Türkiye

Trump, İran'ın vazgeçilmez yerini tehdit etti

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden gerilime ilişkin yaptığı açıklamada Tahran’ın askeri kapasitesini büyük ölçüde yok ettiklerini öne sürdü. Trump, İran için kritik öneme sahip Hark Adası’nın tamamen yok edilebileceği tehdidinde bulundu.

Abone Ol
  • ABD Başkanı Donald Trump İran ile gerilime ilişkin açıklamalarda bulundu.
  • Trump İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde yok edildiğini öne sürdü.
  • Hark Adası’nın tamamen yok edilebileceği yönünde sert açıklama yaptı.
  • Vatandaşa etkisi: Ortadoğu’da artan gerilim enerji ve güvenlik endişelerini artırdı.
  • Takip/sonraki adım: İran yönetimi açıklamalara sert tepki gösterdi.
  • Resmî kaynak ABD yönetimi ve İran Dışişleri açıklamaları; ayrıntılar Samsun Gazetesi’nde.

TRUMP’TAN İRAN AÇIKLAMASI

ABD Başkanı Donald Trump, düzenlediği basın toplantısında İran ile yaşanan gerilime ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. İran’ın askeri gücüne ağır darbe vurduklarını savunan Trump, Tahran yönetiminin askeri kapasitesinin büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını iddia etti.

Trump, İran’ın askeri tesislerinin büyük bölümünün hedef alındığını belirterek, operasyonların etkili sonuçlar verdiğini ileri sürdü.

HARK ADASI’NA TEHDİT

Trump, İran’ın petrol üretimi ve ihracatı açısından hayati öneme sahip olan Hark Adası ile ilgili de sert ifadeler kullandı. ABD’nin daha önce düzenlediği saldırıları hatırlatan Trump, adanın tamamen yok edilmesinin mümkün olduğunu söyledi.

Trump açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Hark Adası’ndaki neredeyse her şeyi yok ettik. İstersek 5 dakika içinde orayı da tamamen yok edebiliriz. İran’ı yeniden inşa etmemiz gerekeceği için petrol tesislerini hedef almadık. Ama istersek bu bir kelimeme bakar.”

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GEMİLER BATIRILDI İDDİASI

ABD Başkanı Trump, İran’ın deniz gücüne yönelik operasyonlar hakkında da konuştu. Hürmüz Boğazı’nda İran’a ait çok sayıda geminin hedef alındığını öne süren Trump, bölgede büyük kayıplar verdirdiklerini söyledi.

Trump, “Hürmüz Boğazı’nda yaklaşık 30 mayın döşeme gemisini batırdık. Toplamda ise 100 gemi batırıldı. İran’ın askeri kapasitesi neredeyse sıfıra indi” ifadelerini kullandı.

ABD HARK ADASI’NI DAHA ÖNCE HEDEF ALMIŞTI

Trump, 14 Mart’ta yaptığı açıklamada da İran’ın Hark Adası’nı hedef aldıklarını duyurmuştu. ABD’nin düzenlediği saldırılarda adadaki askeri hedeflerin tamamen imha edildiğini öne süren Trump, petrol altyapısına özellikle zarar verilmediğini söylemişti.

Trump ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerin güvenliğinin tehlikeye girmesi durumunda İran’ın petrol tesislerinin de hedef alınabileceğini dile getirmişti.

İRAN’DAN YANIT GELDİ

İran yönetimi ise ABD’nin Hark Adası’na yönelik saldırılarında herhangi bir sivil ya da askeri kayıp yaşanmadığını açıkladı. Tahran yönetimi ayrıca petrol ihracatının normal şekilde devam ettiğini bildirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise ABD’nin enerji tesislerine yönelik tehditlerine sert tepki gösterdi.

Erakçi, “Enerji tesislerimiz hedef alınırsa, bölgedeki Amerikan şirketlerine ait tesisleri hedef alacağız” diyerek misilleme uyarısında bulundu.

ABD’DEN OPERASYON DETAYLARI

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper da 13 Mart’ta yaptığı açıklamada Hark Adası’na yönelik operasyon hakkında bilgi vermişti.

Cooper, düzenlenen hassas hava saldırılarında deniz mayınları ve füzeler için kullanılan depolama alanları ile diğer askeri altyapılar dahil 90’dan fazla İran askeri hedefinin imha edildiğini açıklamıştı.

HARK ADASI’NIN STRATEJİK ÖNEMİ

Basra Körfezi’nde bulunan Hark Adası, İran’ın petrol ihracatı açısından en kritik merkezlerden biri olarak kabul ediliyor. Ülkenin ham petrol ihracatının yüzde 90’dan fazlası bu adadaki terminal üzerinden gerçekleştiriliyor.

Derin su limanlarına sahip olan ada, dev petrol tankerlerinin yanaşmasına imkan tanıyor. Bu nedenle Hark Adası yalnızca ekonomik açıdan değil, aynı zamanda jeopolitik açıdan da İran için büyük önem taşıyor.

Uzmanlara göre adada yaşanabilecek bir saldırı ya da kesinti yalnızca İran ekonomisini değil, küresel enerji piyasalarını da ciddi şekilde etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.