Salgının kahramanları…

Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünyayı esir alan korona belasından ötürü salgının kahramanı emekçiler, 1 Mayıs’ı alanlardan yoksun, geçen yıl olduğu gibi yine sanal ortamda kutladı.
Bir yılı aşkın süredir virüsle boğuşan ülkemizde “Emeğin en yüce değer” olduğu zor süreçte bir kez daha kanıtlandı. Salgın döneminde 400’ü aşkın arkadaşını virüse kurban veren buna rağmen ölümü göze alarak hastaları yaşama döndürme uğraşındaki sağlık ordusu, 24 saat demeden siparişleri en kısa sürede teslim etmeye çalışan kelle koltukta koşuşturan motokuryeler, belediye emekçileri, kargo şoförleri ve çalışanları, itfaiye personeli, apartman görevlileri, ekmek ve gıda üretim yerlerinde mesai kavramı olmaksızın ter akıtanlar, her türlü riski göze alarak evlerinde hapis kalan halka hizmet götürdü, götürüyor… Çoğu aşı olmadığı halde virüs kapma tehlikesine karşın üstlendikleri görevleri hayatları pahasına yerine getiriyorlar.
Salgının özverili kahramanları, zor görevlerinin bedelini en ağır şekilde canlarıyla ödüyorlar… Söz verildiği halde hakları ve ek mesaileri verilmeyen sağlık emekçileri gibi. İşyeri kapanmalarından ötürü ücretsiz izne gönderilerek günlük 50, aylık 1500 lirayla geçinmeye mahkum olan onlar. Kısa çalışma ödeneği kapsamında ellerine geçen en az ücretlerinin yüzde 60’ı, en çok brüt asgari ücretin yüzde 150’si kadar para ile ailesini geçindirmeye çalışan onlar. Cadde ve sokaklarda adeta yarış atı gibi motorları ile uçan trafik kazasına uğrayan onlar. Nitekim 1 yılda siparişleri bir an önce yetiştirmeye çalışan 200’e yakın motokurye trafik kazalarında yaşamını yitirdi. Bu denli önemli hizmeti gerçekleştirmediklerine rağmen, apartman kapılarına asılan “kuryeler giremez” yazısı ile aşağılanan, hor görülen yine onlar.
4857 sayılı iş yasasının 25. maddesinde yer alan Kod-29 uygulaması ile onurları ile oynanarak işlerine son verilen onlar. İşverenler, tümü ile ortadan kaldırılması gereken Kod-29’a dayanarak, yani “iyi ahlak kurallarına aykırı davrandığı” gerekçesiyle çalıştırdığı emekçiyi kıdem ve ihbar tazminatı ödemeden kolayca kapının önüne koyabiliyor. Daha çok sendikalaşmanın başladığı işyerlerinde keyfi ve acımasız şekilde hayata geçirilen uygulama sonucu salgının tırmanmaya başladığı geçen yıl 177 bine yakın emekçi ekmeğinden oldu. Kod-29’la iş akitleri feshedilen emekçi kıdem ve ihbar tazminatı alamadığı gibi, işsizlik sigortası fonundan yararlanamıyor, yargı sonucuna dek başka bir işyerinde çalışamıyor. İşte bu denli acımasız ve can yakıyor Kod-29. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı uygulamayı revize etse bile eski tas eski hamam örneği işçi kıyımı acımasızca sürüyor. Ne yapsın işini, aşını yitiren emekçiler. Bir yanda ölümcül virüs tehlikesi diğer yanda işsizliğin pençesinde kıvranmak…
Alanlardan uzak bayramını kutlayan emekçiler, Kod-29 ve ücretsiz izin uygulamasına son verilmesini, herkese aşı herkese gelir desteği sağlanmasını, çalışırken hastalanan emekçiler için Covid-19 iş kazası ve meslek hastalığının kabul edilmesini, asgari ücret üzerindeki tüm vergi ve kesintilerin kaldırılmasını, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını, işsizliğe karşı kamu istihdamının artırılmasını, emekçinin işsizlik sigortası fonundan daha çok yararlanmasını, elektrik su doğalgaz ve iletişim faturalarındaki dolaylı vergilerin sıfırlanmasını, örgütlenme toplu sözleşme grev hakkı önündeki engellerin kaldırılmasını, en düşük emekli aylığının net asgari ücret düzeyine yükseltilmesini talep ediyor. Salgın kahramanlarının, üretenlerin son derece makul ve insani talepleri görmezden gelinemez…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir