İğneden ipliğe her gün zam yağıyor, hayat pahalılığı alev topu gibi her yeri yakıyor, emekçi, emekli aylık ve maaşlarına yapılan son derece düşük zam karşısında “Geçinemiyoruz, insanca yaşanabilir aylık istiyoruz” diye alanlarda haykırıyor, iş yapamaz duruma düşen esnaf kepenk kapatıyor, çiftçi para etmediğinden ürününü tarlada çürümeye bırakıyor.
Ekonomide yaşanan olumsuzluklar dar ve sabit gelirlinin satın alma gücünü hızla dibe doğru yuvarlarken milyonların haklı yakınmaları, feryatları “sıkı para politikası, mali disiplin” gerekçesiyle siyasi irade tarafından görmezden geliniyor. Toplumu cendereye alan ve yoksullaştıran olumsuz ekonomik tablonun geriletilmesi için sendikaların, meslek kuruluşu ile işverenve diğer sivil toplum örgütlerinin görüşleri, çözüm önerileri hiç dikkate alınmıyor. Oysa milyonların temsilcisi olan bu kuruluşların ortaya koyacakları görüşler son derece önemlidir.
Emekçi, emekli, çiftçi ile esnafın temsilcileri ve sözcüsü olan kuruluşlar, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Her demokratik ülkede olduğu gibi görüşleri ve önerileri mutlaka dikkate alınmalıdır. Milyonlarca dar ve sabit gelirli kitlenin sesi olan sivil toplum kuruluşlarının ekonomide yaşanan sorunlara ilişkin önerilerini ve taleplerini siyasi iradeye sunabilecekleri tek platform Ekonomik ve Sosyal Konsey ‘dir. Önemli organ olmasına karşın Ekonomik ve Sosyal Konsey (ESK)) 9 Şubat 2009’dan bu yana toplanamıyor.
Avrupa ülkelerinde hükümetlerin görüşlerine ve değerlendirmelerine son derece değer verdiği ESK, Türkiye’de anayasal kurum haline getirilmesine karşın 17 yıldır kağıt üzerinde kalarak işlevsiz hale geldi. İşçi, memur, işveren, esnaf ve çiftçi örgütü temsilcilerinden oluşan ESK, 17 yıl gibi çok uzun süre toplanamadı. Neden toplanamadığı da bilinmiyor. Hükümet tarafından bu konuda bir açıklama dahi yapılmıyor.
ESK’nın uzun yıllardır toplanamamasından ötürü başta hayat pahalılığı ve enflasyon olmak üzere temel ekonomik sorunlar ilgili sosyal taraflarla masaya yatırılıp değerlendirilemiyor. Oysa, sosyal ve ekonomik sorunların ele alınıp, irdeleneceği, hükümete öneriler sunulacağı tek platform Ekonomik ve Sosyal Konsey’dir. Lakin, siyasi iradeden toplanmasına yönelik tek ses yok. Muhalefet partileri ile sivil toplum kuruluşlarının ”acil toplansın” çağrısına yanıt bile verilmiyor. Görünen o ki, hükümetin gündeminde ESK yok.
17 Mart 1995 tarihinde Başbakanlık genelgesi ile temeli atılan, 12 Eylül 2010’da gerçekleştirilen anayasa değişikliği referandumuyla anayasal kurum haline getirilen ESK’nın düzenli olarak belirli aralıklarla toplanması amaçlanmıştı. Bir anlamda danışma kurulu olan konsey hükümete öneriler ve çeşitli seçenekler sunacak burada alınan kararların topluma sağlıklı şekilde ulaşması sağlanacaktı. Büyük savlarla anayasal statüye kavuşturulan ESK, bilinmeyen nedenden ötürü 5 Şubat 2009’dan bu yana toplanmıyor. Varlığı ve adı kağıt üzerinde kaldı.
Sosyal taraflar arasında diyalog sağlamak, uzlaşma ortamı yaratmak, sağlanan uzlaşma ile başta ekonomi olmak üzere toplumsal mutabakatla ülke sorunlarına çözüm bulmak amacıyla 2001 yılında 4641 Sayılı Ekonomik ve Sosyal Konsey’in Kuruluşu Yasası ile hayata geçirilen, yılda en iki kez toplanması gereken ESK bugüne değin salt 8 kez toplanabildi. Kurulduğundan bu yana sekiz kez toplanabilen, 17 yıldır unutulan konsey bir anlamda işlevini yitirdi, toplumu yakından ilgilendiren ve çözüm bekleyen sorunlar katlanarak arttı, artmaya devam ediyor.
ESK, çalışma barışı adına Avrupa ülkelerinin çok önemsediği bir kurum. Hükümetler konseyin kararını dikkate alıp, kararlarını aksaksız uyguluyor. Türkiye 2001 yılında kurulan, 2010’daki referandumla yasal statüye kavuşan ESK’ya Fransa’nın ardından anayasal statü kazandıran ikinci ülke olmasına karşın, uygulamada başarılı olamadı, sosyal taraflarla yeterli diyalog ve uzlaşma sağlanamadı. Yakınılan hayat pahalılığının ve enflasyonun dindirilememesinde sosyal tarafların görüşlerini dikkate almamak önemli rol oynuyor.
Eğer hedeflenen amaca ulaşılmak isteniliyorsa sivil toplum örgütlerinin taleplerine kulak verilerek ESK bir an önce toplantıya çağırılmalı. Dar gelirlilerin temel sorunları can yaktığı, cep boşalttığı günümüzde, toplumsal uzlaşmaya fazlasıyla gereksinim varken ESK bugünlerde toplanmayacak da ne zaman toplanacak?
Ekonomik ve Sosyal Konsey kağıt üzerinde kaldı…
Şükrü Karaman
Yorumlar