- Prof. Dr. Hakan Kutoğlu uydu radar verilerini açıkladı.
- Bölgede homojen stres birikimi ve potansiyel risk belirlendi.
- Vatandaşa etkisi: olası büyük deprem riskine karşı tedbir çağrısı yapıldı.
- Takip/sonraki adım: sismik izleme ve bilimsel çalışmalar sürecek.
- Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve Leeds Üniversitesi verileri; ayrıntılar Samsun Gazetesi’nde.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, İngiltere’deki Leeds Üniversitesi ile birlikte yürüttükleri uydu radar çalışmaları sonucunda Van’ın doğusunda dikkat çekici bir sismik hareketlilik tespit ettiklerini açıkladı. Kutoğlu, yaklaşık 250 kilometre uzunluğundaki fay sisteminde homojen bir gerilim birikimi bulunduğunu ve bunun 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlere benzer yıkıcı bir sarsıntı üretme potansiyeli taşıyabileceğini söyledi.
UYDU RADAR TEKNİĞİYLE ANLIK TAKİP
Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde yer alan bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kutoğlu, bilinen 500’ün üzerinde fay hattının yanı sıra henüz keşfedilmemiş kırıkların da bulunduğunu belirtti. Leeds Üniversitesi ile ortak yürütülen projede radar interferometri adı verilen uydu radar tekniğinin kullanıldığını ifade eden Kutoğlu, bu yöntemle Türkiye genelindeki yer kabuğu hareketlerinin anlık olarak izlenebildiğini ve elde edilen verilerle sismik gerilim haritaları oluşturduklarını kaydetti. Yapılan analizler sonucunda Türkiye sınırları içinde yıllık bazda en yüksek stres birikiminin Van’ın doğusunda yer alan hatta görüldüğünü vurguladı.
250 KİLOMETRELİK ALANDA BÜYÜK DEPREM KAYDI YOK
İnceleme yapılan bölgede daha önce belirlenmiş çok sayıda fay hattı bulunduğunu belirten Kutoğlu, bunlardan birinin Çaldıran Fayı olduğunu söyledi. Çaldıran Fayı’nın 1647 ve 1976 yıllarında kırıldığını ve geçmişte 7.3 büyüklüğünde depremler ürettiğini hatırlattı. Van’ın güneyinde ise 1881 ve 2011 yıllarında yıkıcı depremler yaşandığını dile getiren Kutoğlu, oluşturdukları haritalarda kırmızı renkli alanların yüksek ve homojen bir gerilime işaret ettiğini ifade etti. Çaldıran Fayı’nın kırılmış olmasına rağmen, bölgede 250 kilometre uzunluğunda ve daha önce büyük deprem kaydı bulunmayan geniş bir alanın yer aldığını belirten Kutoğlu, bu durumun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“6 ŞUBAT’TAKİ GİBİ AYNI ANDA ÇALIŞABİLİR”
Haritada söz konusu 250 kilometrelik alanın baştan sona homojen şekilde kırmızı görünmesinin, fay sisteminin birlikte hareket edebileceğini gösterdiğini belirten Kutoğlu, bunun potansiyel risk anlamına geldiğini ifade etti. Her yıl gerilimin üst üste eklenerek arttığını söyleyen Kutoğlu, “Bu sistemin birlikte çalışması, 6 Şubat 2023’te Hatay’da gördüğümüz gibi geniş bir hattın aynı anda kırılması ihtimalini gündeme getiriyor” dedi. Türkiye’de nüfusun büyük bölümünün batı illerinde yaşaması nedeniyle kamuoyunun daha çok batıdaki faylara odaklandığını belirten Kutoğlu, ancak ülke genelinde yaptıkları çalışmaların Van’ın doğusundaki bu hattın da yüksek risk taşıdığını ortaya koyduğunu kaydetti.
“2011 VAN DEPREMİ HER ŞEYİN BİTTİĞİ ANLAMINA GELMİYOR”
Prof. Dr. Kutoğlu, 2011 yılında Van’da meydana gelen depremin yalnızca sınırlı bir alanı etkilediğini, bölgedeki daha geniş fay sisteminin ise enerji biriktirmeye devam ettiğini ifade etti. 2011’deki depremin tüm riskin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini vurgulayan Kutoğlu, bölgede daha büyük bir mekanizmanın çalışmayı sürdürdüğünü ve gerekli tedbirlerin alınmasının önem taşıdığını sözlerine ekledi.




