banner1313

banner1300

banner1334

banner1337

07.07.2019, 09:03

ÜNİVERSİTELER VE MEZUNLARI

İstanbul’daydım. Kızımın mezuniyet törenine katıldım. Neresinden bakarsan bak, hayatımın en önemli günlerinden biriydi. Heyecan, gurur, mutluluk ve garip bir hüzün. Ne zaman büyüdü sorusu, hiç durmadan kendini tekrarlıyordu.

Hava çok güzel, anneler babalar ise çok daha güzeldi. Sadece yüzler değil, gözler de gülüyor, hem de ışıl ışıl. Gençler ise, mezuniyet cübbeleri içinde sanki geleceğe doğru kanat açan süper kahramanlar gibiydi. Hepsi gururlu, hepsi mutlu ve belki de hepsinden önemli kararlıydı.

Manzara karşısında tek bir şey düşünebiliyordu insan, gelecek sizin. Öylesine duru öylesine gerçektiler ki, her birine hayran hayran bakmamak, her baktığında umutla dolmamak elde değildi. Artık hepsi okudukları bölümün uzmanı, eğitmeni, öğretmeniydi.

Mezuniyet alanına giderken yakalandığımız o meşhur İstanbul trafiği bile heyecanımızı gölgeleyememişti. Gidişimiz bir heyecan, girişimiz, alana varış ve toplamda üç saat sanki bütün kötülüklerden, sıkıntılardan uzaktık. Sanki gökteki yıldızlar, gündüz vakti yere inmiş ve bizimle birlikteydi.

Hayat hakkında bizim onların yaşında olduğumuzdan çok daha fazla şey biliyorlar. Bilgi ve donanım açısından aynı yaşlarımızı göz önüne aldığımızda, oldukça ilerideler. Onlar da bunun farkında aslında. Ancak bu farkı ortaya koyabilecekleri bir dünya var mı onu tam olarak kestiremiyorum.

Bugüne kadar onları destekleyen bir aileleri vardı. Bu aileler onları kendi geleceklerine hazırlıyordu. Üniversiteler ise aileler bunları yaparken, bu harika gençleri, ülkenin geleceği için hazırlaması gereken kurumlar. Ailelerin bütün zorluklara rağmen bunu başardıkları net ortada.

Ya üniversiteler. Umarım onlar da en az aileler kadar başarılıdır. Çünkü bu gençleri kendi maaşlarının kölesi olsun diye değil, hayatın her alanında üreten, geliştiren, düşünen ve değiştiren bireyler yaparak vatan, milletin ve insanlığın yararına bireyler olarak hazırlamak onların görevi.

Bu ülke ne çektiyse teoride konuştuklarını pratiğe bağlayamadığı için çekti. Yapılana değil, konuşana baktığı için çekti. “Tecrübe” dediklerimizin kendi menfaatleri için nasıl alçaldıklarını sezemediği için çekti.

Bilimin ışığında “mezun” olan ve olacak bu pırıl pırıl gençlerin, gelecek korkusunun gölgesinde değil, güçlü yarınları inşa etmenin heyecanı içinde olmaları dileğiyle…

Yorumlar (0)