banner1313

banner1300

banner1334

banner1337

12.12.2018, 09:14

Yeni yıla nostalji…

Aslında bu bir nevi rol çalma olayıdır. Hani yeni yıla yaklaşırken, herkes yeni umutları yazmaya başlayacak ya, ben onlardan önce çalakalem dalayım dedim konuya ki, onlara bir şey kalmasın.

Nasıl bir bencilliktir benimki değil mi?

Siyasetin göbeğinde siyasetten uzak bir yazı yazacağım ve tüm yazarlar beni kıskanacak.

Şefim İsmail Başaran, “Ali’dir ne yapsa yeridir” diyecek.

Avni Demir’i saymıyorum bile, “Yav Ali Orhan bu, yine sallamıştır” diyerek tembelliğini kapatmaya çalışacak.

Ragıp Göker, en büyük rakibim, bir kere adam gözlerinin renginden dolayı benden bir adım önde.

Yusuf Ziya Çakır ile kulvarlarımız farklı, o şimdi hepimizin gururu Samsun Gazeteciler Cemiyeti Başkanı.

Ben mi, ben bildiğiniz gibi hala ameleliğe devam.

Unutmadım sabret Davut Aktaş, sana da sıra gelecek, yeni yıl içinde yine Balıkçı Gündüz’ün oradan kocaman bir Kalkan Balığı fotoğrafı çekmişsindir, göbeğine de nazarlığı unutma ha.

Necdet Uzun’a sıra gelince yaşı benden ufaktır ama mesleki anlamda saygı duyduğum ve çıtayı hep yüksekte tutan bir duayendir. Gittiği her yerde bir numara olmayı başarmış, geçmişinde de bunu kanıtlamış bir ustadır.

Eee herkesi yazarım da çiçeği burnunda Genel Yayın Yönetmenim Okan Aralan’ı boş geçer miyim. İnanın Okan aklıma geldikçe, hep Zeliş’i istediğimiz akşam gözümün önüne gelir. Zelişlerin evinin karşısındaydı evleri. O zamanlar. Şimdi aynı evde Sefa amca oturuyordur. Allah sağlıklar versin.

Okan’ın meslekteki başarısı hepimizin gururu olmuştur.

Bir de bizi bırakıp gittiğinde kızdığımız Necmi Hatipoğlu vardır. Samsun’un bence yetiştirdiği önemli değerlerden biridir. NTV’de ATV’de onun haberlerini izlerken hem gururlanmış hem de gözyaşlarımıza hakim olamamışızdır.

Sözde yeni yıl yazısı yazacaktım, hani adettendir diye. Sevinçlerimiz ve beklentilerimiz olacak ya.

Böyle bir ülkede yeni yıl ile eskisinin arasında ne fark var ki, bakın sağdan saydık, soldan saydık sayımız aynı.

Elbette genç arkadaşlarımızı asla önemsemezlik yapmam. Onlar da dilerim yıllar sonra böyle bir yazı kaleme alır.

Bu saydığım isimler gazeteciliği sokakta yaparken ülkenin durumu ne ise bugün de öyle demek isterdim ama ne yazık ki, biz o zamanlar daha mutluyduk.

Dosttuk, arkadaştık ama mesleki açıdan birbirimizi atlatmaya bayılırdık.

Özel haberlerimize dokunmazdık, emeğe saygı vardı.

Peki şimdi bir bakın bakalım, ne büyüğe saygı kalmış, ne siyasette saygı.

Ekonomi tepetaklak.

Üretim hak getire.

Kamu İktisadi Teşekkülü yani KİT’lerden eser yok.

Tarım üreticisi kan ağlıyor. Ticaret çukurda. Protesto olan çek sayısındaki artış tavan yapmış.

Türk Lirası’nın değeri yerlerde sürünüyor.

Emeklinin bir tek dilenmediği kaldı. Öğretmenler açlık sınırında.

Memuru anlatacak memnuniyet yok, lügatlerde.

Kapanan işyeri ve firma sayısını eski facit makineleri ile toplayacak hızlılıkta değiliz.

Bütün bunları göz önüne alıp yeni yıl yazısı mı yazılır.

İnsan hakları ihlallerine her gün yenileri katılırken…

Kadınlarımız hala sokakta namus cinayetine kurban giderken.

Çocuk gelinlere düğün yapıp, Ankara Çiftetellisi çaldırıp oynarken yeni yıl yazısı mı yazılır.

Dağlarına karlar yağmış memleketimin.

Gerisi sadece takvim yaprağı ve rakam değişimi…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!