Suriye’de neler olup bittiğini daha iyi anlamak için, “Terörsüz Türkiye” söylemindeki PKK terör örgütü ve uzantılarının silah bırakması şartının gerekçelerini hatırlamak gerekir...

Son gelişmeler, Türkiye’nin endişelerinde ne kadar haklı olduğunu bir kere daha göstermiştir...

Suriye Ordusu; terör örgütü SDG’nin ipe un seren tavrı ve bölgede gerçekleştirdiği eylemlere daha fazla dayanamadığı için belli yerlerde bir operasyon başlattı...

İyi niyetini de ortaya koyarak!..

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da dün SDG’nin bu tavrına karşı, terör örgütünün arkasındaki güç İsrail’e dikkat çekti...

Açıkça “Amerika” demedi ama “İsrail” deyince akla neyin geldiği biliniyor zaten...

Türkiye, dibindeki bu olaylara karşı diplomasi trafiğini sürdürüyor elbette...

Sonuç ne olur, bilemem ama bir yandan DEAŞ, diğer yandan SDG aynı merkeze hizmet ediyor...

İki terör örgütü arasındaki çatışmalar, deyim yerindeyse adeta bir “kayıkçı kavgası”...

Türkiye bir ateşin içine çekilmek isteniyor gibi...

Ancak, Türkiye’nin stratejisi bu dolmayı yutar mı?..

Birileri “Siz karışmayın” demeye getiriyor ama o bölgede İsrail güdümlü bir devletçik kurulmaması için Türkiye yıllarca boşuna mı mücadele etti?..

Şehitler verdik, gazilerimiz oldu...

Türkiye’yi test etmeye kalkışmak, iyi niyetli yaklaşımları yıkar!..

Böylece “Terörsüz Türkiye” söylemi de sona erer; her şey inceldiği yerden kopar!..

O yüzden hem DEM hem İmralı, bu “iki yüzlülük” karşısında samimi olmak durumundadır...

Yoksa, yel kayadan ne alır?..