Dün, Samsunspor ile Trabzonspor arasında oynanacak Karadeniz derbisi öncesinde, “Derbinin Kazananı Dostluk Olsun” dedik. Rekabetin sahada kalmasını, kazananın alkışlanmasını, kaybedenin de saygıyla karşılanmasını istedik.
Bugün tabelada 3-0’lık bir sonuç var. Trabzonspor kazandı, Samsunspor ise kendi sahasında beşinci mağlubiyetini üst üste aldı.
Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink de rakibin daha iyi oynadığını ve galibiyeti hak ettiğini kabul etti. İkinci yarıda yakalanan fırsatlara rağmen maçın genelindeki üstünlüğün rakipte olduğunu söyledi.
Peki, şimdi ne yapmalı?
Futbolda yalnızca sonuç değil, sonuçlardan çıkarılan dersler de önemlidir.
Trabzonspor’un başında, geçmişte Samsunspor’da görev yapmış bir teknik adamın bulunması da göz ardı edilmemeli. Thomas Reis, Samsunspor’u tanıyan bir isim. Trabzonspor’un kaliteli ayakları ve sahadaki uyumu da bu karşılaşmada etkisini gösterdi. Rakibin gücünü doğru okumak, maç öncesi hazırlığın önemli bir parçasıdır.
Elbette futbolun içinde yenilgi vardır. Ancak art arda gelen mağlubiyetler, yalnızca şanssızlık denilerek geçiştirilemez. Takımın oyun düzeni, oyuncu tercihleri, mücadele gücü, özgüveni ve teknik ekibin kararları birlikte değerlendirilmelidir.
Halk arasında bir söz vardır: “Aşı tutmadıysa başka bir aşı denenir.”
Futbolda da bazen yeni bir teknik anlayış, farklı oyuncu tercihleri veya başka bir oyun planı gerekir. Ancak hemen karar vermek de, sonuçları görmezden gelerek beklemek de doğru değildir.
Samsunspor yönetimi ne yapmalı?
Başkan ve yönetim, duygularla değil; verilerle, sahadaki performansla ve takımın geleceğiyle ilgili gerçekçi bir değerlendirmeyle karar vermeli. Teknik direktör de kendi kararlarını sorgulamalı, eksikleri açıkça görmeli ve ekibiyle birlikte çözüm üretmelidir.
Çünkü sorumluluk yalnızca futbolcuda, yalnızca hocada veya yalnızca yönetimde aranamaz. Başarı da başarısızlık da bütünün değerlendirilmesini gerektirir.
Thorsten Fink’in geleceğe umutla bakması değerlidir. Fakat umut, doğru adımlarla desteklenirse anlam kazanır. Taraftarın beklentisi de yalnızca güzel açıklamalar değil; sahada mücadele eden, birbirine güvenen ve sonuç alabilen bir takımdır.
Samsunspor’un geçmişte gösterdiği başarılar, bugün yaşananların üzerini örtmek için değil, yeniden ayağa kalkmak için bir güç kaynağı olmalıdır.
Dün dostluk dedik, bugün sorumluluk diyoruz.
Çünkü gerçek bağlılık, yalnızca kazanırken alkışlamak değil; zor günlerde gerçeği görüp çözüm aramaktır.
Samsunspor’a düşen, bu sonuçtan gerekli dersleri çıkararak yeniden ayağa kalkmaktır. Yönetimin görevi doğru kararı vermek, teknik ekibin görevi bu kararı sahada karşılığa dönüştürmek, taraftarın hakkı ise emeğin ve mücadelenin karşılığını görebilmektir.
Unutmayalım:
Skor bir maçın sonucudur; alınan dersler ise geleceğin başlangıcıdır.
Samsunspor’a başarılar diliyoruz.
KAZIM İLHAN
Sosyolog – Aile Danışmanı
Toplumun Nefesi