Samsun Haber

Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi Samsun’da başladı: Ortak gelecek vurgusu

SAMSUN HABER... Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi Samsun’da başladı. Zirvede ortak şehircilik vizyonu, akademik iş birliği ve kardeşlik mesajları verildi.

Abone Ol

Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi, OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde geniş katılımla gerçekleştirildi. Türk dünyasından akademisyenler, rektörler, siyasetçiler ve yerel yöneticileri bir araya getiren zirvede; şehircilik, ortak medeniyet vizyonu, sürdürülebilir kentleşme ve Türk devletleri arasındaki iş birliği konuları masaya yatırıldı.

Programa Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı ve eski Başbakan Binali Yıldırım, Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Garnizon Komutanı Gazi Tümgeneral Davut Alâ, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, AK Parti Samsun Milletvekili ve MKYK Üyesi Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti Samsun Milletvekili ve MKYK Üyesi Çiğdem Karaaslan, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, AK Parti Samsun milletvekili Orhan Kırcalı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur, Saadet Partisi Samsun İl Başkanı Salih Şen, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz ile çok sayıda davetli katıldı.

REKTÖR AYDIN: ÜNİVERSİTELER ŞEHİRLERE YÖN VEREN MERKEZLERDİR

Zirvenin açılış konuşmasını yapan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Türklerin tarih boyunca şiir ve medeniyet kültürüyle önemli şehirler inşa ettiğini söyledi.

Türkistan şehirlerinin Anadolu’ya ilham verdiğini belirten Aydın, tarihî şehir anlayışında medreselerin en ihtişamlı yapılar olarak öne çıktığını ifade etti. Üniversitelerin bugün yalnızca bilgi üreten kurumlar olmadığını vurgulayan Aydın, “Kent kimliğine yön veren, şehirlerin geleceğine istikamet sunan stratejik merkezler hâline geldiler” dedi.

Şehirlerin sorunlarına çözüm üretmede üniversitelere büyük görev düştüğünü belirten Aydın, zirve sonunda yayımlanacak “Türk Dünyası Üniversiteleri Samsun Bildirisi”nin ortak iradenin simgesi olacağını kaydetti.

YUSUF ZİYA YILMAZ: ŞEHİR İNSANI DA ŞEKİLLENDİRİR

AK Parti Samsun Milletvekili ve MKYK Üyesi Yusuf Ziya Yılmaz ise şehirlerin yalnızca yapı toplulukları olmadığını, aynı zamanda insanı biçimlendiren yaşam alanları olduğunu söyledi.

Şehirlerin medeniyet anlayışının yansıması olduğunu belirten Yılmaz, Hacı Bayram Veli’nin “Ben bir şehre vardım, o şehir yapılır gördüm; ben dahi yapıldım” sözünü hatırlattı.

Sanayileşme sonrası apartmanlaşma sürecinin komşuluk ilişkilerini zayıflattığını belirten Yılmaz, mahalle kültürünün önemine dikkat çekti. Günümüzde ise daha bilinçli ve katılımcı şehircilik anlayışına geçildiğini ifade etti.

VALİ TAVLI: SAMSUN TÜRK DÜNYASININ BULUŞMA NOKTASI

Samsun Valisi Orhan Tavlı, zirvenin Samsun’da yapılmasının ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.

Türk dünyasının buluşma noktası olan Samsun’da bu organizasyona ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını belirten Tavlı, ecdadın şehir mimarisinde insan kadar doğaya ve canlılara da önem verdiğini söyledi. Kuş evleri, meydanlar ve çınar ağaçları çevresinde kurulan mahallelerin bunun örneği olduğunu ifade etti.

Tavlı, şehircilik anlayışının yalnızca bina yapmak değil, ruhu olan şehirler inşa etmek anlamına geldiğini kaydetti. Türk Dünyası Üniversiteleri Samsun Bildirgesi’nin de ortak akademik vizyon açısından tarihi önemde olduğunu vurguladı.

İLYAS TOPSAKAL: ŞEHİR NEFES ALAN CANLI BİR YAPIDIR

MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal da şehirleri yaşayan organizmalara benzetti.

“Şehir insan gibidir; nefes alır, nefes verir” diyen Topsakal, Türk-İslam medeniyetinde cami, medrese, çarşı ve bedestenin şehir merkezini oluşturduğunu anlattı.

Modern beton şehirlerde insan ilişkilerinin zayıfladığını belirten Topsakal, çocukların doğayla bağ kurabileceği alanların korunmasının önemine dikkat çekti.

Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Konseyi Başkanı, 27. Dönem Başbakanı ve 28. TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Samsun’da düzenlenen Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi’nde yaptığı konuşmada hem şehircilik anlayışına hem de Türk dünyasının ortak geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen zirvede konuşan Yıldırım, şehirlerin yalnızca binalardan ibaret olmadığını, insanı, kültürü ve medeniyeti şekillendiren canlı yapılar olduğunu vurguladı.

SÖZLERİNE BAŞSAĞLIĞI MESAJIYLA BAŞLADI

Konuşmasının başında yakın dönemde yaşanan acı olaya değinen Binali Yıldırım, hayatını kaybeden çocuklar için rahmet dileyerek ailelerine başsağlığı ve sabır temennisinde bulundu.

Yaşanan bu tür olayların toplum için bir uyarı niteliği taşıdığını belirten Yıldırım, çocukların yetiştirilmesi sürecinde eksik kalan yönlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu acıların, eğitimden aile yapısına kadar birçok alanda daha fazla sorumluluk alınması gerektiğini gösterdiğini kaydetti.

“ŞEHİR İLE İNSAN BİRBİRİNDEN AYRILAMAZ”

Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi’nin önemine dikkat çeken Yıldırım, şehircilik konusunun yalnızca teknik ve fiziki planlamayla sınırlı olmadığını söyledi. Şehir-insan ilişkisinin çok güçlü bir bağ taşıdığını belirten Yıldırım, Fatih Sultan Mehmet’e atfedilen “Hüner, bir şehri mamur etmek değil; asıl hüner, insanların gönlünü mamur etmektir” sözünü hatırlatarak, şehirlerin merkezinde insanın yer alması gerektiğini vurguladı.

Şehir planlamasında yaşam kalitesi, teknoloji, konut, altyapı ve sosyal denge gibi birçok başlığın dikkate alınması gerektiğini belirten Yıldırım, modern şehircilikte insanın ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

TÜRKİYE’NİN ŞEHİRCİLİKTE BÜYÜK DÖNÜŞÜM YAŞADIĞINI SÖYLEDİ

Türkiye’nin son 25 yılda konut ve şehircilik alanında önemli mesafeler kat ettiğini dile getiren Yıldırım, devletin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Cumhur İttifakı’nın desteğiyle ülkenin dört bir yanında çözüm üretmeye devam ettiğini söyledi.

Geçmiş dönemlerde deprem konutlarının yıllarca gündemde kaldığını hatırlatan Yıldırım, bugün ise çok daha hızlı ve planlı bir yapılaşma sürecinin yürütüldüğünü belirtti. Yıldırım, şehircilik alanında devlet ve özel sektör iş birliğiyle önemli işlere imza atıldığını kaydetti.

“TÜRKİYE ZOR BİR COĞRAFYADA ÇOK BÜYÜK SORUMLULUK TAŞIYOR”

Konuşmasında bölgesel gelişmelere de yer veren Yıldırım, Türkiye’nin son derece hassas ve stratejik bir coğrafyada bulunduğunu söyledi. Kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşı, güneyde Gazze ve İran merkezli gelişmeler, Kafkaslar’daki gerilimler ve Kuzey Afrika’daki istikrarsızlıkların Türkiye’nin rolünü daha da önemli hale getirdiğini ifade etti.

Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Doğu’nun geleceğinin Türkiye’nin gücüyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Yıldırım, Türkiye’nin sadece kendi sınırlarından ibaret bir sorumluluğa sahip olmadığını, tarihsel derinliği ve jeopolitik konumu nedeniyle daha geniş bir coğrafyaya karşı da sorumluluk taşıdığını kaydetti.

“YIKMAK KOLAY, YENİDEN İNŞA ETMEK ZORDUR”

Savaşların ve yıkımların çok ağır maliyetler doğurduğunu belirten Yıldırım, şehirlerin, medeniyetlerin ve eserlerin kolay kurulmadığını söyledi. Bu noktada Mimar Sinan örneğini veren Yıldırım, “Süleymaniye’yi yapmak için Mimar Sinan gerekir, ama yıkmak için bir kazma yeterlidir” diyerek inşa etmenin kıymetine dikkat çekti.

Bu sözlerle şehircilik meselesinin yalnızca bina yapmak değil, bir medeniyet birikimini koruyup gelecek kuşaklara taşımak anlamına geldiğini vurguladı.

TÜRK DÜNYASI İÇİN “GERÇEK BİRLİK” VURGUSU

Binali Yıldırım, konuşmasının önemli bölümünü Türk dünyasının ortak geleceğine ayırdı. Türk devletleri arasındaki ticaret hacminin bugün 60-70 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu belirten Yıldırım, bu rakamın mevcut potansiyelin çok altında kaldığını söyledi.

İpek Yolu’nun günümüzdeki karşılığı olarak görülen Orta Koridor’un giderek daha önemli hale geldiğini belirten Yıldırım, doğu-batı eksenli ticarette Türk dünyasının çok daha büyük bir pay alabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti. Ancak mevcut durumda yaklaşık 4 trilyon dolarlık ticaret hacminden alınan payın yüzde 5 seviyesinde kaldığını söyledi.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın hedefinin yalnızca sembolik bir birliktelik olmadığını vurgulayan Yıldırım, Balkanlar’dan Moğolistan’a kadar uzanan hatta malların, insanların ve hizmetlerin daha serbest dolaşabildiği gerçek bir entegrasyon hedeflediklerini ifade etti.

“300 MİLYONLUK TÜRK DÜNYASI KÜRESEL BİR GÜÇTÜR”

Türk dünyasının yaklaşık 300 milyonluk bir nüfusa sahip olduğunu kaydeden Yıldırım, bu coğrafyanın yalnızca tarihî ve kültürel değil, ekonomik ve stratejik açıdan da çok büyük bir güç olduğunu söyledi.

Türk devletlerinin sahip olduğu insan kaynağı, enerji rezervleri, doğal kaynaklar ve nadir elementlerin önemine dikkat çeken Yıldırım, Azerbaycan, Kazakistan ve diğer Türk cumhuriyetlerinin büyük potansiyel taşıdığını belirtti. Bu potansiyelin gerçek güce dönüşmesi için ise daha fazla birlik, beraberlik ve ortak hareket gerektiğini vurguladı.

TÜRK DÜNYASININ TARİHİ ŞEHİRLERİNİ TEK TEK ANLATTI

Türk dünyasını Adriyatik’ten Baykal Gölü’ne kadar uzanan yaklaşık 8 bin kilometrelik geniş bir coğrafya olarak tanımlayan Yıldırım, dünya tarihinin Türklerin tarihinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.

Tarih boyunca Kral Yolu gibi ticaret güzergâhları üzerinde kurulan şehirlerin zamanla medeniyet merkezlerine dönüştüğünü belirten Yıldırım, Türkistan, Semerkand, Buhara, Bağdat ve İstanbul gibi şehirlerin yalnızca birer yerleşim merkezi değil, aynı zamanda ilim, kültür ve ticaretin kalbi olduğunu ifade etti.

Hoca Ahmet Yesevi, Aslan Baba ve Uluğ Bey gibi isimleri anan Yıldırım, şehirlerin yetiştirdiği büyük şahsiyetlerle anlam kazandığını kaydetti. Semerkand’ın gökbilim ve ilimle özdeşleştiğini, Buhara’nın din eğitimi ve vakıf kültürüyle öne çıktığını, İstanbul’un ise çok kültürlü yapısıyla dünya şehirleri arasında özel bir yere sahip olduğunu dile getirdi.

“ŞEHİRLER MEDENİYETİN KİTABI GİBİDİR”

Şehirlerin yalnızca fiziki yapılardan oluşmadığını vurgulayan Yıldırım, onları “medeniyetin kitabı” olarak tanımladı. Ona göre bir şehir; taş, beton ve yollardan ibaret değil, aynı zamanda kültürün, düşüncenin, insan ilişkilerinin ve ortak hafızanın taşıyıcısıdır.

Ancak günümüzde modern şehircilik anlayışında insan unsurunun zaman zaman geri plana itildiğini belirten Yıldırım, gökdelenler yükseldikçe insanların yalnızlaştığını, şehirlerin büyümesine rağmen sosyal hayatın aynı ölçüde güçlenemediğini söyledi.

SAMSUN’U ÖRNEK GÖSTERDİ

Binali Yıldırım, konuşmasında Samsun’a da özel bir parantez açtı. Kentte son yıllarda özellikle yerel yönetimlerin çalışmalarıyla yeşil alan oranının arttığını belirten Yıldırım, bunun şehir yaşamı açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.

Yeşil alanların insanlara huzur verdiğini, düşünme ve dinlenme imkânı sunduğunu söyleyen Yıldırım, büyük şehirlerde doğayla bağın giderek zayıfladığını, oysa insanın yıldızlarla, toprakla, rüzgârla ve tabiatla bağ kurmasının hem ruhsal hem de toplumsal açıdan çok önemli olduğunu vurguladı.

ŞEHİRCİLİK TARİHİNİ ANLATTI

Yıldırım, konuşmasının devamında şehircilik tarihine de değindi. İlk yerleşimlerin avcı-toplayıcı düzenden tarım toplumuna geçişle ortaya çıktığını belirten Yıldırım, Çatalhöyük ve Jericho gibi yerleşimlerin bu sürecin en önemli örnekleri arasında bulunduğunu söyledi.

Ticaretin gelişmesiyle birlikte şehirlerin ekonomik ve sosyal merkezlere dönüştüğünü ifade eden Yıldırım, Mezopotamya, Mısır, Yunan ve Sümer uygarlıklarının şehircilik tarihi açısından önemli aşamalar oluşturduğunu kaydetti.

Orta Çağ’da ticaret yollarının daha etkin kullanılmasıyla İstanbul ve Bağdat gibi merkezlerin öne çıktığını belirten Yıldırım, lonca sistemi ve çarşı kültürünün de bu dönemde şekillendiğini ifade etti. Sanayi Devrimi’yle birlikte ise şehirleşmenin hızlandığını ancak plansız büyüme, gecekondulaşma ve altyapı sorunlarının da gündeme geldiğini anlattı.

“AKILLI ŞEHİRLER DÖNEMİNE GİRDİK”

Günümüz şehircilik anlayışında altyapı, trafik, çevre ve yeşil alan dengesinin öne çıktığını belirten Yıldırım, artık akıllı şehirler kavramının konuşulduğunu söyledi. Bu modelin daha düzenli, yaşanabilir ve sürdürülebilir kentler oluşturmayı hedeflediğini dile getirdi.

Ancak hangi model uygulanırsa uygulansın, insan merkezli anlayışın korunması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, şehir planlamasının temelinde insanın huzuru, güvenliği, sosyal bağları ve yaşam kalitesinin yer alması gerektiğini kaydetti.

23 NİSAN ÇOCUK ŞENLİĞİYLE TAÇLANACAK

Programda, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Samsun’da düzenlenecek Türk Dünyası Çocuk Şenliği’ne de dikkat çekildi. Katılımcılar, zirvenin çocuk şenliğiyle birlikte kardeşlik mesajını daha da güçlendireceğini belirtti.

ORTAK VİZYON MESAJI

İki gün sürecek zirvede şehircilik, mimari, sürdürülebilir kalkınma, akademik iş birliği ve Türk dünyasının ortak gelecek perspektifi ele alınacak. Zirvenin sonunda yayımlanacak bildirgenin, Türk dünyası üniversiteleri arasındaki iş birliğini güçlendirmesi bekleniyor.

Program, toplu fotoğraf çekimi ve Binali Yıldırım’a Türk Dünyası temsili yer alan tablo takdim edilmesiyle sona erdi.

TÜİK açıkladı! Samsun'da çocuk sayısı şaşırttı

Samsun’da kıraathanelere baskın! Ceza yağdı

DAHA FAZLA SAMSUN HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ