banner1365

banner1496

banner1499

banner1334

19.02.2020, 08:56

Vah asgari ücretli vah…

Daha saptanalı iki ay dolmadan asgari ücret yerlerde sürünmeye başladı.

Aralık sonunda işçi temsilcisi Türk-İş’in itirazına karşın, hükümet ve işveren temsilcilerinin oyları ile net 2324 lira olarak belirlenen asgari ücret, Euro tutarında Avrupa’da sondan üçüncü sırada.

Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verilerine göre, Türkiye’de bu yıl uygulanan asgari ücret, AB ülkeleri arasında sondan üçüncü sırada yer alıyor. 28 AB ülkesi arasından asgari ücret uygulanan 22 ülke ile yapılan karşılaştırmaya göre Türkiye 448 Euro tutarındaki asgari ücretle sadece Letonya ve Bulgaristan’ı ardında bıraktı. Danimarka, İtalya, Güney Kıbrıs, Avusturya, Finlandiya ve İsveç’te resmi asgari ücret uygulanmıyor. Bu ülkelerde ücretler toplu iş sözleşmesi ile belirleniyor.

Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, yeni asgari ücretin AB üyesi ülkelere oranla çok iyi düzeyde olduğunu gururla açıklamıştı. Oysa, dar gelirli milyonlarca emekçinin ücreti, saptanmasının üzerinden iki ay geçmeden yüksek enflasyon karşısında aşınarak açlık sınırının gerisinde kaldı. 300 liralık artışın işçinin satın alma gücüne göreceli katkı sağlamadığı görüldü.

milyon emekçinin temel ücreti yüzde 15 artışa karşın cep yakan fiyatlar, ekonomik kriz ve krize bağlı artan döviz kurlarından ötürü şimdiden eridi. Emekçi daha 10 ay bu ay para ile geçinmeye çalışacak. Olası enflasyon ve eylülde vergi dilimindeki artışla birlikte eni konu aşınarak satın alma gücünü daha da yitirecek. Yıl sonuna doğru artan vergi kesintileri asgari ücreti adeta kuşa çeviriyor. Sendikalar yıllardır “asgari ücret vergi dışı bırakılsın” diye çağrıda bulunuyor. Ancak,siyasi irade kulağını tıkamış durumda. Asgari ücretli işçinin eti budu ne ki yüksek vergi alınıyor? Akıl sır erdirmek mümkün değil. Gelir vergisinin yaklaşık yüzde 80’ini işçi ve memur ödüyor. Bu tablo vergideki adaletsizliği ve çarpıklığı gözler önüne seriyor zaten.

Komisyon toplantıları öncesi yüksek asgari ücret gündeme geldiğinde işveren “işten çıkarma ve işsizler ordusu ” baskısını hemen göstermeye başlıyor. Maliyetlerin artacağını, işçi çıkarılacağını sürekli dile getiren patronlar yüzde 15 zamma bile karşı çıktı. Oysa, artışın ve belirlenen ücretin yetersiz kaldığı, AB ülkeleri arasında sondan üçüncü sırada yer aldığını Eurostat verileri ortaya koyuyor. Bu arada işverenlere devlet her işçi başına aylık 75 lira teşvik ödeyecek. Yani, yüksek maliyetten yakınan patronlara bir tür can suyu niteliğinde bu para.

“Asgari ücret çok yüksek, bu paraya işçi çalıştıramayız” serzenişlerinin artık savunulacak yanı yok. Çünkü, çok gördükleri yüzde 15 zam bile asgari ücretlinin derdine derman olamadı. Çarşı pazarın yüksek fiyatları karşında gerileyen satın alma gücü ve Avrupa’da sondan üçüncü sıra ücretin kısırlığını kanıtlıyor. Düşünebiliyor musunuz, sürekli eriyecek para ile yıl sonunu getirmeye çalışacak altı milyon emekçi. Bu tablo karşısında “vah asgari ücretli vah” demekten başka bir şey söylenemez.

yıl yinelenen yakınmaların son bulması için asgari ücret toplu iş sözleşmesi ile belirlenmeli ya da komisyonun yapısı genişletilerek, saptanma ölçütleri değiştirilmeli. Yoksa, bu senaryo her yıl tekrarlanır kimse de hoşnut olmaz.

Yorumlar (0)