banner1518

banner1365

banner1526

banner1499

banner1334

banner1337

01.10.2020, 08:17 63

Vatandaş için önemli...

Hazine ve Maliye Bakanı için kur önemli olmayabilir, ancak yükselen döviz fiyatı vatandaşın cebini her geçen eritiyor, satın alma gücünü geriletiyor.
Bakan Berat Albayrak, 2023 yılına ilişkin Yeni Ekonomi Programı (YEP) açıklamasının ardından gazetecilerin sorusuna, “ Kur benim için hiç önemli değil. Ben hiç işin o tarafına bakmıyorum” yanıtı ile oldukça şaşırttı.
Ekonominin başında olan bakanın iğneden ipliğe her şeyin fiyatın belirlenmesinde etkin rolü olan dolar ve avro artışını umursamaması, ya da öyle görünmesi doğrusu manidar. İçtiğimiz sudan, yediğimiz ekmeğe kadar tüm temel tüketim maddelerinin fiyatını belirleyen dolardaki artış vatandaş için çok önemli.
Yap –İşlet –Devret uygulaması ile yapılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli, yapımı süren Çanakkale Köprüsü, Şehir Hastaneleri, İstanbul Havalimanı’nın geçiş, hizmet ve hasta garantili ücreti devlet tarafından müteahhitlere dolar üzerinden ödeniyor. Hazineden ödenen garantili paranın tutarı doların yükselişine paralel artıyor. Vergilerden karşılanan garanti ücret vatandaşın cebine daha fazla dokunuyor. Köprülerden günlük tutturulamayan geçiş parası ile hastanelerde günlük ortalama hasta sayısının azlığı hep emeği ile geçinen yurttaşın ödediği vergiden karşılanıyor. 
Bakan Albayrak, “Kur benim için hiç önemli değil” derken, sanırım bu ayrıntıyı gözden kaçırdı. Kendilerini ilgilendirmese bile dar gelirli vatandaşı çok ama çok yakından ilgilendiriyor dövizin dizginlemeyen artışı. Hatırlarsınız, Bakan Albayrak televizyon programında gazeteci Ahmet Hakan’a, “ Dolarla mı maaş alıyorsunuz?” diyerek dövizdeki artışın vatandaşı etkilemeyeceğini ima etmişti. Ne var ki, 1.5 ay önce yapılan o açıklamanın ardından kurdaki artışı sürüyor.
İşçi, asgari ücretli, memur, esnaf, çiftçi ve emekli bakanın açıklamalarının aksine, alış verişe gittiği çarşı-pazar ve marketteki fiyatlara baktıkça dolardaki artışın kendisini nasıl yoksullaştırdığını net şekilde görüyor. TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarını inandırıcı bulmayan dar gelirli kitle, cebindeki paranın nasıl eridiğine her gün gelen zamla yakından tanık oluyor.
4 Ağustos’tan bu yana TL’nin dolar karşısındaki değer kaybı yaklaşık yüzde 13.4 olarak gerçekleşti. Yılbaşından bu yana ise TL’nin dolar karşısındaki kaybı  yüzde 30’a yaklaştı Bu tablo karşısında kurdaki artış, bakan için önemli değilse bile  azalan gelirinden ötürü halkı vuruyor. Maaş ve ücretlere yapılan düşük zamlar dövizdeki artışı bile karşılamıyor. Ocak ve Temmuz aylarındaki maaş artışından iki ay sonra emekçi ve emekli cebinden yemeye başlıyor,  pazardaki fiyatlara yetişemiyor. 
Dünyadaki gelişmelere ve olaylara paralel dövizdeki artışın süreceği anlaşılıyor. Uzun süre faiz artırımına gitmeyen Merkez Bankası, kurdaki ateşin sönmesi amacı ile sonunda mevduat faizlerini artırdı. Ne kadar etkili olacak? Sonuçta olan dar ve sabit gelirliye oluyor. 
 

Yorumlar (0)