Merhaba kıymetli okuyucularım, popüler kültürün gürültüsü içinde bazen insanlık en temel sorularını unutuyor. Oysa yıllar önce Wolfgang Amadeus Mozart, son operası La clemenza di Tito ile insanlığa çok net bir soru sormuştu: Güç, adaletle mi anlam kazanır, yoksa merhametle mi? Roma İmparatoru Titus Flavius Vespasianus üzerinden anlatılan bu hikâyede, bir liderin büyüklüğü düşmanlarını yok etmesinde değil, affedebilmesinde saklıydı. Bugün ise aynı sorunun cevabını arayan bir dünya ile karşı karşıyayız. Ama bu kez sahne bir opera değil, gerçek hayatın ta kendisi.

Bugün dünyanın birçok yerinde insanlar, adeta bir film sahnesinin içinde yaşıyor. Silahlar konuşuyor, şehirler yanıyor, masumlar yerinden ediliyor… Güçlü olan zayıfın üzerine yürürken, zayıf olan yalnızca hayatta kalmaya çalışıyor. Bu tabloyu izleyen dünya ise çoğu zaman sadece seyirci. Sanki bir doğa belgeselindeyiz… Bir tehlike yaklaşıyor, savunmasız insanlar göz göre göre bekliyor ve dünya sadece bakıyor. Bu sessizlik, belki de en büyük çığlıktır.

Bugün bazıları topraklarını büyütmenin derdinde, bazıları ise değerli kaynakların peşinde. Ama unutulan bir gerçek var: Güç, adaletle anlam kazanır. Adalet yoksa güç, insanlık vicdanında derin yaralar açar. Mescid-i Aksa gibi kutsal mekânların dahi zaman zaman tartışmaların odağında yer aldığı bir dünyada insanlığın ortak vicdanı neden bu kadar sessiz? Neden sesler cılız, neden tepkiler gecikmiş?

Bir atasözümüz vardır: “Atı alan Üsküdar’ı geçti.” Dünya çoğu zaman tepkisini, olaylar geri dönülmesi zor bir noktaya ulaştığında veriyor. Oysa gerçek uyanış, kendimize dokunmadan önce ses verebildiğimizde başlar. Çünkü adalet, sadece bize lazım olduğunda değil, başkası için de savunulduğunda anlamlıdır.

Wolfgang Amadeus Mozart’ın yüzyıllar önce verdiği mesaj bugün de geçerliliğini koruyor: Gerçek büyüklük, intikamda değil; adaletle hükmedip merhamet gösterebilmektedir. Bugün dünya bu sınavdan geçiyor.

Allah’ım… İnsanlığın kalbine yeniden merhameti indir. Vicdanları uyandır. Sessiz kalanlara cesaret ver. Çünkü başka çaremiz yok…

Hoşça kalın.
Kazım İLHAN
Sosyolog ve Aile Danışmanı