banner1313

banner1300

banner1334

13.02.2019, 09:25

Yusuf Kaplan Ne Söylüyor?

Kumaşı Anadolu tezgâhında dokunmuş olan, her daim zihin açıcı fikirler üretebilen, milli ve yerli bir aydın hüviyetine sahip bulunan Dr. Yusuf Kaplan’ı iki defa Samsun’da, birçok kez de televizyon ekranlarında dinleme fırsatı buldum. Gazete köşe yazılarını takip ettim. Son olarak katıldığı Veyis Ateş’in Haber Türk’te yayınlanan “Büyük Sorular” programında (16.12.2018’de) söyledikleri sözler ise bu yazının ilham kaynağını oluşturdu.

Ben Yusuf Kaplan’ı hem sûreten hem de sîreten Cemil Meriç merhuma benzetirim. Her ikisi de Batıyı görmüş, Batıyı okumaya ve anlamaya çalışmıştır. Ancak Yusuf Kaplan, Meriç’e göre daha fazla İslami kaynaklara vakıftır ve İslami bakış açısına sahiptir. Yani kısaca Meriç daha çok bir vizyon insanı iken, Kaplan daha çok bir misyon adamıdır, denilebilir. Burada benim de beğendiğim, Kaplan’ın zihin açıcı, yön belirleyici, yol gösterici, kimi söylemlerini ve beylik cümlelerini siz değerli okurlar için bir kez daha hatırlatmaya çalışacağım:

“Türkiye sömürgeleştirilemeyen tek ülkedir; ancak kendi kendini sömürgeleştiren de tek ülkedir.

Dünyada yaşamak ama dünyayı yaşamamak, dünyanın cazibesine kapılmamak; nefse ayak uydurmamak. Bütün mesele bu.

Mimar Sinan yalnızca imar etmedi, aynı zamanda ibadet etti.

Medya, eğitim, kültür, sosyal yapı ve gençlik. Bu beş alanda sefih bir sekülerleşme ve tefessüh yaşanıyor. Eğer bu beş hayatî alanda İslâmî değerler, anlam haritaları ve kök-paradigmalar üzerinden yeniden Müslümanlaşmamızı sağlayacak bir dalga-kırma harekâtı gerçekleştiremezsek, bu toplumun kökleri kurur, ülke kıyıya vurur ve kurda kuşa yem olur. Olan, bize bakan, umutlarını bize bağlayan İslâm dünyasına olur.

Osmanlı anlaşılamadı; anlaşılamadığı için de aşılamadı.

1258’de Moğollar Bağdat’ı işgal etti. Müslümanlar zihinlerini ve zeminlerini yitirmediler. Bununla birinci medeniyet krizini atlattılar. Nizamü’l-Mülk, Nizamiye Medreselerini kurarak medeniyetin yeniden inşasını sağladı ve bin yıl sürecek yeni bir süreci başlattı.

Gazali Teorisyen, Nizamü’l-Mülk kurucu, Melikşah ise uygulayıcıydı.

Komünist Hikmet Kıvılcım bir yerde ezan okunurken konuşmasını keser ve sonra der ki; “Ezan bu milletin ruh köklerini özetleyen bir metindir.”

On altı yıllık bu son dönemde Türkiye, kendi medeniyet coğrafyasına açıldı ve bu da karşılık buldu.

Dünyada güce dayalı bir medeniyet kuruluyor. Çeyrek asır etkisi devam edecek. İnsanlık kendi acılarıyla ve sorunlarıyla yüzleşecek ve sonra öze dönüş başlayacak.

Köklere inemezseniz göklere yükselemezsiniz.

Mevziiniz mevzunuzu belirler. Bulunduğunuz yer konuştuğunuz şeyi belirler.

"Bizde potansiyel var, fikir var, plan yok."

"Bugünkü İslam Dünyası; İslam'ın değil, sömürgeci Batı'nın şekillendirdiği bir dünyadır."

İktidar insanı bozar.

 Sorular cevaplardan daha soyludur.

 “Başkalarının kavramlarıyla kendi dünyanızı kuramazsınız; dünyaya kral olamazsınız. Olsanız olsanız kralın soytarısı olursunuz.”

Müslüman bulunduğu yerin şeklini alan değil; bulunduğu yere, şeklini veren kişidir.

Araçların, amaçların yerine geçtiği bir dünyada yaşıyoruz.

Türkiye dünyanın ruhudur. Türkiye toparlanabilirse dünyayı toparlayabilir.”

Bir kısmı özdeyiş, bir kısmı beylik cümle, bir kısmı temenni, bir kısmı tespit ve bir kısmı da tembih mahiyetinde olan bu cümleler, kanaatimce yürekten söylenmiş, duygusal ve bir o kadar da hakikati ifade eden sözlerdir, diye düşünüyorum ve içselleştiriyorum.

Yorumlar (6)
Mehmet BOZKURT 7 ay önce
Yusuf Kaplan'ın fikirlerini bizlere iletip, Cemil Meriç ile benzer yönlerini söylemeniz çok yerinde olmuş. Hocam, emeğinize sağlık.
ERDOĞAN KARA 7 ay önce
Cok güzel bir yazınız daha, teşekkür ederim
Mahmut Yılmaz 7 ay önce
Hocam yazınız ve tespitleriniz güzel.
Süleyman erkan 7 ay önce
Hocam cok güzel bir yazi elinize sağlık.
Abdülhamit Toprak 7 ay önce
Sayın hocam emeğinize sağlık, çok güzel bir yazı olmuş!
kerim canikli 7 ay önce
Yusuf KAPLAN'ı, Cemil MERİÇ merhuma benzettiniz ya maşAllah diyelim. Yusuf KAPLAN bıyıksız bir taliban kafadır, Cemil MERİÇ'le tek ortak yönü de ikisinin de bıyıksız olmasıdır.