Geçen hafta üç milletvekilinin AK Parti’ye katılması anayasa değişikliği tartışmalarını alevlendirdi. Son haftalarda AK Parti’ye katılımlar siyasi iktidarın Meclis’te sadece çoğunluğu değil, referandumsuz anayasa değişikliği için 400 vekil sayısını zorladığını ortaya koydu.
AK Parti cephesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için anayasa değişikliğine ilişkin çalışma yürüttüğü biliniyor. Amaç, Cumhur İttifakı’nın Meclis’te 400 vekile ulaşması, ardından halk oylamasına başvurmadan anayasa değişikliği yapılarak erken seçime gidilmesi. Tüm çabalar Cumhur İttifakının TBMM’de 400 milletvekilliğini edinmesi yönünde.
CHP’den istifa eden Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, Gelecek Partisi’nden istifa ederek bağımsız kalan İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin ve DEVA Partisi’nden istifa eden Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu, geçen hafta AK Parti Meclis Grup Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından rozetleri takılarak partiye katıldı. Üç ismin katılması ile AKP’nin TBMM’deki vekil sayısı 275’e yükseldi.
Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti’nin 275, MHP’nin 47, HÜDA PAR’ın 4 ve DSP’nin 1 olmak üzere Meclis’te toplam 327 vekili var. Terörsüz Türkiye sürecine destek veren DEM Parti’nin 56 vekili mevcut. DEM Parti’nin anayasa değişikliğini desteklemesi durumunda vekil sayısı 383’e yükseliyor. Bu sayı anayasa değişikliğini en azından referanduma götürmek için gerekli olan 360’yı aşıyor. Ancak, AK Parti ve MHP referanduma gidilmeden TBMM’de 400’e ulaşarak anayasa değişikliğinin gerçekleştirilmesini istiyor. Zira hayat pahalılığı altında ezilen başta emekliler olmak üzere milyonlarca dar ve sabit gelirlinin olası tepkisini dikkate alarak halk oylamasından istenilen sonucun çıkmayacağı kaygısını taşıyor siyasi iktidar. Bundan ötürü asıl hedef Meclis’te 400 vekil sayısına ulaşmak.
Son transferlerle birlikte AK Parti farklı partilerden toplam 14 milletvekilini transfer etti. Katılan vekillerin çoğunluğu Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2023 seçiminde cumhurbaşkanlığı tutkusundan ötürü Gelecek Parti ile DEVA Partisi’ne bol keseden verdiği vekillerden oluşuyor. Sanırım bu tablo karşısında Kemal Kılıçdaroğlu şapkasını önüne koyup bir değerlendirme yapmıştır. Lakin CHP’nin kapatılmasına ilişkin yargı sürecinde sessizliğini koruyan, bir çift laf etmeyen Kılıçdaroğlu’ndan özeleştiri beklemek saflık olur.
Kuşkusuz önümüzdeki günlerde vekil pazarlığı kızışacak, siyasi iktidara yeni transferler olabilecek. Hatta Terörsüz Türkiye sürecine karşı çıkışları ile milliyetçi tabanda olumlu karşılık bulan ve oy oranını yükselten İYİ Parti’den bile AK Parti’ye katılımlar olabilir. Bir sonraki seçimde liste garantisi ve iktidar nimetlerinden yararlanma sözü verilerek İYİ Parti ile diğer partilerden AK Parti’ye yeni katılımların gerçekleşmesi olası.
Oy oranları sürekli düşerek dibe vuran Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nden birçok ismin AK Parti’ye göz kırptığı ifade ediliyor. Gelecek Parti ile DEVA Partisi yüksek olasılıkla önümüzdeki seçimde TBMM’de yer almayacak. Vekilleri de bunu çok iyi gözlemliyor. İktidar küçük partiler ve muhalefet içindeki kırılganlık ve küslükleri lehine çevirmeye çalışacaktır.
CHP’den bundan sonra bir istifanın olacağını düşünmüyorum. Zira her hafta halka buluşan, emekli, emekçi, dul, yetim, esnaf ve çiftçinin temel sorunlarını, yakınmalarını dile getiren Özgür Özel’in liderliğindeki CHP’nin oy oranı sürekli yükseliyor. Parti ilkelerini içselleştiren vekillerin dışında kalanlar belki ayrılabilir CHP’den. Hasan Ufuk Çakır gibi. Bu vekili de tüm itirazlara karşın Kemal Kılıçdaroğlu listeye koymuştu. Asıl merak edilen Müsavat Dervişoğlu’nun önderliğinde çıkışa geçen İYİ Parti’den AK Parti ve MHP’ye transferlerin olup olmayacağı. Siyasi iktidar, Meclis’te anayasa değişikliği için 400 vekil sayısına ulaşabilmek için tüm yolları zorlayacak. Tabii DEM Parti’nin Meclis’te takınacağı tutum anayasanın geleceğini belirleyecek.