banner1518

banner1365

banner1526

banner1345

banner1334

banner1337

28.09.2020, 08:02 567

Uyan ey millet!..

Kutsal kitabımızın
ilk emri, "oku" olmasına rağmen
yüzde 99'u Müslüman olan
bu ülkede,
olup bitenden habersiz,
kulaktan dolma 
bilgilerle
"bilgiçlik" taslayarak,
hamasetle
halkı kandıranları
gördükçe;
gelecek için endişelerim artıyor...
Asıl amaçları
intikam olan
bu zavallıların
ülkenin değerlerine
saldırmalarının
arkasında,
yenilginin kinini tutan
emperyalistler vardır...
Lozan meselesi
başta olmak üzere
Atatürk'e dolaylı
olarak laf edenler,
Türkiye'nin
bugün yaşadıklarına
bakınca;
içten içe onun ne kadar
haklı olduğunu
görmekte ama bunu açıkça söyleyememektedirler...
Mesele Lozan meselesi...
İşte size Prof.Dr. Yusuf Halaçoğlu'nun
"Lozan gerçeği"ni ortaya koyduğu o yazısı...

"12 Adaları 1912’de verdik...
Nerede mi?
  Lozan şehrinin Ouchy (Uşi) semtinde.
 " Şu Lozan'da adaları verdik" deyip
oku emrinden uzak güruhun meydanlarda Lozan'da verdik deyip algı yaratması bundan! 
Araştırmayan halk da: “ulan savaşı kazandık- adaları verdik”e inandırıldı...


Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor. 
Sene 1912, “Uşi Anlaşması”dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak. 

Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek. 
Fakat şartlara uyum sağlanmıyor. 
Bu yüzden 3 yıl sonra, yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor. 
Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok. 
Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.


Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915’te Londra'da İtalya'ya verilmiştir.

Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir. 
Bu adam kim mi? 
Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. 
Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır. 

12 Adalar'ı İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardır.

Şimdi asıl olaya gelelim... 
Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir..."

 

Türkiye'yi terörle mücadelede yalnız bırakan,
Irak'ı parçalayan,
Suriye'de dansöz gibi kıvıran,
Libya'nın
yeraltı kaynaklarına
göz diken,
Doğu Akdeniz ve Ege'de
uşaklarını
meydana süren
ve Azerbaycan'a saldıran
Ermenistan'a her fırsatta arka çıkanlar,
Sevr'i yırtıp atan
Atatürk ve silah arkadaşlarından
yani Türkiye'den intikam almak 
istemektedir...
Emperyalistler,
fil hafızalıdır, unutmaz!..
Geçmişte başlatılan isyanların arkasında
kimler varsa, bugün de
değişik adlarla
Türkiye aleyhine çalışanların
arkasında
yine onlar vardır...
Dedeleri Yunan uçaklarına binip,
Milli Mücadele aleyhine
bildiri dağıtanların
torunlarının
Atatürk'e hakaret etmeleri ve ettirmelerinin amacı,
milletin içindeki bağımsızlık ve özgürlük ateşinin
harını düşürmektir...
Çünkü yüreğini kaybedenler,
çabuk teslim olur...
Atatürk'ün millet kavramını yıkıp,
etnik kökencilik
kavramlarıyla
ülkeyi bölme çabaları da
bu yüzden değil mi?..
Bu arada, meseleyi, salt Cumhurbaşkanı
Erdoğan'a indirgemek de
"Kuşa bak" taktiğiyle
Türkiye'yi çalma
girişimlerine çanak tutmaktır...
Şimdi zaman kavgaları
bir kenara bırakıp,
Anadolu'da adeta bir ebru gibi
renk olan milletin
kenetlenmesidir...
Emperyalistler,
bu milletin kenetlenmesi
halinde
mucizeleri gerçekleştirdiğini
bildiğinden;
etki ajanları
ile ayrıştırıcı söylemlerin
dozonu artırarak,
bizi birbirimize kırdırmak istemektedir!..
Uyan ey millet!..

Yorumlar (0)