doğa yataks cemre
 
5s dikey akın bilgi

Karadeniz’i Koruyalım…

Daha Fazla Göster

Eğer önlemler şimdiden alınmazsa, temiz suyu ile öne çıkan Karadeniz’i gelecekte yoğun kirlilik bekliyor.
Marmara Denizi’ni bitirme aşamasına getiren deniz salyası ve yoğun kirliliğin (müsilaj) Karadeniz’de de görülebileceği uyarısında bulunuyor bilim insanları.
Geçtiğimiz bahar aylarında yılların birikimini kusan Marmara’da müsilaj yüzeye vurmuştu. Diplerdeki kirlilikten ötürü oksijen tükenmiş, balıklar ölü halde yüzeye çıkmıştı. Sanayi tesislerinin denetimden yoksun saldığı atıklar ve insan eli ile kirletilmenin acı bedelini, çok ağır ödüyor iç deniz Marmara.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle yürütülen çalışmalar sonucu yüzeye vuran müsilaj bir ölçüde temizlendi. Lakin, dipte hala yoğun kirlilik egemen ve deniz salyası varlığını sürdürüyor. Oksijen yetersizliğinden balık ve diğer deniz canlıları için tehlike savuşturulmuş değil. Bu denizde avlanan balıkların sağlığı tehdit ettiğine ilişkin tartışmalar var. Bir bölüm bilim insanı balıkların yenmemesini belirtirken, diğerleri rahatlıkla tüketilebileceğini ifade ediyor. Farklı görüşler kafaları karıştırıyor.
Sanayi tesisleri tarafından Körfez ve Ergene Nehri’ne denetimsiz ve sorumsuzca salınan atıklar, kimyasallar Marmara Denizi’ni müsilajlı hale getirdi. Eğer ciddi önlemler alınmazsa, son nefesini vermek üzere. Nedeni de “Ergene’yi Kurtarma Projesi” kapsamında sanayi atıklarının mevcut kirlilik yetmezmiş gibi borularla Marmara Denizi derinliklerine bırakılacak olması.
Çevre örgütü Greenpeace Marmara Denizi’nin daha fazla kirliliği kaldıramayacağını vurgulayarak “Vanayı kapat” kampanyası başlattı. Yeşil doğanın korunması amacıyla gerçekleştirdikleri başarılı eylemlerle adını duyuran Greenpeace, Ergene’deki vananın kapatılmaması halinde Boğaziçi ve Çanakkale Boğazı aracılığı ile Ege, Akdeniz ve Karadeniz’in de hızla kirleneceğini, Marmara gibi bitme aşamasına geleceğini belirterek olası tehlikeye dikkat çekiyor.
Marmara gibi iç deniz olan Karadeniz, diğerlerine göre şu aşamada en temizi. Son yıllarda kirlenme yaşansa bile hala temiz ve berrak suyu ile öne çıkıyor Karadeniz. Ne var ki, bölgede yaygınlaşan adına Katı Atık Bertaraf Tesisi denilen, ancak vahşi depolama alanından öteye gidemeyen çöplüklerin sızdırdığı kirli su içme suyu ile birlikte denizi de tehdit ediyor. Giresun’un Çavuşlu Beldesi’nde kurulan çöp depolama alanı, bunun en yalın örneği. Bunun gibi bölgede denize kirli su salan sanayi tesislerinin varlığı gerçek.
Bilindiği gibi, Gerze, Perşembe ve Yomra’da faaliyetini sürdüren balık çiftlikleri mevcut. Yenilerinin kurulması da öngörülüyor. Buralarda yetiştirilen somon, alabalık, çipura ve levrek türü balıkların dış satımından gelir elde edilse bile denize ve doğaya verdiği zararı örtemez. Balık yemlerinin oluşturduğu kirlilik malum. Açıklarda kafeslerde balık yetiştirilmesine karşın kirlenmeye yol açtığı ve kıyıya vurduğu aşikar. Bodrum’da deniz çiftliklerinin oluşturduğu kirlenmenin benzerini yaşamak istemiyor Karadenizli.
Yeni balık çiftliklerine, çöplüklere ve siyanürle altın arama çalışmalarına direnen bölge halkı denizlerini, Karadeniz’i korumaya çalışıyor.
Hızla kirlenen denizde ne yaşam ne de balık zenginliği olur. Aksine balık türü azalır, sonlanır. Müsilajın esir aldığı Marmara, Karadeniz’e kötü örnek…

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir