doğa yataks cemre
       
5s dikey akın Mega Halı

KUR’AN’IN ELE ALINIP OKUNMASI…

Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sonuç olarak, bugün geçmişle sıralanan görüşlerin geçerliliğini yitirdiğini, en azından bugünün ihtiyaçlarını karşılayamadığını görüyoruz. Çünkü, inanmayanları İslama, Allah yoluna davet etmek farzdır. Davet ise, onlara Allah’ın insanlığa verdiği bilgi olan Kur’an’ı okutmakla başlar. Onlara Kur’an’ı okutmayı engellersek, onları ne ile İslama davet edebiliriz?
Elimizdeki Kur’an’ı kafir, putperest ve inanmayan tutmaktadır. “Kafirin Müslüman olması için, tutmak, okumak, anlamak imkanı Kur’an tarafından kendisine verilmiştir” (Hüseyin Atay, Kur’an’a Göre Araştırmalar I, Ankara, 1993, s. 30)
Öte yandan, inanmayanların dokunması veya okuması ile doğrudan ilgili bir ayetin olmadığını söyleyenler vardır (Hüseyin Atay, Kur’an’a Göre Araştırmalar I, Ankara, 1993, s. 50)
Kur’an’ı anlaşılmasını engellemeye yönelik her yorum her hareket başını Velid b. Muğire’nin çektiği Mekkeli müşrik Arap kabilelerinin Hz. Peygamberin ve sahabenin Kur’an okumasının etkisinde kalmalarını engellemek için “Kur’an’ı dinlemeyi ve duymayı” boykot edip, gürültü yaparak dinlememek kararlarına benzetebiliriz.(Ali Himmet Berki ve Osman Keskioğlu Hâtemu’l-Enbiya Hz. Muhammed ve Hayatı, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 11. Baskı, Ankara 1986, s. 100-101).
Çok acıdır ki, İslam bilginleri bazen konuları ince eleyip sık dokuyup aşırı hassas olmaktan böylesine, İslamın özüyle tutarsız sonuçlara varabiliyorlar. Kaldı ki, Hz. Ömer, Müşrik haliyle Kur’an’ı dinlemiş ve ondan sonra Müslüman olmuştur. (Neşet Çağatay, Başlangıçtan Abbasilere Kadar, (Dini-İctimaî-İktisadî-Siyasi Açıdan) İslam Tarihi, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1993, s. 180-181). Bu gerçek olayı bile, bu 11-12. yüzyıl İslam alimleri nasıl anlamışlardır, aklın alacağı iş değildir. Çünkü, otoriter geleneksel bir çevre, kaçınılmaz olarak, tüm bilgilerin değişmez, tüm kitapların ezberlenmesi ve belli oranda saygı duyulması gerektiği şeklinde bir toplumsal koşullanma içerir” (Pervez Hoodbhoy, İslam ve Bilim (Bağnazlığa Karşı Akılcılığın Savaşımı), Çev.: Eser Birey, Cep (Düşün) Kitapları, 2. Baskı, İstanbul, 1993, s.183). Oysa, İslam’da koşullanmanın hiçbir türü, hoş görülmemektedir. Sürekli koşuşturma ve çaba, inançlılığın arkasından istenmektedir. Bu çabaların bilinçli olması ön koşuldur. Bilinç ise, dini anlamda Kur’an okumakla elde edilir. Eğer inanmaya çağırdığınız insanlara, Kur’an okumayı yasaklarsanız, onları Allah yoluna ne ile ve nasıl çağırırsınız?

MASKEYİ TAM TAKIN
BURNUNUZ AÇIK OLMASIN.
MÜSLÜMANSANIZ BUNU YAPINIZ.
KENDİNİZE VE BAŞKASINA ZARAR VERMEYİNİZ!
MASKE TAKMAK YETMEZ. SOSYAL MESAFEYİ DE KORUYACAĞIZ. TEMİZLİK (HİJYEN) İMANIN YARISIDIR buyuruyor Peygamberimiz Hz. MUHAMMED SAV.
Yüce Allah’ın buyurduğu
وَلَا تُلْقُوا بِاَيْد۪يكُمْ اِلَى التَّهْلُكَةِۚۛ
“Kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayınız” ayetini unutmayınız. (Kur’ân: Bakara 2/195)
Sıkıntılarımızı giderecek bizi MİLLETÇE Covid-19’dan ve başka sıkıntılardan kurtaracak ve de kucaklaştıracak
Odur O(Hu Allah Hu).


E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir