Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Korkut, ambalaja olan talebin dünyayla birlikte Türkiye’de de giderek arttığını belirterek, “19 milyar dolarlık Türkiye Ambalaj Sanayi, yaklaşık 300 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğü etkiliyor” dedi.
ASD Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Korkut, dün düzenlenen basın toplantısında ambalaj sektörünün Türkiye ve dünyadaki önemi ve gelişimi hakkında açıklamalarda bulundu. Korkut, ambalaja olan talebin dünyayla birlikte Türkiye’de de giderek arttığını belirterek, “19 milyar dolarlık Türkiye Ambalaj Sanayi, yaklaşık 300 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğü etkiliyor. Ambalaj bir ürünün giysisidir. Ürününüz ne kadar iyi olursa olsun giysisi iyi değilse onu kimse beğenmeyecektir. Dolayısıyla satmanız da zor olacaktır. Ambalaj, ürünü tüketiciye en ekonomik yolla ulaştırır, korur, depolama kolaylığı sağlar. Ürün hakkında bilgi verir. Seçim ve kullanım kolaylığı sağlar” dedi.
TÜRK AMBALAJ SEKTÖRÜ 2014’TE 366 MİLYON DOLAR DIŞ TİCARET FAZLASI VERDİ
Korkut, Türk ambalaj sektörünün 2014 yılında 1,9 milyon ton ambalaj karşılığında 3,6 milyar dolar tutarında ithalat yaptığını ve ambalaj ithalatının yüzde 3 azaldığını, ithalatın en fazla Almanya, Çin, ABD, İtalya ve Güney Kore’den yapıldığını belirterek "Ambalaj sektörü 2014 yılında 366 milyon dolar dış ticaret fazlası vererek Türkiye ekonomisine ve cari açığa pozitif katkı sağladı. Sektör, 2014 yılında kilogram başına 2,7 dolar ihracat gerçekleştirerek 1,6 dolar olan Türkiye ihracat/kg ortalamasının üzerinde bir performans gerçekleştirdi" ifadelerini kullandı.
SON 4 YILDA SEKTÖR TÜRKİYE’DE YÜZDE 15 BÜYÜDÜ
ASD olarak hedeflerinin 2023’te toplam ihracatı 10 milyar dolara, pazar büyüklüğünü 30 milyar dolara, kişi başı tüketimi ise 300 doların üzerine taşımak olduğunu belirten Korkut, Türkiye’nin, imalat sanayindeki büyümeye cevap verebilecek üretim altyapısına sahip olduklarını söyledi. Korkut, 2011’den bu yana her yıl ortalama yüzde 15 büyüyen sektörün gelişmesinde hızlı kentleşme, nüfus artışı, yaşam standartlarının yükselmesi, kadınların iş hayatına katılımı, tüketim alışkanlıklarındaki değişim ve talep artışının yanısıra alışveriş merkezlerinin yaygınlaşması, perakende alışveriş eğiliminin artması, ihracattaki tırmanışı gibi nedenlerin de sektörün hızlı gelişmesinin etkili olduğunu vurguladı.
2016’DA AMBALAJ SEKTÖRÜ DÜNYADA 820 MİLYAR DOLARA ULAŞACAK
Dünyada ambalaj sektörünün gelişimi ile ilgili olarak Sadettin Korkut, 2016’da 820 milyar dolara ulaşması beklenen ambalaj sanayinin, yılda ortalama yüzde 3 oranında büyüdüğünü, en büyük iki pazarın ise ABD ve Çin olduğunu belirterek, “Çin’in 2017 yılında ABD’yi geçeceğini öngörülürken, Hindistan’ın ise gelecek 5 yılda ambalaj tüketimini yaklaşık ikiye katlayarak 24 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşması ve dünyadaki en büyük 10 ambalaj tüketicisinden biri haline gelmesi bekleniyor. WPO-Dünya Ambalaj Örgütü verilerine göre, küresel ambalaj üretiminin yaklaşık yüzde 50’sini gıda ve içecek ürünlerin ağırlıkta olduğu günlük ihtiyaç maddeleri, yüzde 20-30’unu diğer gıda dışı tüketim malları ve yüzde 20-30’unu ise endüstriyel ambalajlar oluşturuyor” dedi.
TÜRKİYE’DE KİŞİ BAŞI AMBALAJ TÜKETİMİ JAPONYA’DAKİNİN YARISINDAN AZ
Türkiye’de kişi başı ambalaj tüketimi 2014 yılında 240 dolar seviyesine ulaştığını belirten Korkut, "Bu rakam Kuzey Amerika’da 350-400 dolar, Avrupa’da 250-300 dolar, Japonya’da ise 550 dolar seviyesinde. Yaklaşık 1,5 milyon ton ambalaj ihracatı gerçekleştirildi, 4 milyar dolarlık ihracat geliri elde edildi. Ambalaj sektörü, en fazla ihracatı 303,6 milyon dolarla Almanya’ya yaptı. Almanya’yı, 270 milyon dolarla İngiltere, 251 milyon dolarla Irak izledi. Bölgesel olarak bakıldığında AB, Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Kafkaslar ve Balkanlar gibi çevre bölgeler Türkiye ambalaj sektörünün güçlü olduğu pazarlardır" ifadelerini kullandı.
‘‘TÜRKİYE’DE HER YIL 16 MİLYAR LİRA DEĞERİNDE TAZE MEYVE-SEBZE İSRAF EDİLİYOR’’
Türk ambalaj sektörünün kalitede dünya standartlarına ulaştığını söyleyen Sadettin Korkut, ‘‘ISO 9000, ISO 14001 ve ISO 22000 alan firma sayısında önemli bir artış var. Sektörde Ar-Ge faaliyetleri ve yeni ambalaj tasarımları bugün dünyayla rekabet ediyor” dedi. Korkut, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün dünyada her sekiz kişiden biri gece yatağına aç yatıyor. Yılda 842 milyon insanın yetersiz beslendiği ve milyonlarda insanın açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybettiği dünyamızda gıda israfı ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Dünya Gıda Örgütü FAO verilerine göre dünyada 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor. Oysaki doğru ambalajlarla, her gün daha fazla insana gıda ulaştırılabilir.
Dünyada ve Türkiye’de ambalaj sanayinin ilgi alanının yaklaşık yarısını gıda sektörü oluşturuyor. Gıdada ambalaj, hijyen açısından çok önemli. Merdiven altı, kayıt dışı üretim ambalaj sektörüne de zarar veriyor. Avrupa’da ambalajlama sayesinde gıdalarda sadece yüzde 2-3 oranında bir israf oluyor. Türkiye’de her yıl 16 milyar lira değerinde taze meyve-sebze, 1.5 milyar liralık ekmek israf ediliyor. Hem ekmeğin hem bakliyatın hem de yaş sebze ve meyvenin ambalaja girmesi gerekiyor”.
KAYIT DIŞI SEKTÖRÜN EN BÜYÜK PROBLEMLERİNDE BİRİ
Sektörün en büyük problemlerinden birinin kayıt dışı üretim olduğunu belirten Sadettin Korkut, "İsrafın önlenmesi ve hijyenin sağlanması bakımından açıkta satılan gıda maddelerinin mutlaka ambalajlı satılması gerekiyor. Sektördeki en temel sıkıntılardan biri kayıt dışı üretim. Her sektörde olduğu gibi, kayıt dışı ekonominin yarattığı haksız rekabet ambalaj sektörünün de sorunlarından biri. Ciddi kuruluşlar ücretlerde vergi ve sigorta yükümlülüklerinden uymak zorunda oldukları her türlü mükellefiyeti yerine getirirken, kayıt dışı iş yapanlar bir yandan haksız kazanç sağladıkları gibi, gıda güvenliği ve hijyeni hiçe sayan ortamlarda üretim yapıyor ve bu nedenle ciddi tehlikelere neden oluyorlar. Kayıt dışı ekonomi ve üretimin önüne geçilmesi için ASD gibi sivil toplum kuruluşlarına üyeliğin desteklenmesi büyük önem taşıyor. Zira ASD gibi STK’lara üye olan şirketler her türlü yasal yükümlülüklerini yerine getirdikleri gibi düzenli olarak denetleniyorlar. Sektörde aşılması gereken diğer bir sorun ise hammadde temini. Altyapı yatırımlarının desteklenmesi gerekiyor. Özellikle kâğıt ve plastik bazlı hammadde temin eden şirketler, ambalaj sanayinin son dönemdeki büyüme hızına yetişemiyor” ifadelerini kullandı.
21. AVRASYA AMBALAJ İSTANBUL FUARI
Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın bu yıl 22 Ekim’de 21. kez kapılarını yurtiçi ve yurtdışından alıcılara açacağını açıklayan Korkut, ‘‘Türkiye’yi ambalajda Avrasya’nın çekim merkezi yapma çalışmalarımıza hız kesmeden sürdürüyoruz. Fuarımız 20 yıl içerisinde 30 kat büyüdü ve Avrasya’nın ambalaja yönelik en önemli ticari platformu oldu’’ dedi. Korkut ayrıca, bu yıl 6.’sı düzenlenecek olan Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması için yurt dışından başvuruların da kabul edileceğini, Türkiye’nin artık ‘Dünya Ambalaj Ay Yıldızları’nı seçeceğini belirtti.
ÇEVRE VE SAĞLIĞA ETKİLERİ
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sadettin Korkut, ambalajın çevreye etkileri ile ilgili olarak, gelişen yeni üretim teknolojileri ile çevreye olumsuz etkilerin minimuma indirilmeye başlandığını söyledi. Korkut, ambalajların çöp olmadığını, ambalajların kullanım ömürlerini tamamladıktan sonra geri dönüşüm sürecine girmesi gerektiğini belirterek, "Ambalaj teknolojisi hızla gelişiyor. Ambalaj üretiminde minimum hammadde, doğal kaynak ve enerji kullanımı ile sürdürülebilir üretim sağlanabilmesi için detaylı çalışmalar yapılıyor. Örneğin, Türkiye’de içme suyu pet şişeye ilk girdiğinde ambalajın ağırlığı 22 gramdı. 6-7 yıl önce 13 grama indi. Bugün, yarım litrelik suyun pet ambalajının ağırlığı 10,5 grama inmiş bulunuyor. Yakında 10 gramın altına da inecek" dedi.
Sağlıkla ilgi etkiler ile ilgili olarak Korkut, hijyen ve tüketilen ürün hakkındaki ayrıntılı bilgiler vermesi açısından ambalajın olumlu etkisi olduğunu belirterek "Tam hatırlamamakla beraber bir kişi 20 yıl boyunca günde 24 damacana su tüketirse damacananın olumsuz bir etkisi olduğuna dair bir bulgu var" dedi.
ÜRÜNE MALİYETİ YÜZDE 2 İLE 5 ARASINDA
Korkut, ambalajın ürünlere maliyeti ilgili olarak ise "Ambalaj ürünün yüzde 2-5 civarında bir maliyetini oluşturuyor. Bu oranın lüks ürünlerde yüzde 10 civarında olduğu kabul ediliyor" ifadelerini kullandı.