Orman yangınları başladığından beri, kamuoyu faillerin kimler olabileceği üzerinde tartışıyor... Kundakçılar ve arkalarındaki güç odaklarını işaret eden çok sayıda izler var!.. Siyasi söylemler bir yana bazı emekli asker ve uzmanlar; orman yangınlarında terör örgütü PKK ile birlikte bir kısım ülkelerin adını sıralıyor... O ülkelerden biri, malum olduğu üzere PKK'yı yıllarca koynunda besleyen ve halen de kullanan Yunanistan'dır... Bu işbirliği, yıllardır sürmektedir!.. Hatırlanacağı gibi, Akdeniz ve Ege'de her turizm sezonunda orman yangınlarının çıkması ya da bombalı eylemlerin yapılması "tesadüf" değildir!.. Terör örgütü PKK, kim Türkiye'ye düşmanlık içindeyse onun "taşeronu" olmayı, büyük bir kin ve nefretle üstlenmektedir!.. En büyük geliri turizm olan Yunanistan, hem kaliteli hizmet hem de ucuzluğuyla yabancı turistlerin Türkiye'yi tercih etmesini panik havası yaratarak, değiştirme çabası içindedir!.. Bu yıllardır böyle olmuştur!.. Şüpheli listesinde ikinci derecede Taliban vardır!.. Kabil Havaalanı konusunda Türkiye'ye bir gözdağı vermek istemiş olamazlar mı?.. Pandemi sürecinde ekonomik düzeni daha da bozulan Türkiye'ye diz çöktürmek ve faiz sarmalına sürüklemek için "akbaba" gibi bekleyen "Tefeci takımı" nın kiraladığı paralı askerleri, şüpheli listesine almayalım mı?.. İran ve Suriye istihbarat servislerini de unutmayalım!.. Elbette, ormanları kasten yakıp, rant elde etmek isteyen içimizdeki hainleri de... Antalya'dan Samsun'a dönerken, Murtiçi'nde yaşlılarla görüştüğümde; yıllarca böyle bir orman yangınına rastlamadıklarını söylemişlerdi... Yangın çıkan ormanların bulunduğu bazı sarp araziye yaya bir yana motorlu araçlarla ulaşmak bile zordu... Onlara göre, havadan atılan yakıcı maddelerle yangınlar çıkmıştı... Şüpheli listesi bir hayli kabarık elbette!.. Bazıları, hükümetin yangınlardan önce yayımlanan "turizm teşvik" genelgesinden söz ederek, arazi açılmak istendiğini iddia ediyor ama Murtiçi'ndeki vatandaşların söylemlerini dikkate almak gerekir!.. Amacım, karanlığa ışık tutarak, faillerin yüzünü ortaya çıkarmaktır!.. Herkes objektif kriterlerle sağlıklı bir arayışa geçerse, gerçeklerin ortaya çıkma şansı, daha da artacaktır!.. Aksi taktirde, bu "kakofoni" ortamı içinde "Atı alan Üsküdar'ı geçecek", bizlere de uzaktan el sallayacaktır!.. Biraz sakin olmakta yarar var!..