Yargının mutlak butlan kararı ile CHP genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 820 delegeden toplanan imzaya karşın, olağanüstü kurultayı yapmayacağı hemen hemen kesinleşti. Partinin seçilmiş başkanı Özgür Özel’in “ Parti bir an önce olağanüstü kurultaya gitsin” talebi Kemal Kılıçdaroğlu ekibi tarafından “tedbir” kararı gerekçesiyle karşılanmıyor. Kılıçdaroğlu eylülde mahalle seçimlerini başlatarak 4-5 aylık sürede olağan kurultayı yapma hesabında. Böylece olağanüstü kurultay istemlerine kapıyı kapattı. Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi “tedbir kararı varken olağanüstü genel kurul yapamazsınız” sözlerini sürekli yineliyor. Ancak öne sürdükleri tedbir kararı partiden ihraçlarda dikkate alınmıyor. Öyle ya “tedbir kararı” varsa o zaman milletvekilleri partiden neden ihraç ediliyor, seçilmiş il başkanları neden görevden alınıyor. Salt olağanüstü kurultay gündeme geldiğinde mi bu karar engel olarak görülüyor.
Özgür Özel’in kurmayları olağanüstü kurultay için girişimlerini sürdürmeye devam edecek. Ancak Kılıçdaroğlu’nun 820 delegenin imzasına rağmen kurultayı toplamayacağı kesin gibi. 4-5 Kasım 2023’te gerçekleştirilen 38. olağan kurultay mutlak butlan kararı ile ortadan kalktığından CHP’nin olası baskın veya erken seçime katılamama riski var. Zira siyasi partiler yasasına göre 6 yılda olağan kurultayını yapmayan parti seçime katılamıyor. Bu tehlikeye dikkat çekerek bir an önce olağanüstü kurultayın toplanmasında ısrar ediyor Özgür Özel. Ne var ki Kemal Kılıçdaroğlu ekibi işi ağırdan alıyor. Temmuzun sonuna dek kurultayı gerçekleştirilmesi zorunluluğunu ciddiye almıyorlar, tehlikenin farkında değiller.
Bu durumda Özgür Özel ve arkadaşlarının yeni partiye yönelmeleri kaçınılmaz hale geliyor. Temmuz ortası veya sonuna dek “baba ocağı CHP”de kalarak kurultay mücadelesini sürdürecekler. Umutlar tümü ile tükenince yeni parti kurmaları ya da kurulu bir partiye geçmeleri söz konusu olacak. CHP’den ayrılarak, yeni parti ile yola devam etmek zor olsa da koşullar bunu gerektiriyor. Artık CHP tabanının beklentisi de bu yönde. Kemal Kılıçdaroğl’unun inanılmaz ve şaşırtıcı tutumu seçmeni şoke ediyor. SÖZCÜ TV’de çıktığı programda sorulara verdiği yanıtlarla izleyenleri ters köşe yaptı. Sorulara ya hep kaçamak yanıt verdi ya da gazetecilere soru sorarak merak edilen konuları geçiştirdi. Sürekli “arınmadan” söz eden Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ve yönetiminin yargılandığı İBB İddianamesini okumadığını söyledi. Bilgi sahibi olmadığı iddianame üzerinden eski yol arkadaşlarını “yargıdan aklanın, ondan sonra gelin” diyerek suçladı. Yani peşin hüküm verdi. O insanlar yarın yargıda aklanırsa ne olacak. Hem iddianameyi okumuyor hem belediye başkanlarını suçlu sandalyesine oturtuyor.
Kılıçdaroğlu, üstlendiği görevden ötürü oluşan tepkileri yumuşatmak için “Partiye bir kaymakam atanmasını kabul etmem. Eğer kayyım olarak bir vali ya da kaymakam atansaydı daha mı iyi olurdu” sözleri ile kendi görevini, mutlak butlan kararını meşrulaştırmak istiyor. O programda söz ettiği birçok konuda potlar kırdı Kemal Kılıçdaroğlu. Kamuoyu ve partili seçmen, söylediklerine sosyal medyada tepkilerini anında gösterdi. 13 yıl CHP’nin genel başkanlığını yapan bir kişinin böyle bir konuma gelmesi, yoğun eleştirilere uğraması gerçekten çok üzücü. 13 seçim yitirmesine rağmen 13 yıl o koltukta oturmak hiç kimseye nasip olmamıştı. Özgür Özel bir yanda olağanüstü kurultay mücadelesini sürdürürken
diğer yanda mitingler yerine yurdun çeşitli illerinde halkın içinde yer alıyor. Sandalye üzerinde meydanlarda yaptığı konuşmalarda, tarlada, seralarda, fabrikalarda emeklinin, işçinin, çiftçinin, köylünün, esnafın yanına giderek sorunlarına değiniyor. Gittiği her yerde müthiş sevgi seli ile karşılanıyor. Öylesine büyük ilgi ve sempati var kendisine. Halk, hayat pahalılığından, yoksullaşmaktan, cebi ve mutfağının yanmasından öylesine bunalmış ki, umutla Özgür Özel’e sarılıyor. O da bu sevgiye karşılık kibirlenmeden, alçak gönüllü tutumla karşılık veriyor. Halk kendisini sevdi, bağrına bastı. Yaz boyunca ikiye bölünen CHP'deki gelişmelere ve yeni parti girişimlerine odaklanacak siyaset. Aslında hayat pahalılığından canı yanan halkın çözüm bekleyen öyle çok sorunu var ki. Bu gündem unutuldu.