Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Uluslararası Ticaret Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Sümeyye Uzun, Karadeniz'de ticari gemilere yönelik gerçekleştirilen dron saldırılarının bölge ekonomisi, deniz taşımacılığı ve Türkiye'nin dış ticareti üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendirdi.

SAMSUN HABER: Karadeniz'de tehlike büyüyor! Samsun için kritik uyarı

Evden düğün için ayrıldı! Saatler sonra acı haber geldi
Evden düğün için ayrıldı! Saatler sonra acı haber geldi
İçeriği Görüntüle

"SAMSUN LİMANI SAVAŞTAN EN FAZLA ETKİLENEN TÜRK LİMANLARI ARASINDA"

Samsun Limanı'nın coğrafi konumu nedeniyle Karadeniz'deki gelişmelerden doğrudan etkilendiğini belirten Uzun, limanın Rusya, Ukrayna ve diğer Karadeniz ülkeleriyle gerçekleştirilen ticarette önemli bir lojistik bağlantı noktası olduğunu söyledi.

Uzun, "Samsun Limanı, coğrafi konumu nedeniyle savaştan en fazla etkilenen Türk limanları arasında yer alıyor. Çünkü Rusya, Ukrayna ve diğer Karadeniz ülkeleriyle ticarette lojistik bir bağlantı noktası. Saldırılarda maddi hasar gören gemilerin Samsun Limanı'na getirilmesi, limanın ticari rolünün yanı sıra doğal bir sığınak rolü üstlenmesini de sağlıyor. Bu durum Samsun Limanı'na onarım ve liman hizmetleri açısından avantaj sağlasa da Karadeniz'deki can güvenliği riski ile ticaret hacmi ve lojistik faaliyetlerin kaybını telafi etmesi imkânsız" dedi.

Karadeniz'e sefer yapan gemilerin sigorta ve navlun maliyetlerinin yükseldiğini, güvenlik endişesinin ise bazı seferlerin iptaline yol açtığını ifade eden Uzun, Samsun merkezli bir firmanın filosundaki gemilere yönelik saldırılar sonrasında Karadeniz seferlerini durdurmasının kentte ticari ve lojistik gelirlerle istihdam üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu kaydetti.

Uzun, Samsun Limanı'nın karşı karşıya bulunduğu risklerin Trabzon Limanı başta olmak üzere diğer Karadeniz limanları açısından da geçerli olduğunu ifade etti.

 SAMSUN HABER: Karadeniz'de tehlike büyüyor! Samsun için kritik uyarı

"CAN GÜVENLİĞİ RİSKİ FİRMALARIN FİNANSE EDEBİLECEĞİ BİR MALİYETİN ÖTESİNDE"

Rusya ve Ukrayna ile ticaret yapan Türk firmaları açısından saldırıların en önemli sonuçlarından birinin güvenlik riski olduğunu vurgulayan Uzun, ticari gemilerde görev yapan mürettebatın güvenliğinin ekonomik maliyetlerden ayrı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Uzun, "Saldırılar, ticari gemiler için en başta can güvenliği riski demek ve bu risk, firmaların finanse edebileceği bir maliyetin ötesinde. Bu konu hakkında KOSDER'in yayımladığı değerlendirme raporuna göre, Karadeniz'deki ekonomik faaliyetler bir yana, denizcilerin saldırılarda hayatlarını kaybetmesi, can güvenliğinin tehlike altında olduğunun bir göstergesidir" diye konuştu.

Sorunun firmaların tek başına çözebileceği boyutu aştığını belirten Uzun, hukuk, diplomasi ve devletler düzeyinde bütüncül bir yaklaşım gerektiğini söyledi.

 SAMSUN HABER: Karadeniz'de tehlike büyüyor! Samsun için kritik uyarı

"SEFERLERİN DURMASI GIDA VE ENERJİ KRİZİNE YOL AÇABİLİR"

Karadeniz'in dünya ticaretinde tahıl ve enerji açısından önemli bir geçiş noktası olduğunu hatırlatan Uzun, güvenlik gerekçesiyle seferlerin tamamen durdurulmasının yeni ekonomik sorunları beraberinde getirebileceğini belirtti.

Uzun, "Karadeniz'e seferlerin iptal edilmesi veya tamamen durdurulması firmalar açısından bir çözüm gibi görünse de Karadeniz'in dünya ticaretinde önemli bir tahıl ve enerji geçiş kapısı olduğu düşünüldüğünde, böyle bir çözüm sorunları derinleştirerek hem firmaların gelir ve istihdam kaybına hem de Türkiye'yi ciddi şekilde etkileyecek gıda ve enerji krizine yol açar" ifadelerini kullandı.

Saldırılardan özellikle düşük kâr marjıyla faaliyet gösteren firmalar ile yaş meyve ve sebze gibi bozulabilir ürünlerin ticaretini yapan şirketlerin daha fazla etkilenebileceğine işaret eden Uzun, belirsizliğin uzun sürmesi durumunda büyük ölçekli şirketlerin de üretim, stok, kapasite ve teslimat planlarını alternatif güzergâhlara kaydırabileceğini dile getirdi.

 SAMSUN HABER: Karadeniz'de tehlike büyüyor! Samsun için kritik uyarı

"ALTERNATİF GÜZERGÂHLAR TAM İKAME OLAMAZ"

Karadeniz'e alternatif olarak Ukrayna ticaretinde Romanya ve Bulgaristan, Rusya ticaretinde ise Gürcistan ve Azerbaycan güzergâhlarının kullanılabileceğini belirten Uzun, söz konusu hatların Karadeniz'deki taşımacılığın tamamını karşılayabilecek kapasitede olmadığını söyledi.

Romanya-Bulgaristan koridorunda Tuna Nehri'nin yanı sıra demir ve kara yolu taşımacılığının kullanılabildiğini ifade eden Uzun, nehrin derinlik kısıtlamalarının yüksek tonajlı gemiler açısından sorun oluşturduğunu kaydetti.

Yüklerin daha düşük tonajlı gemilere aktarılmasının zaman ve maliyet kaybına yol açtığını belirten Uzun, Ukrayna ile Avrupa ve Türkiye'deki demir yolu hatlarının ray açıklıklarının farklı olmasının da taşımacılıkta ek maliyet oluşturduğunu dile getirdi.

Uzun, "Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna ticaretinde Balkan ve Kafkasya koridorları ancak tamamlayıcı koridor görevi görür. Asla tam ikame olamazlar. Karadeniz'deki ticaretin alternatif güzergâhlar yerine Karadeniz üzerinden yapılması neredeyse bir zorunluluktur" dedi.

 SAMSUN HABER: Karadeniz'de tehlike büyüyor! Samsun için kritik uyarı

"TAHIL KORİDORU BENZERİ SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR MODEL GEREKİYOR"

Karadeniz ticaretinin güvenli şekilde sürdürülebilmesi için diplomatik girişimlerin önemine dikkat çeken Uzun, "Bunun için de Tahıl Koridoru Anlaşması'na benzer, ancak uzun vadeli ve sürdürülebilir koridorların diplomatik adımlar aracılığıyla devreye alınması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Tahıl Koridoru Anlaşması'nın geçerli olduğu döneme ilişkin verilere de değinen Uzun, "Nitekim Tahıl Koridoru Anlaşması'nın geçerli olduğu 2022 yılında, TÜİK verilerine göre Türkiye'nin Ukrayna ve Rusya ile olan dış ticareti 2021 yılına göre yaklaşık yüzde 79,6 artmıştır" diye konuştu.

"RUSYA VE UKRAYNA İLE DIŞ TİCARETTE DARALMA SÖZ KONUSU"

Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna ile gerçekleştirdiği ticarette son dönemde gerileme yaşandığını ifade eden Uzun, TÜİK verilerine göre iki ülkeyle toplam dış ticaret hacminin 2024 yılında 58,8 milyar dolar seviyesindeyken 2025'te 55,8 milyar dolara düştüğünü söyledi.

Uzun, "Yaklaşık yüzde 5,13'lük bir gerileme söz konusudur. Artan güvenlik riskine bir çözüm bulunmazsa Türkiye'nin bu ülkelere yönelik dış ticaret hacmindeki daralma eğiliminin derinleşmesi bekleniyor" dedi.

Birçok taşımacılık şirketinin güvenlik nedeniyle Rusya ve Ukrayna limanlarına gemi göndermek istemediğini ifade eden Uzun, ihracatçıların taşıma konusunda yaşayacağı sorunların Türkiye'nin ihracat hacmini olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.

Rusya ve Ukrayna'dan ithal edilen tahıl, petrol ve sanayi girdilerinde yaşanabilecek aksamaların ise üretim maliyetlerini yükselterek enflasyon üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceğine dikkat çekti.

"TAHIL KORİDORU'NA BENZER BİR DENİZ KORİDORU AÇILMALI"

Ticari gemilere yönelik saldırıların savaşın tarafı olmayan ülkelere de ciddi maliyetler yüklediğini belirten Uzun, Türkiye'nin bu süreçte stratejik bir arabuluculuk rolü üstlenebileceğini ifade etti.

Uzun, "Türkiye'nin saldırıların durdurulması veya en azından Tahıl Koridoru'na benzer bir deniz koridorunun açılması hususunda stratejik bir arabulucu rolü üstlenmesi ihtimali yüksek. Buna ek olarak Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi gereği boğazları kontrol etmesi ve savunma sanayisinin güçlenmesi de bölgede jeopolitik bir güç unsuru olmasını sağlamakta" dedi.

"SAVAŞIN EN AĞIR BEDELİNİ SÖZ HAKKI OLMAYANLAR ÖDÜYOR"

Saldırıların ekonomik etkilerinin yanında insani boyutuna da dikkat çeken Uzun, ticari gemilerde görev yapan sivil mürettebatın güvenliğinin tehdit altında olduğunu vurguladı.

Uzun, "Saldırıların ekonomik boyutunun riskli olması bir yana, can güvenliğinin tehlikeye girmesi savaşın insani boyutunu da gözler önüne seriyor. Özellikle ticari gemilere yönelik saldırılarda tarafsız ve sivil gemi mürettebatının hedef alınması, sadece ekmeğini kazanma peşinde olan insanlar açısından psikolojik açıdan güçlü bir travma da oluşturmakta. Sonuçta saldırıların kime fayda sağlayacağı bilinmez ama her zamanki gibi savaşın en ağır bedelini, savaş kararında söz hakkı olmayanlar ödüyor" ifadelerini kullandı.

Samsun'da Havva Yurdunuseven Bayzat'dan fındık fiyatlarına tepki

OMÜ'ye 800 yataklı yeni hastane: Çalışmalar hız kazandı!

DAHA FAZLA SAMSUN HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Kaynak: İHA