• Uluslararası araştırmalar kanser riskinin yaşam tarzı değişiklikleriyle azaltılabileceğini ortaya koydu.
  • Onkoloji uzmanları beslenme egzersiz ve uyku düzeninin etkisini vurguladı.
  • Bilimsel veriler kanser vakalarının yaklaşık yüzde 40’ının önlenebileceğini gösterdi.
  • Anti-enflamatuar beslenme ve düzenli hareket hücresel hasarı azaltıyor.
  • Vatandaşa etkisi sağlıklı alışkanlıklarla kanser riski düşürülebiliyor.
  • Takip: uzmanlar koruyucu yaşam tarzının yaygınlaştırılmasını öneriyor.

Kanserden korunmaya yönelik araştırmalar, yaşam tarzındaki iyileştirmelerin genetik risk faktörlerini bile geride bırakabildiğini bir kez daha ortaya koydu. Onkoloji alanındaki uzmanlar, beslenmeden uyku düzenine kadar atılacak küçük adımların hücresel hasarı durdurabilecek kadar güçlü olduğunu vurguluyor. Son veriler, kanser vakalarının yaklaşık %40’ının değiştirilebilir yaşam alışkanlıklarıyla önlenebilir olduğunu gösteriyor.

Uluslararası kanser araştırma merkezlerinden paylaşılan bulgular; beslenme, hareketlilik ve uyku kalitesine odaklanan üç temel alışkanlığın vücudun savunma hattını belirgin biçimde güçlendirdiğini ortaya koyuyor.

ANTİ-ENFLAMATUAR BESLENME VE OTOFAJİNİN ROLÜ

Beslenme ile kanser arasındaki ilişki, son yılların en yoğun incelenen konularından biri olmaya devam ediyor.

İşlenmiş gıdaların azaltılması ve aralıklı beslenme uygulamalarının hücre yenilenmesini tetiklediğine dair kanıtlar güçleniyor.

Dana-Farber Kanser Enstitüsü’nden Dr. Edward Giovannucci, yüksek glisemik indeksli yiyeceklerin insülin benzeri büyüme faktörlerini artırarak tümör gelişimine zemin hazırlayabileceğini belirtiyor.

Aynı zamanda bitki ağırlıklı, liften zengin diyetlerin bağırsak mikrobiyotasını düzenleyerek bağışıklık sistemini adeta bir savunma zırhına dönüştürdüğünü ifade ediyor.

METABOLİK DİRENÇ VE DÜZENLİ EGZERSİZİN GÜCÜ

Egzersiz yalnızca kilo yönetimi değil, kronik inflamasyonu baskılayan biyolojik bir mekanizma olarak tanımlanıyor.

Bilimsel çalışmalar, düzenli fiziksel aktivitenin DNA onarım süreçlerini aktive ettiğini gösteriyor.

Harvard Tıp Fakültesi’nden Onkoloji Profesörü Dr. Jennifer Ligibel, sporun östrojen ve insülin düzeylerini dengeleyerek özellikle meme ve kolorektal kanser riskini kayda değer ölçüde azalttığını aktarıyor.

Ligibel, haftada 150 dakikalık orta şiddette yürüyüşün bile hücresel mutasyon ihtimalini düşürdüğünü vurguluyor.

SİRKADİYEN RİTİM VE MELATONİNİN KORUYUCU ETKİSİ

Uyku, kanser araştırmalarında artık tali bir parametre değil; temel koruyucu faktörlerden biri olarak kabul ediliyor.

Gece karanlığında salgılanan melatoninin güçlü bir antioksidan etkisiyle hasar görmüş hücrelerin temizlenmesini desteklediği tespit edildi.

Johns Hopkins Üniversitesi’nden Dr. Elizabeth Platz, uyku düzenindeki bozulmaların ve gece ışığa maruziyetin sirkadiyen ritmi kırarak tümör baskılayıcı genlerin aktifliğini azaltabileceğini belirtiyor.

Samsun nöbetçi eczaneler 25 Ocak Pazar
Samsun nöbetçi eczaneler 25 Ocak Pazar
İçeriği Görüntüle

Platz’a göre kaliteli uyku, bağışıklık sisteminin gözetim yeteneğini artırarak erken aşamadaki anormal hücrelerin yok edilmesini kolaylaştırıyor.

Kaynak: YENİÇAĞ