banner736

Anneannelerimiz vardı, dizlerinin dibine oturur, geçmişten hikâyeler; geleceğe ait öğütler dinlerdik. Hayatı onların anlattığı masallardan öğrenir, yerde yürüyen karıncanın bile hatırını kırmaz, ona yol verirdik. Bir arkadaşımızla kavgaya tutuştuğumuzda araya girerlerdi, küçücük meseleler yüzünden kavga edilmeyeceğini, istersek çoğu şeyi paylaşabileceğimizi öğrenirdik. Bu hayat okulunun en önemli amacı tüm canlılara karşı duyarlılık geliştirmemizi sağlamaktı.

Ruhlarımız rengârenk çiçekler patlatırdı bizi kuşatan bu ilginin sıcağında. Soğudu her yer, yabanlaştı yaşam. Yaşadığımız dünyanın griliği gözümüzü yırtar oldu. “Eskiden böyle miydi?” demeyenimiz yok gibi. İnsanoğlu diğerini kendi nesnesi, uydusu ve hatta oyuncağı olarak görmeye başladı. İstediği yere çağırabilir, istediği şeye inandırabilir ve sırf çevresindekilere hava atmak için istediği gibi insanların umutlarıyla oynayabilir.

İyilik zincirinin halkaları koptu. Aile büyükleri hangi ara çocuklara entrikalı diziler için sırt çevirdi? Hayatın çarkını iyilikten yana çeviren güzel hikâyeler kulaklarımızdan bir bir silinmeye başladı zannımca. Her köşede biri, diğerineuyanık olmakla ilgili dersler veriyor. Dilim varmıyor; ama kimsenin kimseyi umursadığını pek sanmıyorum.

Uzak bir olayı dinliyorum komşulardan. Adam, sırf çevresindekilerin gözünü doldurabilmek için yaşlı bir karı kocaya yardım edeceğini söylüyor, zavallıcıklar oturup umutla bekliyorlar. Evlerine erzak gelecek, hiç değilse bir iki hafta karınları doyacak. Elektrik su paraları ödenecek. Adam sözünü tutmuyor doğal olarak. Hiç de üzülmüyor, gayet rahat. Yaşlı çift ona ulaşmaya çalışınca, iki hafta sonrasına gün veriyor. Yine bekliyorlar; yine umutla. Adam onları çoktan unutmuş, tabi verdiği sözü de. Özetle onları kapısına bile yaklaştırmıyor.

İnsan birkaç dakika ışıltısını artırabilmek için böyle bir şeyi neden yapar bilemiyorum. Kendisini çok eğitimli olarak addetse de kara cahilin önde gideni. Anladığım kadarıyla bu zat-ı muhterem vicdan eğitiminden geçmemiş. Kolay değil, yumuşacık sesli bir anneannenin ya da babaannenin dizinin dibinde dinlenen güzel öğütlü masallarla, öykülerle yerleşiyor insanın göğüs kafesine.

Bunu ıskaladıysan hayatta, sonrasında edinmen biraz zor. Hangi kuramı savunursan savun, etrafını saran insanlardan biri ruhuna yumuşacık bir dokunuşta bulunmadıysa anlayamıyorsun açken umutla beklemenin zorluğunu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner651

banner770