akdeniz’in sıcaklığı, İç Anadolu’nun vakarı, Marmara’nın çalışkanlığı… Hepsi birleşince Türkiye olur. Ramazan ayı da işte bu birlik ruhunun en güçlü hissedildiği zamandır. Sahura kalkarken aynı niyetle uyanırız. Akşam ezanını beklerken aynı sabrı paylaşırız. Bir lokma ekmeği bölüşürken aynı şükrü hissederiz. Belki bir şehirde iftar sofrası kurulurken, başka bir şehirde teravih sonrası çay demlenir. Bir yerde hurma paylaşılır, bir yerde pide… Ama dualar aynıdır. Bu yazıyı hazırlarken amacım; ülkemizin dört bir yanındaki insanların karakter zenginliğini, kültür mozaiğini ve ortak değerlerini hatırlatmaktı. Çünkü biz farklı şehirlerde doğsak da aynı gönül coğrafyasının insanlarıyız. Evet nefesdaşım… Ramazan ayı başladı. Şimdiden tüm vatandaşlarımızın tuttukları oruçların Allah’tan kabul olmasını diliyorum. Hayırlı, bereketli, huzurlu bir Ramazan ayı olsun. Sofralarımız bereketli, gönüllerimiz bir, niyetlerimiz hâlis olsun. Unutmayalım: Bu ülke 81 il değil, tek yürek bir nefesin adıdır.

İnsanın ilim ve edebi, en büyük varlığıdır. Eskimez, çürümez, kaybolmaz.
(Mevlânâ)

Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır.
(Kazım İlhan)

Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir.
(Kazım İlhan)

Kazım İlhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı