Haziran ayında aylık enflasyon yüzde 0,99, yıllık enflasyon ise yüzde 32,11 olarak gerçekleşti.
Bu veriler doğrultusunda;
- Temmuz ayı kira artış tavanı yüzde 32,03 oldu.
- SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranı kesinleşti.
- Memur ve memur emeklilerinin maaş artışları netleşti.
- En düşük emekli aylığı 23 bin 552 liraya yükseldi.
"ENFLASYONU TEK BAŞINA AKARYAKIT BELİRLEMİYOR"
Arel Üniversitesi Muhasebe ve Finans Yönetimi Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Cüneyt Dirican, enflasyonda birçok değişkenin etkili olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Akaryakıtın etkisi hala devam ediyor. Bunu ulaşım tarafında görebiliyoruz, gıda enflasyonu ile birlikte ulaşım en yüksek kalemlerden bir tanesi. Aylık bazda düşük gibi gözükse de geneli itibarıyla katkısı, payı anlamında hala en yüksek kalem. Tabii enflasyondaki en temel belirleyici sadece akaryakıt fiyatı değil, bunun dışında bir sürü değişken var. Örneğin satıcı fiyatlama davranışları da önemli bir etken. Dolayısıyla akaryakıt dışındaki diğer değişkenler de enflasyonda hala istenilen seviyede olmamasında bir etken. Kur stabil, asgari ücrete ara zam yok ve beklenen kadar zam olmuşken, bölgedeki savaş 9 aydır varken 3 senedir enflasyonu yüksek görüyor olmamızı enerji ile açıklamak çok zor."
EV SAHİBİ VE KİRACILARA UYARI
Kira artış oranının açıklanmasının ardından konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dirican, ev sahibi-kiracı dengesinin korunması gerektiğini söyledi.
Dirican, "Ev sahipleri lehine düzenlemeler yapılmalı. Sahiplik ve kiracılık arasındaki çizgi bir tarafın lehine çok bozulursa bu ister istemez kira maliyetini ve kiraya vermeme niyetini artırır. Çıkmama risk primini yüksek fiyatlayan ve enflasyon karşısında gelecekteki artış oranlarını öne çekerek fiyata haklı olarak yansıtan ev sahibi enflasyonun nedeni olarak görülmemeli." ifadelerini kullandı.
"ASIL SORUN KONUT ARZI VE YAŞLANAN NÜFUS"
Konut piyasasındaki yapısal sorunlara da dikkat çeken Dirican, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Konut ihtiyacı ve arzında lüks toplu konutlar bir yatırım ve getiri enstrümanına dönünce esas çekirdek aile ihtiyacı olan konutların üretimi yetersiz kaldı. Bu da şu anda sorunu kanatan yer. İnşaat metrekare maliyeti ile satış maliyeti arasındaki fark arsa bedeli ile açıklanamaz. İthal girdilerin kur maliyetini yerli malı ile çözmek gerekirdi. Ancak konutta daha büyük sorun yaşlanan nüfus. Yakında bakımevi, yaşlı yurdu ihtiyacı daha çok artacak. Esas odaklanılması gereken yer burası."