Bakan Özlü: “Yerli otomobil için çok sayıda sipariş veren vatandaşlarımız var”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, yerli otomobil CEO’sunun ortak girişim gurubu tarafından yakın zamanda belirleneceğini belirterek, “Küresel bir başarıyı hedefliyoruz. Türk toplumu bu projeyi sahiplendi. Bize çok sayıda mektup, çok sayıda sipariş veren vatandaşlarımız var. ‘Sipariş vermek istiyorum’ diye mektup yazanlar var” dedi.

Bakan Özlü:  “Yerli otomobil için çok sayıda sipariş veren vatandaşlarımız var”
banner852

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, yerli otomobil CEO’sunun ortak girişim gurubu tarafından yakın zamanda belirleneceğini belirterek, “Küresel bir başarıyı hedefliyoruz. Türk toplumu bu projeyi sahiplendi. Bize çok sayıda mektup, çok sayıda sipariş veren vatandaşlarımız var. ‘Sipariş vermek istiyorum’ diye mektup yazanlar var” dedi.

Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Özlü, katıldığı bir televizyon programında yerli otomobilde gelinen son durum hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Antartika’da kurulacak olan Türk Üssü ile ilgili de bilgi veren Bakan Özlü, Türk Antarktik Seferi Ekibi Lideri Doç. Dr. Burcu Özsoy ile canlı yayında bağlantı yaptı.

Yerli otomobilde 5 kasa tipi üzerinde çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Özlü, bunların; hatchback, sedan, station, SUV ve bir de spor modeli olacağını ifade etti. C segment bir otomobilin ön plana çıktığını sözlerine ekleyen Özlü, konuya ilişkin olarak şunları kaydetti:

“Yaklaşık 3 milyar dolar civarında da bir yatırım bedeli tahmini ön plana çıkıyor. Önümüzde ay bir şirket kurma süreci olacak. Şirket kurulduktan sonra elbette buna bir CEO atanacak. CEO konusunda çalışmalar sürüyor. Küresel ölçekte başarılı bir arkadaşımızı ortak girişim grubu değerlendirecek. Adayları 3’e kadar indirdik. Bunlardan birisi hakkında ortak girişim grubu karar verecek, Çünkü bu kişi ortak girişim grubuyla çalışacak. Ne zaman belirleneceği ortak girişim grubunun performansına veya onların karar süreçlerine bağlı. Bizim arzumuz Nisan ayı içerisinde şirketin kurulması ve bu şirketin başına geçecek isminde ortak girişim gurubu tarafından aynı tarihlerde açıklanması. Küresel bir başarıyı hedefliyoruz. Sadece Türkiye için değil, dünya için bir otomobil markası oluşturmak istiyoruz.”

Türkiye’de, otomotiv sektörünün başarılı bir performans gösterdiğini kaydeden Özlü, “Geçen sene 29 milyar dolara yakın bir ihracatımız oldu ve Türkiye’de ciddi bir ana ve yan sanayi var. Geçen sene ürettiğimiz otomobillerin sayısı 1 milyon 143 bindi. Türkiye’de her iki dakikada bir otomobil üretiliyor. Bu rakamlara ticari araçlar dahil değil. Yani kamyonlar, traktörler bunlar dahil değil. Sadece otomobilden bahsediyoruz. Son 15 yılda geldiğimiz nokta artık Türkiye’nin kendine ait bir tasarım, bir marka ortaya koymasını gerektiriyor. Türkiye’de mali boyutu 30 milyar dolara yaklaşan bir otomotiv sanayi sektörü var. Artık bundan sonraki aşamada, Türkiye bir marka oluşturmalı ve bu markayla dünya piyasalarında, dünya pazarlarında yer almalı. Şu anda otomotiv sektörü içten yanmalı motorların sonuna gelindiği, elektrikli otomobillerin artık revaçta olduğu, gündemde olduğu bir dönüşüm yaşıyor” diye konuştu.

"Yerli otomobil için özel teşvikler üzerinde çalışıyoruz"

Bakan Özlü, “Yerli otomobilin Türkiye’de daha kolay satılabilmesi için bir teşvik veya vergi indirimi gibi düzenlemeler de öngörülüyor mu?” sorusuna şu cevabı verdi:

“Yapılan teknik ve mali analizde iki şeye bakıyoruz. Bir; devlet hiç teşvik ve destek vermese, yani mevcut sistemle devam etsek bu yatırımın geri dönüşümü kaç yılda olur? Devlet özendirici teşvik ve destekler verirse, özellikle proje bazlı ve işte süper teşvik sistemi dediğimiz sistem içerisinde kalmak şeklinde teşvik ve destekler verirse, bu yatırım kaç yılda fizıbıl olur, geri dönüşümünü tamamlar diye iki ayrı çalışma yapıyoruz. Bugünlerde üzerinde çalıştığımız konu devlet destek ve teşviklerinin tasarımıyla ilgilidir. Örneğin, araştırma-geliştirme masraflarını, yani tasarımın ilk masraflarının devlet tarafından bir kısmının karşılanması yüzde 60, yüzde 70’lik bir oranın devlet tarafından karşılanması dahil alternatifli destek ve teşvik modelleri üzerinde çalışıyoruz. Bunları karşılıklı oturacağız konuşacağız ve mutabakatla bunu yapacağız.”

Yerli otomobilin elektrikli olacağını sözlerine ekleyen Özlü, “Şarjla ilgili özellikle bu enerji depolama, akü, batarya kısımlarıyla ilgili yoğun bir çalışma var. Buna hem dünyadaki büyük şirketler önemli yatırımlar yapıyor, hem bizim de projemizin ana handikap diyemeyeceğim ama ana konularından birisi bu. Yani şarj süresi ne kadarlık bir sürede şarj edilecek ve edilen şarjla ne kadarlık bir mesafe gidecek. Şu anda dünyada gelinen bir aşama var. Yani yaklaşık 400-500 kilometreli menziller şu anda çok normal menzil. Bunlar normal ulaştığımız, ulaşılan seviyeler. Dolayısıyla, batarya teknolojilerindeki gelişmeler çok hızlı olacak ve bu batarya teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte batarya maliyetleri de düşecek. Şimdi şu andaki maliyetler bir otomobilin yaklaşık 3’te 1’i mertebesinde. Bunun zaman içerisinde düşmesini bekliyoruz. Aslında bu sadece bizim değil, elektrikli otomobil üreticilerinin karşılaştıkları bir sorun menzil, şarj süresi ve tabi bununla beraber şarj istasyonları. Şarj istasyonlarının tasarımı, onların da modellenmesi yine bu proje kapsamında ele aldığımız konulardan birisi olacak. Şarj istasyonları planlamaları da bu çalışmamızın kapsamı içerisinde” açıklamasında bulundu.

"Daha iyi kalite, daha iyi fiyat sunacağız"

“2019’da prototipin oluşturulması konusunda bir sıkıntı görmüyoruz” diyerek konuşmasına devam eden Özlü, “Üreteceğimiz modeli uluslararası fuarlarda, uluslararası pazarlarda tanıtacağız. Uluslararası fuarlarda ve uluslararası pazarlarda ortaya koyacağımız modeli tabi tanıtacağız. Gerçekten Türk toplumu bu projeyi sahiplendi. Bize çok sayıda mektup, çok sayıda sipariş veren vatandaşlarımız var. ‘Sipariş vermek istiyorum’ diye mektup yazanlar var. Dolayısıyla ben bunu şöyle yorumluyorum: Bu proje halkımızın sahiplendiği bir proje. Birincisi, kalite bakımından emsallerinden daha iyi bir ürün ortaya koymaya çalışacağız. İkincisi, fiyat noktasında rekabetçi olacağız, yani fiyat ve kalite bakımından emsallerimizden daha iyi şartlarda olacağız. Yeni olmanın avantajını kullanacağız. Daha üstün kalite, daha iyi kalite ve daha iyi fiyatlar sunmaya çalışacağız” dedi.

"Türkiye, Antarktika’da söz sahibi 30. ülke olmak için çalışmalarını sürdürüyor"

Antartika’da kurulacak olan Türk Üssü ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında Türk Antarktik Seferi Ekibi Lideri Doç. Dr. Burcu Özsoy ile canlı yayında görüşme yapan Özlü, yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi:

“Antarktika 14,5 milyon kilometrekare yüzölçümü olan dünyanın beşinci büyük kıtası. Burada kıtayı çevreleyen deniz alanlarında kömür yatakları var. Sadece Ross Denizi tabanında yaklaşık 50 milyar varil petrol rezervi var ve dünyanın tatlı su rezervlerinin yüzde 70’i burada. Yine küresel iklim değişikliğinin en iyi gözlemlendiği ve iklim geçmişinin incelendiği alan burası. Antarktika Anlaşmasına göre danışman ülkeler var. 29 ülke. Danışman ülkeler Antarktika Kıtası hakkında söz sahibi ülke. Bunlar; Almanya, Hollanda, Amerika gibi ülkeler. İçlerinde Bulgaristan da var. Bir de gözlemci ülkeler var. Bunlar da 24 ülke. Türkiye gözlemci ülke statüsünde. Şu anda bizim konumumuz biz gözlemci ülkeyiz. Türkiye, Antarktika Kıtası üzerinde söz sahibi olan 29 ülkeden 30’uncu ülke olmak için bu faaliyetleri yürütüyor.”

"Gelecek yıl Antarktika’ya üçüncü seferi yapacağız"

“Tahmini olarak ne zaman olabilir diye düşünüyorsunuz?” sorusuna Özlü, “Bunun 4 şartı var. Bunlardan birincisi; Antarktika’yla ilgili ulusal bilimsel bir araştırma programınızın olması. Geçen sene bu programı hazırladık, onayladık.Şu anda Türkiye’nin Ulusal Kutup Araştırmaları Programı var. Bu programı Antarktika’da icra edeceğiz. İkincisi; Antarktika’ya bilimsel seferlerin düzenlenmiş olması, en az üç seferin yapılmış olması. Geçen sene birincisini yaptık. Bu sene şu anda biraz sonra bağlanacağımız ikinci seferdir. Gelecek yıl da üçüncü seferi yapacağız. Bu şekilde üç seferi tamamlamış olacağız. Yani şartlardan birini daha yerine getirmiş oluyoruz. Geçen seneki seferde sadece gemiyle araştırmalar yapmıştı ekibimiz. Bu sene hem gemide bir takım var, bir takım da karada. 15 Mart’ta geçici ilk üssümüzü kurduk. Türkiye sadece güvenlik sebebiyle Afrin’de operasyon yürütmüyor. Türkiye aynı zamanda Antarktika’ya bilim seferi düzenliyor. Antarktika’da bilimsel araştırmalar yapmak üzere bir üs kurmak için de çalışmalar yapıyoruz. Orada kalıcı bir üs kuracağız. Şu andaki çalışmalarımız da, üssü nereye kuracağımıza ilişkin fizibilite etüdü yapmak. Geçen sene 17 nokta belirlemiştik. Bu sene tekrar üzerinden gideceğiz. En uygun bölgede Türkiye’ye bir üs kuracağız” cevabını verdi.

Bakan Özlü, canlı yayında, Türk Antarktik Seferi Ekibi Lideri Doç. Dr. Burcu Özsoy ile bağlantı kurdu. Çalışmalar hakkında Özlü’ye bilgi veren Özsoy, “Çalışmalarımız çok başarıyla yürümekte. Bilim yerleşkemizi kurduk. 10 kişilik bilim ekibimiz karada çalışmalarına başladı. 18 kişilik gemi ekibimiz de şu an 68 güney enlemine seyir yapmakta. Burada iklim çok sert, ciddi anlamda zorluklar yaşanıyor. Özellikle bizim ilk yerleşkemizi, diğer dünya ülkeleriyle düşününce 1900’lerden bu yana 120 yıl sonraki ilk bilimsel yerleşkemizi kurarken ciddi anlamda zorluklar yaşadık. Ekibimizi uçakla yaklaşık 4 ton malzemeyle ekipman, ihtiyaç-gereçlerle beraber, Şili Hava Kuvvetleri’nin de destekleriyle, çok büyük destek oluyorlar. Yerleşkemizi başarıyla kurduk ve yaklaşık 5 gündür çalışmalarını yapıyorlar. Diğer fizibilite ve bilim ekibi de 68 güneye yine sağlıkla, hava koşullarıyla mücadele ederek inmekteyiz” dedi.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner849

banner826