Süper Lig’de, milli maç arasının ardından futbol yeniden sahne aldı.
Bu kısa aranın en önemli kazanımı ise şüphesiz A Milli Takımımızın elde ettiği tarihi başarı oldu.
Kosova karşısında alınan galibiyetle birlikte, tam 24 yıl sonra 2026 FIFA Dünya Kupası bileti cebimize koyduk.
2026 Haziran’ında Amerika’da düzenlenecek bu büyük organizasyonda yer alacak olmamız, Türk futbolu adına umut verici bir gelişme. Millilerimize şimdiden başarılar diliyorum; gönlümüzden geçen ise elbette 2002 FIFA Dünya Kupası’nda yakaladığımız o tarihi çıkışın yeniden tekrarlanması.

Lige döndüğümüzde Samsunspor, kendi sahasında Konyaspor’u ağırladı.
Ancak ev sahibi Samsunspor maça tutuk bir başlangıç yaptı. Basit hataların üst üste gelmesi, takımın dengesini erken dakikalarda bozdu. Özellikle savunmada yapılan amatörce hatalar, rakibe davetiye çıkardı.

Nitekim bu hataların bedeli gecikmedi. Konyaspor’un kazandığı penaltı ile 23. dakikada Konyaspor 1-0 öne geçti.
Samsunspor, kalesinde gördüğü golün ardından uzun süre oyuna tutunmakta zorlandı.
Dakikalar 40’ı gösterene kadar sahada toparlanma adına net bir reaksiyon görmek mümkün değildi.
Ancak 42. dakikada Holse’nin golü hem skora denge getirdi hem de takımı soyunma odasına umutla taşıdı.

İkinci yarıya daha istekli başlayan taraf ev sahibiydi. Ne var ki futbolun en temel unsurlarından biri olan pas oyunu bir türlü istenilen seviyeye çıkmadı.
İsabet oranı düşük, temposu zayıf paslaşmalar, Samsunspor’un rakip kalede etkili olmasının önündeki en büyük engeldi.
Oyun planı yerine bireysel çabaların öne çıkması Samsunspor’u sonuca gitmede etkiledi.
Oysa futbol, bireysel çıkışlardan çok bir takım oyunudur; birlikte hareket etmeden kazanmak neredeyse imkânsızdır.

Sahadaki bazı oyuncuların performansı ise ciddi soru işaretleri yarattı. Özellikle Coulibaly için ayrı bir parantez açmak gerekiyor.
Sahadaki tercihleri, temposu ve oyuna katkısı beklentilerin oldukça altında kaldı.
Bu seviyede bir ligde bu kadar kopuk ve etkisiz bir görüntü kabul edilebilir değil.

Milli arayı verimli değerlendiremediği açıkça görülen Samsunspor’da, sezon başında izlediğimiz o hızlı, tempolu ve çabuk hücuma çıkan takım görüntüsünden eser yoktu.
Hücuma çıkışlar ağır, neredeyse “Rus tankı” benzetmesini hak edecek kadar yavaştı.
Bu da oyunun akıcılığını tamamen ortadan kaldırdı.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen Samsunspor, 72. dakikada bir kez daha Holse ile golü bularak skoru 2-1’e getirdi.
Ancak Konyaspor pes etmedi. 79. dakikada gelen golle skor yeniden eşitlendi: 2-2.
Karşılaşmanın son bölümünde tempo iyice yükselirken, Samsunspor 90. dakikada kazandığı penaltıyı Ntcham’la değerlendiremeyince sahadan 2-2’lik eşitlikle ayrıldı.

Samsunspor golü yedikten sonra 40. dakikaya kadar anca kendine gelebildi.
42. dakikada Samsunspor, Holse ile beraberliği yakalayarak soyunma odasına gitti.

İkinci yarıya iyi başlayan taraf Samsunspor’du. Ne var ki pas yapmada sıkıntı yaşadı. Etkili ve isabetli pas yapamayan Samsunspor, rakip kalede de etkili olamadı.

Samsunspor, takım oyunundan uzak futbolcuların sahada ne oynadığını da anlamış değilim. Futbol ekip, yani takım oyunudur. Bireysel oyunla maç kazanılmaz.

Coulibaly, sen nasıl bir futbol oynuyorsun?
Senin bu futbolun 3. sınıf ülkelerde bile oynanmıyor.

Samsunspor milli arayı iyi bir çalışma ile değerlendiremedi.
Nerede koşan, çabuk hücuma çıkan Samsunspor?
Rus tankı gibi atağa çıkıyor bu takım.

Bence futbol adına hiçbir şey yoktu Samsunspor’da.

72.dakikada Holse’nin attığı golle Samsunspor skoru 2-1 yaptı.
Konyaspor maçı bırakmadı. 79. dakikada Konyaspor skoru eşitledi: 2-2.
Samsunspor 90. dakikada penaltı kazandı.