Troller

Geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanı’mız oldukça sert bir ifade ile “Ahlaksız troller bizi ciddi anlamda rahatsız ediyor. Türkiye’yi troller idare etmeyecek” diyerek bir nevi kılıcı ortadan vurdu yine…

Yaklaşık 6 ay kadar önce “Racon kesilecekse, bizzat kendim keserim” diye uyardığı kitleye bir mesaj daha verdi.

Hani şu sosyal medya hesaplarında binlerce takipçisi olan hatta birçoğunun gerçek isim dahi kullanmadığı troller var ya hah işte onlar…

Gecenin bilmem kaçında, ne kaynağı nede doğruluğu belli olmayan, kendilerine göre “kesin ve içerden” bilgiyi takipçilerinin beğeni ve paylaşımlarına sunup bir kenara çekilenler.

.Bu zamana kadar verdikleri onca “kesin ve içeriden” bilginin neredeyse hiçbirisinin doğru çıkmadığını umursamayan binlerce takipçi de başlar yaygaraya…

İşte trollerin istediği de beklediği de bu!

Tek dertleri, aslı astarı olmayan bilgileriyle akılları sıra gündem belirlemek, yaşanmamışları yaşanmış gibi göstermek hatta gerçekleri manipüle etme yolu ile tetikçiliklerini yaptıklarının değirmenine su taşımak…

Hatta öyle bir anlatır öyle bir yazarlar ki; sanırsınız gözleriyle şahit oldular kendi kulakları ile dinledirler, vay be dersiniz ne kadar derin ilişkileri var!

Geriye dönüp baktığımızda; geçmiş dönemle bugünü birleştiren ve istikrarlı süregelen tek şey belkide bu troller… Geçmişte tanımlandıkları isim bu olmasa da, üstlendikleri çalışma hep aynı: Tasmalarını tutan sahiplerinin menfaatine çalışmak!

Algı yönetimi çalışmasının bir ürünü olan bu trollerin, insanlık onuru açısından mezhebi çok geniştir. Duygusal değil sayısal değerlendirmelerin insanıdırlar. Matematiği yapıp beklentilerinin karşılanmadığını gördüklerinde hemen rüzgâra göre yön tayin ederler. Bu yönlerinin, bir gün öncekinin tam tersi olup olmaması onların umurunda değildir. Yeni bir “kesin” bilgiyi verirken bir öncekinin sifonunu çekmekte inanılmaz derecede hızlı davranırlar. Zaten takipçilerinin çoğunluğu da dün söylenenleri yazılanları çoktan unutmuş, yeni “kesin ve içerden” bilgiye odaklanmıştır.

Cumhurbaşkanı’mızın işaret ettiği bu trollerin en önemli özelliği de; görünürde varlıklarını Reis’e armağan etmiş olmalarıdır. Yazılarında, bağlılıklarının ve sadakatlerinin büyüklüğünü hatta diğer trollerle kıyas dahi edilemeyeceğini söylemeden de edemezler. Komik şekilde ara sıra, “Ankara’da” veya “Ankara’dan dönüş yolunda İstanbul’a doğru” gibi yer bildirimleri yaparak takipçilerinin merakını celbedecek yer bildirimleri yapmayı da ihmal etmezler. Gündemin haleti ruhiyesine göre kimi zaman “Kraldan çok kralcı” takılır, kimi zaman sessiz kalır ortamı kollarlar. Şartlara ve sahiplerinin menfaatlerine göre gerekirse ölümüne dava adamı kesilir, duruma göre de ölümüne dedikleri davaya zarar vermek uğruna bazı kişi ya da kurumları yıpratma sevdasına düşerler. Akılları sıra gündeme, siyasete hatta kararlara yön vermeye, bu yönde algı oluşturmaya çalışırlar.

Lakin anlamadıkları şey şu ki; Reis, her şeyin ve herkesin farkında! Zaman zaman bu trol tayfasına anlamalarını umarak mesaj veriyor. Son mesajında da aslında şunu demek istiyor: Bu ülkeyi ABD’nin, İngiltere’nin, İsrail’in istediği gibi yönetmiyorum da siz kimsiniz! Sizin gizli emellerinizin farkındayım, boşuna afkurmayın!

Tarihte de hep olmuştur bu tipler…

Perde arkasından idarenin kararlarına müdahale etme, kararları etkileme heveslileri. Belli odaklara çalışan bu cengaverlerin sonunun hep giyotin olduğunu yazmış tarihçiler.

Akıl başa geldiğinde, baş sepete çoktan düşmüştür.

YORUM EKLE
YORUMLAR
İbrahim Dönmez
İbrahim Dönmez - 7 ay Önce

Eline yüreğine sağlık Kürşat'çığım. Sağlık ve başarılar dilerim..!

banner849

banner826