Ben de bir emekli astsubayım. Bu nedenle dile getirdiğim konu, dışarıdan yapılmış bir değerlendirme değil; yıllarca aynı mesleğin sorumluluğunu taşımış bir insanın ortak beklentisidir.

Astsubay camiasında yıllardır dile getirilen hak talepleri var. Yapılan çalışmaları ve elde edilen kazanımları elbette görmezden gelemeyiz. Ancak hâlâ çözülemeyen özlük hakları, emeklilikte yaşanan mağduriyetler ve eşitsiz uygulamalar varsa, bunları da konuşmak zorundayız.

Örneğin, emekli subayların ve emekli astsubayların maaşlarının hangi ölçütlerle belirlendiği, rütbe ve hizmet karşılıklarının emeklilikte nasıl değerlendirildiği açıkça anlatılmalıdır. Aynı kurumda yıllarca görev yapmış insanların emeklilik hakları arasındaki farklılıklar varsa, bunların gerekçesi şeffaf biçimde ortaya konulmalı; adaletsizlik olarak görülen uygulamalar için çözüm aranmalıdır.

17 Ekim Dünya Astsubaylar Günü yaklaşırken sorumuz açık:

Bugüne kadar hangi hakların kazanılması için hangi somut adımlar atıldı? Hangi talepler sonuçlandı, hangileri hâlâ bekliyor? Çözüm bekleyen haklar için bundan sonra ne yapılacak?

TEMAD başta olmak üzere, bu konuda sorumluluk üstlenenlerden beklentimiz; yalnızca açıklama ve kutlama mesajları değil, yapılan çalışmaların ve alınan sonuçların açıkça paylaşılmasıdır.

Yeni yöneticilerden de beklentimiz aynı: Geçmişte yapılanları yok saymadan, çözülemeyen sorunları devralıp somut sonuçlara ulaştırmak.

Çünkü yıllardır dile getirilen bir talep, yalnızca tekrarlandığı için çözüme kavuşmuş sayılmaz. Hak arayışının gerçek ölçüsü, verilen sözler değil; insanların hayatında karşılık bulan sonuçlardır.

17 Ekim'de birbirimizi kutlayacağız. Peki, haklarımız için hangi somut gelişmeleri paylaşacağız?

Bu soruyu kırmak için değil, çözüm bulmak için soruyoruz. Çünkü astsubayın emeği hatırlanmak kadar, haklarının da karşılığını bulmayı hak eder.

Az söz, çok anlam. Az şikâyet, çok umut. Az beklemek, biraz daha çok adım.

Kazım İlhan
Emekli Astsubay / Sosyolog – Aile Danışmanı
Toplumun Nefesi