Türkiye’nin darboğazdan çıkması için analiz ve öneriler-ıı

TÜRKİYE’NİN DARBOĞAZDAN ÇIKMASI İÇİN ANALİZ VE ÖNERİLER-II

Tarımda ileri gitmeyen hiçbir ülke ileri gidemez; 

18 Nisan 2006 tarihli Tarım Kanunu’nun 21. Maddesi Tarımsal desteklerin finansmanı  başlıklı bölüm: Tarımsal destekleme programlarınının  finansmanı  bütçe kaynaklarından  ve dış kaynaklardan sağlanır. Tarıma bütçeden ayrılacak kaynak  gayrisafi milli hasılanın  yüzde birinden az olamaz. diyor.  Fakat bu hiçbir zaman uygulanmadı. 2017 yılında Türkiye’nin milli hasılası 840 milyar civarındaydı. Bunun yüzde biri olan 8.1 milyar dolar çiftçiye verilmeliydi fakat verilen rakam 3-3.5 milyar dolar arası. 2016  yılından itibaren çiftçinin 100 milyar TL den fazla hak ettiği para verilmedi. 

Çiftçiye 2017 yılında verilen 12.8 milyar lira desteğin (bunun da  bir sürü kesintilerle tamamı verilmiyor) 10.5 milyar lirası Mazot alırken ödenen vergiye gitti. Çiftçinin kullandığı mazot fiyatının yaklaşık %65’i vergiye gidiyor. Özel yatlara  da  ÖTV vergisi olmadığından yat sahipleri zenginler mazotu çiftçiden daha ucuza alıyorlar. Yani devlet çiftçiye teşvik veriyorum diyor fakat aslında yalnız mazot vergisinden teşviki elinden  geri alıyor. 

Avrupa Birliği toplam olarak Türk çiftçimizin  birkaç milyon fazla fakat aldığı tarımsal teşvik 70-75 milyar dolar  ABD’nin 5 milyon çiftçisi 25 milyar dolar teşvik alıyor. Bizim çiftçimizin bu teşvik ve modern üretimin ürünü ucuz tarımsal mamullerle yarışmasına imkan yok. Tarım sektörü açısından 2017, tam anlamıyla bir ithalat yılı oldu. Sıfır gümrüklü ithalat kararları tarımı da sıfırladı. 2017’de tarımsal ürün ithalatı 12.7 milyar dolar oldu. 2018 daha kötü olacak. Devlet tarımsal ithalata verdiği parayı çiftçisine destek olarak verseydi hem para içeride kalır hem çiftçi tarımsal üretimi arttırır toprağını bırakıp şehre göç etmezdi.   

27 Haziran 2017’de da yayımlanan Resmi Gazete’de Bakanlar Kurulu Kararı ile canlı hayvan ve karkas etin yanı sıra buğday, arpa, mısır gibi hububat ürünlerinin ithalatında gümrük vergileri düşürüldü. Bu durum  aralıklarla devam etti. Türk çiftçisi üreticisi büyük zarara uğratıldı. Bu kararların hasat döneminde alınması çiftçiyi daha çok zora soktu. ‘Milli Tarım Politikası’ söylemi varken öte yandan tüm girdilerin önemli bir kısmının ithal edildiği tarımsal üretimde ‘stoklandığı’ ve ‘yüksek fiyat oluştuğu’ gerekçesiyle samanın dahi ithal edilmek zorunda kalınması Türk çiftçisini bitirme noktasına getirdi. 2002-2018 arası çiftçi tarlasını bıraktı tarımsal nüfus 7 milyon azaldı. Tarımsal ithalat arttı. 

Türk çiftçisinin   gübre, mazot, elektrik, ilaç, tohum gibi girdi maliyetlerin dünya ortalamasının çok üzerinde. Borçlanma faizleri çok yüksek. 2002 de 1 milyar TL borçlu olan çiftçinin borcu  2018 yılında 109 milyar TL oldu(CHP Milletvekili Okan Gaytancıoğlu’nu beyanı)  Çiftçinin sermayesi yok, devlet gerekli desteği göstermiyor. Çiftçiye teşvik 10 milyar dolardan aşağı olmaması gerekiyor.  Siyasi iradelerin 115 bin çalışanı olan Tarım Bakanlığının ziraat politikaları yapısal sürdürülebilir değildir.Çiftçi dünyanın en pahalı mazotunu ve elektriğini kullanıyor. Elektrik parasını ödeyemediğinde devlet teşvik verdiği paradan bunu kesiyor. 
 
Elde kalan son devlet bankaları özelleştirilmemeli isimlerine uygun şekilde gerçek ihtisas bankacılığı yapmalı. Ziraat Bankası sadece çiftçiye ucuz kredi sağlamalı. Tarımsal konularda bilgi desteği vermeli ziraat dışında sektörlere büyük krediler vermemelidir.  Halk Bankası da Ekonomik kalkınmanın temeli olan KOBİ’ler üzerinde yoğunlaşmalı. Onlara ucuz kredi sağlamalı Ziraat ve Halk Bankası üretime yönelik ana iki sektörü(tarım ve sanayi üretimi) desteklemelidir. Bugün bunun tam tersi yapılıyor. Çoğu yabancı kaynaklı özel bankalar çiftçiye yüksek faizli krediler veriyor şu anda bankaların elinde çiftçinin ne kadar hacizli malı olduğu devlet sırrıdır diye kamuoyuna açıklanmıyor. Arka kapıdan çiftçiyi borca sokarak yabancı sermaye ekilebilir topraklarımızı ele geçiriyor. 
Tohumun islahı bahanesi ile çıkarılan 2006 Tohumculuk yasasındaki  kendi kendini dölleyen on binlerce yıldır kullandığımız sertifikasız yerli tohumların ticaretini yasaklayan madde bir an önce kaldırılmalıdır. Bu bizim gıda güvenliğimize vurulan en büyük darbedir. Ülkede tohumculuk gittikçe yabancı firmaların tekeline geçmektedir. Atadan yadigar kalmış tohum ile üretim yapan çiftçiye artık teşvik bile verilmiyor.  
Eskiden devletin kurumu TÜPRAŞ vardı! Çiftçiye üreticiye gübre üreten TÜGSAŞ ve İGDAŞ gider TÜPRAŞ’tan hammadde alırdı.gübreler ile üretilen hububat ve yemlik ürünleri TMO çiftçiden satın alır, TZDK ve YEMSAN’ın verirdi. Hububat piyasaya uygun fiyattan satılır, vatandaşın ekmeği pirinci uygun fiyattan tüketmesine zemin hazırlanırdı. Çiftçinin hayvansal üretim için yem ihtiyacını TZDK ve YEMSAN’a bağlı Türkiye’nin dört bir yanındaki 30 yem fabrikası işletmesi karşılardı. 
Çiftçi birliklerine ve çiftçilere işletme sermayesi olarak, T.C. Ziraat Bankası ve TKKMB üzerinden uygun ve sübvansiyonlu krediler sağlanırdı. Üretilen ürünleri TMO, TEKEL, TŞFAŞ, SEK, EBK, ÇAYKUR satın alır, piyasayı dengeler, fiyatları düzenler ve üretim yapardı. Çiftçiye sağlanan bu imkanların çoğu yok edildi. Çiftçi aracının tefecinin tüccarın insafına bırakıldı. 
Kamu yeniden, başta, SEK, ESK ve de Tekel gibi fiyat düzenleyici kitler, TİGEM, TGSAŞ/İGS AŞ gibi girdi üreten kitler ve Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri gibi tarımsal kredi kitlerin yerine geçecek yeni kitlerin kurulması kaçınılmazdır. Çiftçilerin kooperatifler eliyle kendi sanayi kuruluşların kuruncaya ve güçlü oluncaya değin tarımsal kitler devreye girmelidir.
Bir dahaki hafta ekonomik politik çıkış yolları 


 

YORUM EKLE
YORUMLAR
adnan kurt
adnan kurt - 2 hafta Önce

Genel değerlendirmeye katılmamak mümkün değil. Aynı zaman da bunlara anlaşmalı tarım üretimi ve kırsal kalkınma okulları da devreye girmelidir ki ,tarımda süreklilik devam edebilsin.
Türkiyede ki tarım politikası tamamen yerli üretimi engelleyerek tarım alanlarını uzun yıllar nadasa bırakıp birilerine peşkeş çekme projesidir.
EĞER istenirse tarım, İKİ YILDA düze çıkar. selâmlar.

banner849

banner939