Cebimizde taşıdığımız küçük dünya ile hepimiz dijital izler bırakıyoruz. Özellikle konum servislerinin açık olması ile beraber artık ay sonunda Android veya Ios işletim sistemi size ay sonuna kadar ne kadar km yol yaptığınızı, kaç tane şehir gezdiğinizi ve dünyanın çevresini ne kadar dolaştığınız gibi birçok veriyi size anında sunuyor. Alışveriş yaptığımız markette alışveriş sonrası verdiğiniz telefon numarası veya herhangi bir markadan aldığınız tekstil ürünü sonrası vermiş olduğunuz numara ile de anlık olarak satın alma bilgileriniz sisteme kaydediliyor. Bu ve buna benzer birçok alanda örneği artırmak mümkün. Burada önemli olan sonuçta ne olduğu. Siz ya da ben birçok veriyi artık anlık olarak paylaşıyoruz. Bunların hepsinin bir araya gelmesi ile oluşan olguya ise büyük veri diyoruz. Büyük veri artık o hale geldi ki akıllı şehirler dahil birçok yerde kullanılıyor. Özellikle makinelerin kendi aralarından haberleşmesi ve her şeyin internet ile entegre olmasından sonra artık hemen her saniye veri üretilir hale geldi. Mühim olan ise verinin işlenmesi ve bilgi haline dönüşmesidir. Ve bu çağımızın en önemli serveti haline geldi. Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun başta olmak üzere, herkes şahsi verilerini muhafaza etmenin derdine düşmüş durumda. İşletmelerin verisinin çalındığını bir hayal edin. Yemeksepeti şirketinin başına gelen olay hala taze. Dolayısı ile sağlıktan gündelik yaşama kadar her alanda veri artık dünyanın en kıymetli şeyi haline geldi. Siber güvenlik tam da bunun sonucunda önemli hale geldi. Burada işletmelerin yapması gereken ise o kadar veri yığınının içinde hedef kitlesinin dikkatini çekecek işi yapmasıdır. Dolayısı ile aslında önemli olan büyük verinin içinde küçük veriyi doğru işleyen öne geçiyor ve akılda kalıyor. Önemli olan kişilere özel günlerinde mesaj atmak değil. Onları etkileyecek, onların duygularına hitap edecek mesajların alınmasını sağlamak.