Ekonomik sıkıntılar var elbette...
Ayrıca, "Fon vurgunu" sonrası piyasalarda bir tedirginlik söz konusudur ve yüksek faiz sarmalındaki birçok firma da sıkıntı içindedir...
Samsun'da da böyle firmalar var...
Gerçekten de banka borçları yüzünden kepenk kapatmak zorunda olanlar biliniyor zaten...
Ancak, hiçbir sorunu olmadığı hâlde birtakım firmaların isimlerinin ortaya atılması, insana "pes" dedirtiyor...
Kimileri bu durumu sevinerek anlatıyor, işte ona yanıyorum...
Başkalarının üzüntüsü, şanssızlığı ya da çektiği acıdan gizli ya da açık bir keyif alma durumu, "hasetlik"ten başka bir şey değildir...
Hiçbir ekonomik sıkıntısı olmayan firmalarla ilgili olarak bu tezviratları yapmak; o işletmelerde çalışan onlarca insanın işsiz-aşsız kalması ve belki de bu yüzden yuvalarının dağılmalarını istemektir!..
Bu nasıl bir ruh hâlidir, anlamış değilim...
Samsun'da geçmiş dönemlerde, benzer ekonomik sıkıntılar yaşandığında da bu tür söylentiler vardı...
O günlerde haklarında yalan dolan ifadelerle "iflas ettiği" iddia edilen firmalar, şimdilerde ya Türkiye'nin ilk ve ikinci 500'ünde yer alıyor ya da vergi rekortmenleri arasında bulunuyor...
Bu tezviratları yapan zavallılar, söz konusu firmaların başarı hikâyeleri karşısında hiç utanç duydular mı acaba?..
Sanmıyorum!..
Çünkü, bu insanların ruhsal bozuklukları "şizofrenik" bir hâl almıştır!..
O yüzden derim ki, böylelerinin keyif alarak anlattıkları "iflas" hikâyelerinin çoğu, kendi hayal dünyalarının kurgularıdır!..
Bunlar hastadır, anlıyorum...
Ne var ki, bu tezviratlara inanarak, yalanları kuytu köşelerde başka insanlara aktaranlara ne diyelim?..
Bence onlar da hastalıklı ruhların bir parçası sayılmaz mı?..
Bu kötülük karşısında, "Yazıktır ve günahtır" demekten başka bir ifade bulamıyorum...