banner1365

banner1497

banner1499

banner1334

17.12.2019, 08:58

Temcit pilavı gibi…

Kıdem tazminatı fonu yeniden tartışmaya açıldı.  Öyle anlaşılıyor ki, yeni yılda çalışma yaşamının bir numaralı maddesini kıdem tazminatı oluşturacak.

 Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sosyal tarafların uzlaşısı ile fonunun hayata geçirileceğini açıklasa bile daha önce hazırlanan yasa taslakları uzlaşma sağlanamaması üzerine rafa kaldırılmıştı. Neredeyse her yıl kıdem tazminatı fonu ısıtılıp gündeme getiriliyor. Deyim yerinde ise siyasi iktidarın kıdem tutkusu bitmiyor.

Çalışanların çoğunluğunun, neredeyse yüzde 86’sının kıdem tazminatını alamadığını öne süren siyasi irade tarafından geçmişte çeşitli seçeneklerin yer aldığı yasa taslakları hazırlanmış,  sosyal taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine rafa kaldırılmıştı.

Taslaklarda yeni işe giren her çalışana bir fon hesabı oluşturulması, işverenin bu hesaba brüt ücret üzerinden belli miktarda para yatırması, devletin de katkıda bulunması öngörülüyordu. Emeklilik, haklı nedenlerle işten çıkarma veya işyerinin iflas etmesi durumunda çalışanın kıdem tazminatını fondan alması hesap ediliyordu.  Tartışmaya açılan taslak üzerinden işçi tarafı her yıl için işçiye bir maaş tutarında ödeme yapılmasından yani 30 gün üzerinden, işveren ise 15 gün ve daha az süreden kıdemin hesaplanmasında ısrarcı oldu.

İşverenler 30 gün yerine, 15 gün gibi çok düşük rakamı önerince işçi sendikaları itiraz ederek, taslak üzerindeki görüşmeler sonlanmıştı. 30 günlük sürenin karşılığı brüt ücretin yüzde 8.33’ü tutarında primi oluşturuyor. En çok polemiğin yaşandığı ve yaşanacağı başlık bu.

Dediğim gibi kıdem tazminatı fonu “temcit pilavı” gibi her yıl ısıtılıp siyasi iktidarlar tarafından gündeme getiriliyor, emekçilerin tepkisi üzerine geri çekiliyor. Cumhurbaşkanlığı kabinesinin de kıdem tazminatı sevdasından vazgeçmediği ilgili bakanların açıklamalarından görülüyor.

Kıdem tazminatı çok hassas bir konu.  “Ben yaptım oldu” mantığı ile hayata geçirmek baş ağrıtır, sorunlar oluşturur.  Sosyal tarafların uzlaşamadığı düzenlemenin, hele hele kıdem tazminatı fonu gibi emekçiyi yakından ilgilendiren yasanın hayata geçirilmesinde, uygulanmasında rahatsızlık oluşacağı sır değil.

İşçi sendikaları doğal olarak kazanılmış haklardan geri adım atmıyor, 30 günden ödüne yanaşmıyor. Türk-İş ve DİSK kazanılmış haklardan asla ödün verilmeyeceğini, 30 günden daha aşağı rakama “evet” demeyeceklerini ısrarla savunuyor. Kıdem tazminatını “son kale”, “kırmızı çizgi” olarak tanımlıyorlar. Eğer elde kalan tek kale yıkılırsa işçinin elinden kazanılmış hakların alınacağını ifade ediyorlar. Bu görüşlerinde de son derece haklılar.

Mevcut sistem ne denli aksasa da işçi kendi isteği ile işten ayrılma ve yüz kızartıcı suçlar dışında, askerlik, evlenme, işten atılma ve emekli olmaları durumunda kıdem tazminatı alabiliyor. Eğer fon hayata geçerse, çalışanlar tazminatını alabilmek için 5, 10 yıl gibi uzun süre bekleyecek. İşverenin fona primleri düzenli ödemesi bile kuşkulu.  Kıdem tazminatı ödemekten kurtulacak işveren, sürekli işçi giriş ve çıkışları yaparak işyerlerinde sirkülasyonu artıracak, emekçinin iş güvenliği ortadan kalkacak.

Nereden bakılsa, fonlu sistemin mevcut sisteme göre emekçinin aleyhine olacağı aşikar.

Türk-İş ve DİSK genel kurullarında mevcut kıdem tazminatı sisteminin kaldırılmasının “genel grev” gerekçesi olduğuna ilişlin kararlar alınmıştı. Türk-İş’in son 23. Genel Kurulu’nda bir kez daha yinelendi bu karar.

Mevcut sistemin aksayan yanları  düzenlemelerle pekala giderilebilir, işçinin kıdem tazminatını aksaksız alması sağlanabilir. Amaç yeni fon ile para kaynağı oluşturmak, İşsizlik Sigortası Fonu’nda olduğu gibi iktidara yeni kaynak yaratmak.

Fonlu sisteme geçerek işvereni yıllardır  “sırtında yük” olarak gördüğü kıdem tazminatından kurtarmak da diğer amaç. Ancak, onlar olası fona yüksek oranlı prim ödemeye, yani yüzde 8.33’lük tutara karşı. Bu tablo karşısında nasıl uzlaşma sağlanacak? Orası muamma.

Kıdem tazminatı fonu gibi çok önemli konuda duyarlı davranmakta ,emekçilerin kaygılarını dikkate almakta kuşkusuz  yarar var.

Yorumlar (0)