doğa sürücü kursu cemre
 
5s dikey arslan bilgi

KUR’AN NASIL BİR KİTAPTIR?

Daha Fazla Göster

Kur’an, M.610 yılı şubat ayı Kadir gecesinde “ikra” ile inmeye başlayan ve 13 Haziran 632 yılında tamamlanan ayetlerden oluşan Allah’ın anlamsal sözcüklerinin Cebrail meleği aracılığıyla Hz. Muhammed’e Arapça olarak indirilen bir kitaptır.
Hz. Peygambere Cebrail meleğinin getirdiği vahiy ayetleri, Hz. Peygamberin denetiminde vahiy katipleri tarafından yazılırdı. Hz.Peygamber ölümünden önce 632 Haziran ayının ilk günlerinde ayetlerin ve surelerin yerleşmesini son mizanpajını yaparak, bir kitap haline getirilmiştir.
Hz. Ebubekir bir komisyon kurarak bir kitap haline getirdi.
Hz. Osman bu nüshayı çoğaltarak eyaletlere göndererek Müslümanların Kur’ân okuma birliğini sağlamaya çalıştı.
Hz. Muhammed ve sahabeler zamanında Kur’an ayetlerinde hareke,nokta,cüz ve cizip işaretleri yoktu. Kur’an ayetlerine hareke Ebu’l-Esved e’d-Düeli ile başladığı söylense de, günümüzde kullandığımız harekeleri bulan e’l-Halil b. Ahmed adlı bilim insanıdır( İsmail Cerrahoğlu, Tefsir Usulü, Ankara, 1971, s.88).
Kur’anı okumayı kolaylaştırmaya yönelik çalışmalar aslında yüce Allah’ın ve Rasulünün emrine uygun çalışmalardır. Bunu Hz. Muhammed “Kur’an yedi harf üzerine nazil olmuştur, hangisi kolayınıza gelirse onu okuyun” buyurarak, açıkça vurgulamaktadır.
Hz. Peygamber anlamı değiştirmedikçe Kur’an’ın her türlü okunuşunu uygun gördüğünü şöyle açıklamaktadır:
“Ey Ömer! Mağfiret ayetini azab, azab ayetini mağfiret olarak değiştirmedikçe, Kur’an’ın her okunuşu doğrudur” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, Mısır, 1313, C.IV, s.30)
Kur’an’da iki durak arasında cümle sayılan ifadelere “ayet” denir. Uzun cümleler halinde ayetler olduğu gibi, kısa hatta bir harf olan ayetler vardır.
Ayetlerin sayısı yaklaşık 6666 olarak kabul edilir.
Kur’an’ın “Besmele” ile ayrılan bölümlerine “sûre” denir. Kur’an’da 114 “Sûre” vardır.
Kur’an’ın en önemli özelliklerinden biri “İcâz”dır. “İcâz”, muhataplarını kendinin benzeri bir kitap getirmekten aciz bırakmaktır (O.Zümrüt, Kur’an’ı Nasıl Okumalı, s.58)
Kur’an insanlığa hayat için gerekli yol gösteren çok çeşitli konuları içermektedir.
“Çok açıktır ki, Arapça bilmeyenlere davetin ulaştırılması, tebliğin özü olan, Kur’an’ın o Arapça bilmeyenlerin diline tercüme edilmesine dayanır”(O.Zümrüt, Kur’ân’ı Nasıl Okumalı,s.79).
Kur’an’ı Hz. Muhammed sahabeye kendi diliyle anlatıyordu: Okuyor, yazdırıyor ve ezberletiyordu. Sahabe kavrayamadığı veya uygulamada sorunla karşılaşınca hemen Hz. Peygambere koşup soruyor ve doyurucu açıklama alıyordu. Ancak Hz. Peygamberimizin vefatından sonra Kur’an’ı anlamada ve uygulamada sorunla karşılaşınca, artık soracakları Hz. Peygamber yoktu. Onun hadislerinde de yeterli açıklama bulamayınca bu kez kendileri Hz. Peygamberin öğüdü gereği yüce Allah’ın ayetlerini Kur’an ve hadis ilke ve içeriklerine ters düşmeyecek biçimde yorumlama yoluna gittiler. Bu da “Kur’ânyorumbilimi’ni/Tefsiri” doğurdu.
Kur’ânyorumbilim,bütün ayetlerin iniş nedenleri,lafızları, anlamları ve uygulamaya yönelik hedefleri ve benzeri açılardan ele alıp Müslümanların uygulamalarına yönelik açıklamalar ve bilgiler vermiştir ve vermeye devam etmektedir.(e’l-Buhârî, e’l-Câmi’u’s-Sağîr, Beyrut,1314, C.I, s. 119; e’d-Dârimî, Sünen, Beyrut, C.I, s.323).
Kur’ânyorumbilimi önce “Rivayet” biçiminde başlayarak sonra “Dirayet” biçiminde sürmüştür. Bugün “Dirayet Kur’ânyorumbilimi” daha ağırlık kazanmıştır. Çünkü “Dirayet Kur’ânyorumbilimi” yeni sorunlara çözüm getirmektedir.
Kur’an sınırlıdır; sorunlar ise çoktur ve sayısızdır. Sınırlı ayetlerle sınırsız ve sayısız sorunlara çözüm ancak âyetleri yorumlamakla olmaktadır. Çünkü bu yöntem Hz. Peygamberimizin sağlığında bizzat kendisi tarafından uygulanmıştır.
Kur’an’ın “tercüme” ve “yorumu/tefsiri” hem yüce Allah tarafından emredilmiş hem de Hz. Peygamberimiz tarafından uygulanmış ve tavsiye edilmiştir.
Yüce Allah, Hz. Peygamberimize “tebliğ etmek görevini” verirken Kur’an’ı insanlara anlayacakları biçimde bildirmesini açıkça emretmiştir:
“Ey Allah Elçisi! Rabbinden sana indirileni duyur; eğer bunu yapmazsan onun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur” (Kur’ân: Mâide 5/67).
Hz. Peygamberimizin Kur’an’ın insanlara açıklanmasının ve kavratılmasının kendisi tarafından uygulanmasının yanı sıra, sahabenin şahsında bütün Müslümanlara “Kur’an’ı açıklama ve bildirme görevi” yüklediğini birçok hadislerinde açıkça bildirmektedir: Bu hadislerden birini sunalım:
“…Burada bulunanlarınız bulunmayana “tebliğ” etsin; çünkü, siz (Allah yoluna) davet edicilersiniz…” (Ebu Abdirrahman Ahmed e’n-Neseî, Sünenu’n-Nesaî, Mısır, 1930, Muhyiddin-i Nevevî, Sahîhu Müslim bi-Şerhi Nevevî, e’t-Tab’atu’l-Ulâ(Birinci Basım), Beyrut, 1929/1347, C.I, s.186)
Okumak yazmak dahil tüm işlerimiz verimli olması için asıl kaynaklarına bakarak ve temel bilgilere dayanarak olmalıdır. İşlerimizin iyi olması bilgili olmaya bağlıdır.
***
MASKEYİ TAM TAKIN
BURNUNUZ AÇIK OLMASIN.
MÜSLÜMANSANIZ BUNU YAPINIZ.
KENDİNİZE VE BAŞKASINA ZARAR VERMEYİNİZ!
MASKE TAKMAK YETMEZ. SOSYAL MESAFEYİ DE KORUYACAĞIZ. TEMİZLİK (HİJYEN) İMANIN YARISIDIR buyuruyor Peygamberimiz Hz. MUHAMMED SAV.
Yüce Allah’ın buyurduğu
“Kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayınız” ayetini unutmayınız. (Kur’ân: Bakara 2/195)
Sıkıntılarımızı giderecek bizi MİLLETÇE Covid-19’dan ve başka sıkıntılardan kurtaracak ve de kucaklaştıracak
Odur O(Hu Allah Hu).

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir