Boş tribünlere karşı oynanan bir deplasmandı. Taraftar baskısının, heyecanın, itici gücün olmadığı bir atmosfer… Devre arasında kadrosunu transferlerle toparlamaya çalışan bir Kasımpaşa vardı ama sahada futbol adına çok fazla şey yoktu. Açıkçası futbolun güzelliklerini hatırlatan, seyir keyfi yüksek bir maç olmadı.

İlk yarı golsüz tamamlandı. Oyun temposu düşüktü, iki takım da ritim yakalayamadı. Samsunspor oyunu forse etmedi ama oyundan da kopmadı. Sabırlı kaldı ve beklediği anı buldu.

Zaten bir semt takımı olan, tribün baskısı olmayan bir rakibe karşı oynanan bu maçta, olması gereken oldu. Samsunspor deplasmanda, son dakikalarda attığı güzel bir golle sahadan galibiyetle ayrıldı. Bu galibiyetle 7 maçlık kazanamama serisi sona erdi. Skordan bağımsız olarak bu sonucun anlamı büyüktü.

Bu galibiyetin bir kırılım olmasını umut ediyoruz.Samsunspor adına umutların yeniden yeşerdiği bir eşik. Yedi maç önce, on maç önce izlediğimiz o Samsunspor’u tekrar hatırlatan bir adım. Bundan sonra beklenti net: Ligin kalan bölümünde daha iyi oyun, daha güçlü skorlar.

Unutulmaması gereken bir diğer nokta da şu: Samsunspor ligde, kupada ve Avrupa’da yoluna devam ediyor. Hiçbir hedeften kopulmuş değil. Üç kulvarda da iddiasını sürdüren bir takımdan bahsediyoruz. Doğru takviyeler ve birkaç galibiyetle bu takım yeniden o havayı yakalayabilir.

Eksiklerin geri dönmesi de önemli. Özellikle Carlo Holse’nin takıma yeniden katılması, hücumda kalite ve özgüven anlamına geliyor. Bu tür detaylar, Samsunspor’un önümüzdeki süreçte daha güçlü bir görüntü vermesini sağlayacaktır.

Özetle; oyun çok parlak değildi ama sonuç doğruydu. Asıl mesele bu galibiyeti sıradan bir üç puan olarak bırakmamak.Haftaya çok iyi bir takımla oynayacağız.Takım ve teknik heyet kadar taraftarımızın da oyuna katkısını görmeliyiz.