banner1365

banner1469

banner1345

banner1468

14.11.2019, 09:22

UNESCO 2019 Kutadgu Bilig Yılı

UNESCO tarafından yazılışının 950. Yılı münasebetiyle 2019 yılı “Kutadgu Bilig Yılı” ilan edilmişti. İslami Türk Edebiyatının ilk eseri olması yanında Müslüman Türk devletleri açısından kurucu metinlerden biri olarak da kabul edebileceğimiz Kutadgu Bilig’in ülkemizde yeterince tanınmadığını, okunmadığını, istifade edilmediğini düşünenlerdenim. Batılılar Kutadgu Bilig’i, Divânu Lûgat’i-Türk’ü, Atabetül Hakayık’ı, Divân-ı Hikmet’i, Dedem Korkut Oğuznâmeleri’ni, Farabi’yi, İbn-i Sinâ’yı, Mevlana’yı, Yunus Emre’yi neredeyse bizden daha çok tanıyor, biliyor ve istifade ediyor. Bizimle bu kurucu metinler ve kurucu felsefe arasında nedense bir kopukluk var ve biz bu değerlerimizi Türk gençliğine yeterince tanıtamıyor ve sevdiremiyoruz.

Eğer Farabi olmasaydı Ahmet Yeseviler, Yusuf Has Hacipler olmazdı; onlar olmasa Orta Asya’da mirzalar olmazdı; mirzalar olmasa Yunus Emreler, Hacı Bektaş Veliler, Şeyh Edebaliler, Hacı Bayram Veliler, Şeyh Şabani Veliler, Sarı Saltuklar ve Akşemseddinler olmazdı; onlar olmasaydı Osman Gaziler, Fatih Sultan Mehmetler, Yavuz Sultan Selimler olmaz; bu silsile Cumhuriyet Türkiyesine kadar ulaşamazdı. Nihayetinde bir Anadolu irfanından bahsedilemezdi. Bu değerleri behemehâl gençlerimize tanıtmalı; onları sevdirmenin, onların izinden gitmenin yollarını aramalıyız.

Size biraz da Kutadgu Bilig’in yazarı (şairi demek daha doğru olur) Yusuf Has Hacip’ten bahsetmek isterim: 1018 yılında Balasagun’da doğan Yusuf çocukluk ve gençlik çağlarında Anadilinden başka Arapça, Farsça, Soğdca dillerini de öğrendi. Firdevsî’nin Şehnâmesini, Farabî’nin ve İbni Sinâ’nın Arapça felsefe kitaplarını okudu. Aruza, belagat sanatına, İslami bilgilere, Türk folkloruna, devlet yönetimine, felsefeye, toplumbilimine, matematiğe, astronomiye, hekimliğe ve düş yorumu sanatına ilgi gösterdi. Ayrıca okçuluk, avcılık, kuşçuluk gibi geleneksel Türk sporlarını da öğrendi. Satranç ve çevgen (İng. Polo) oyunlarına da yabancı kalmadı. Bütün bunları Kutadgu Bilig’i okurken de görmek mümkün olabilmektedir.  

Kutadgu Bilig 1069 yılında Balasagunlu Yusuf tarafından yazılmış olan İslami Türk Edebiyatının bu ilk eseri bir siyasetnâme, pendnâme ve ideal toplumu hedefleyen bir ütopya özelliği gösterir. Kimi araştırmacılara göre eser Eflatun’dan, Aristo’dan ve nihayet kesin olarak bunların etkisinde kalmış ve bunların kimi fikirlerini İslamlıkla bağdaştırma düşüncesini başarıyla uygulamış olan Farabi’den etkilenmiştir. Kendisi Sarayda en üst devlet memurluğu olan Has Haciplik makamına gelmiş, devlet protokolünü ve teşrifatını, edep ve adabı iyi bilen bir kişidir. 

“Mutluluk Veren Bilgi” anlamına gelen Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip tarafından 18 ayda yazılmıştır. Yusuf Has Hacip Balasagun’da yazmaya başladığı eserini Kaşgar’da tamamlamış ve Tavgaç Hasan Buğra Han’a sunmuştur. Mesnevi nazım biçimiyle ve aruz vezni ile yazılan eser (3 Feûlün/1 Feûl) 6645 beyitten oluşmaktadır. Eserin Viyana, Mısır ve Fergana nüshaları mevcuttur. Eserin beyit sayısı Kur’an-ı Kerimin âyet sayısına bir naziredir.

“Kutadgu Bilig” esas itibariyle insanlara mutlu olmanın yollarını gösterir. Ancak buradaki mutluluk yalnızca dünyevi hazları ihtiva eden bir mutluluk değildir. Bu mutluluk; dünya ve ahiret dengesini gözeten, maddi ve manevi bir mutluluktur. Kutadgu Bilig insana esas itibariyle hem dünyada hem de ahirette mutlu olabilmenin yollarını gösterir; insana hesap verilebilirlik duygusu aşılar.

Bu eser günümüzde bile milletimiz açısından bir mutabakat metnidir. Adeta bir manifestodur. Burada devlet yönetiminden, devlette yükselmeye, memurun vasıflarından alacağı maaşa, insan ilişkilerinden adabı-ı muaşerete, çocuk eğitiminden erdemli ve ahlaklı insan olmaya kadar pek çok konuda detaylı ve tavsiye nitelikli bilgi verilmektedir. Bu eser; insan olmayı ve insanı hayata hazırlamayı, kul olmayı ve kulu ahirete hazırlamayı amaç edinen; insanın iki cihan saadetini hedefleyen didaktik, alegorik, tasavvufi mahiyette bir eserdir.

Eser hakkında en güzel değerlendirmelerden biri yine eseri ilk defa Türkiye Türkçesine aktaran isim olan Reşit Rahmeti Arat’a aittir: “Bugün birçok ictimâî mes’elelerin ele alınış şekillerinden endişe edenler, aynı mes’elelerin bin yıl önce ne şekilde halledilmiş olduğunu ibretle görüp, onda birçok düşündürücü ve teşvik edici fikirler bulacaklardır. Eserin bilhassa gençliğe faydalı olması, şâirin başlıca arzusudur. Büyük eserler, insanların gönlüne hitaba devam ettikçe, büyüklüklerini muhafaza ederler.”  

Sonuç olarak Kutadgu Bilig; bizi kendimize getiren, bize hayat dersi veren, yolumuzu aydınlatan, ufkumuzu genişleten; bize edepli, erdemli, ilkeli, ahlaklı, bilgili, görgülü, akıllı olmayı ve iyilik yapmayı öğreten; kötülükten, yalandan, hasetten, kibirden, riyadan, inatlıktan, ve cimrilikten uzak durmayı öğütleyen; devlet işinde liyakate, ehliyete, emniyete, sadakate, vefaya, doğruluğa özen göstermek gerektiğini hatırlatan ve bizi köklerimize bağlayan bir eserdir.   

Yorumlar (2)
Cemali DEMİR 3 hafta önce
Kutatgu Bilig in önemini anlatan güzel bir yazı olmuş Sayın Bekir Hocam. Yazılarınızı zevkle okuyoruz
Mehmet BOZKURT 3 hafta önce
Kutadgu Bilig ve müellifi olan Yusuf Has Hacib hakkında verdiğiniz bilgiler hayati öneme haizdir. Çünkü bu eser insanlığın gelişiminin her safhasına katkı sağlamaktadır tıpkı bu eseri etkileyen eserler gibi. Bunu bizlerin istifadesine sunmanız ve bizim yolumuzu aydinlatmaniz hasebiyle size teşekkür ediyorum.
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 09 Aralık 2019
İmsak 06:09
Güneş 07:41
Öğle 12:32
İkindi 14:51
Akşam 17:12
Yatsı 18:39