banner1313

banner1300

banner1334

banner1337

12.08.2019, 11:13

YANIK ÜLKE

Keşke şarkılarda  olduğu gibi "Hayat bayram olsa " idi.  Bayram sabahı sizler gazetenizi okuyup kahvenizi yudumladığınız şu   anlarda, kasaplar da bıçaklarını bileyliyor.

Hoyrat eller , acımasızca kesecek , kesecek...

Kurban bayramı geldiğinde dolaplar tıka basa et ile dolar.  Eli bıçak tutan ,ehil olan  ve  ehil olmayan , kasabı , manavı , bakkalı yollara düşer. 

Kör bıçaklar  hiç durmadan ve apansız çalışır.

Hayvanların canlarını bilinçsizce alırlar. Çoğunlukla etler derin dondurucuda saklanır.

Oysa  bu gelenek sadece fakir fukara içindir.  Çünkü eş ,dost akraba  zaten bir şekilde et alabiliyordur muhtemelen.

Sonra bir mangal sefasıdır başlar.  Günlerce et kokuları dumanla karışık etrafa yayılır.

Çevre   , çayır , çimen büyük bir titizlikle kirletilir. Kan kokusu sokaklara yayılır.

Kimileri  yüzünü kana bular. Kimileri akan kanı boş , boş izler.

Hayvanlar can havli ile kaçıp kurtulma derdinde iken kör bıçaklar insafsızca çalışır.

Şiddet ,vahşet , kıyım sarmalı beyinlere bir virüs gibi yerleşmiştir çünkü.

Memleketteki mezbahalarda da durum farklı değildir.

Akıl almaz kesimler ve işkenceler yapılır. Gebe hayvanlar kesilir.

Kimileri kesilirken doğum yapar. Genellikle hayvanlar asılarak kesilir.

Daha vahşileri ise önce hayvanın ayaklarını keser. Geçmiş yıllarda gördüğümüz üzere.

Oysa diyanet hayvanların acı çekmemeleri önce şoklanmasını önermiştir.

İslam dini hiç bir canlıya eziyet ve işkence etmeye müsaade etmez.

Anca,  sadece bıçaklar kör değildir.

Beyinler , gözler , yürekler de körelmiştir.

Kesmek fıtratımıza çöreklenmiştir.

****                        ****                          ****

Geçen ay Muğla bölgesinde yanan ormanları gördüm.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras  kocaman resimli bilboardlar yazdırıp astırmıştı Bodrum caddelerine. Şöyle yazıyordu bilboardlarda.

"Ben yandım....Siz hiç yandınız mı ?" diye soran yazılar.Hemen altında tavşan ,vaşak, sincap, kaplumbağa resimleri vardı.   Yangın alanlarını gördüm sanki hala sıcaktı toprak.

Kapkara  , kupkuru toprak.

Köylüler bir itfaiyecinin sözlerini aktardılar bana.

"Ben hiç böyle bir şey görmedim.Kaplumbağalar bile henüz yanmayan ağaçlara tırmanmaya çalışıyordu. Yanan hayvanların çığlıkları dayanılacak gibi değildi. "

Varın gerisini siz hesap edin. Karıncanın sesi yok mu sandınız.?

 Karıncaların sesi vardı ,  avaz ..avaz.. Karıncalar bile bağırdı.

Orman yangınları bitip , tükenmek bilmiyor. Ciğerlerimizi yakıp bizi soluksuz bırakacaklar.

Hektarlarca yanan orman , binlerce can.

Ağaçlar ağlamaya bile  fırsat bulamadan  kül olmuşlardı.

Eski insanlar kurumuş bir ağacı keserken, nacağı (balta) yı bir çuvala sarıp da keserlermiş.

Diğer ağaçlar görüp de üzülmesin diye...

Topraklara ,ormanlara , sahillere koylara zeytinliklere,  Yırcalı'ya , İztuzu'na , Ölüdeniz'e

Kaz Dağlarına , Göcek , Dalaman, Ayder   Yaylasına ,  Karanlık Kanyona , Kelebekler Vadisine

 Kabak Koyuna, Kaş , Kalkan, Vezir köprü kanyonuna , Salda Gölüne ve dahasına...

Selam olsun.  Yanık ülkeden...

Gözü yanık , gönlü yanık , bağrı yanık  ülkeden...

BARINAKLARI ZİYARET EDİN. ÖYLE İÇTEN ÖYLE KALPDENDİRLERKİ; ONLAR.

YÜREK YANAR,DİL SUSAR,GÖZLERİNİZ DOLAR.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!