banner1496

banner1345

banner1334

14.07.2020, 09:12 21

Tekeller değil, fındıkçı gülsün…


Bahçeler tırpanlanarak hasada hazır hale geldi. Karadenizli üretici,
temel geçim kaynağı fındığı toplamak için ağustos başında bahçeye
girecek.
Doğrudan 800 bin üreticinin, dolaylı 5 milyon kişinin geçim kapısı olan fındıkta  rekoltenin geçen yıla göre yüzde 30 daha az olduğu belirtiliyor. Resmi rekoltenin önümüzdeki hafta açıklanması bekleniyor. Don ve küf hastalığı, bu yıl da rekolteyi düşürdü.

Her sene mart ve nisan aylarında Orta ve Doğu Karadeniz’de soğuk yeni tomurcuklanan fındığı vuruyor, yakıyor. Ekmek kapısı olan fındığın yanmasını üzüntü ile karşılayan üreticinin elinden bir şey gelmiyor. Doğal afet karşısında ne yapabilir ki? Zararının karşılanması, beklediği paranın eline geçebilmesi için umudunu yüksek taban fiyata bağlıyor. Gerçekleşmeyince düş kırıklığı yaşıyor. Geçen sezon erkenden açıklanan taban fiyatla uzun sürenin ardından yüzü gülmüştü. 

 Geçen yıl TMO’nun fındık taban fiyatını hasat öncesi 16.50 lira olarak açıklaması üreticiyi sevindirmiş, tekel firmalara erkenden teslim olmalarını önlemişti. Borcu ve satmak zorunda olanların dışındakiler, TMO’ya ürününü vererek hak ettiği para eline geçmişti.
Fındıkçı, tekel firmaların piyasaya egemen olmaması, borçlandırarak üreticiyi kendine bağlamaması için bu sezon da TMO’nun hasat öncesi taban fiyatı açıklamasını bekliyor. Fındık işçisi günlüğünün 150-200 lira arasında bir kilo fındığın maliyetinin en az 17 lira olduğu dikkate alındığında; taban fiyatın 25 lira olması şart. Bunun altında kalacak rakam üreticiyi hoşnut etmez.
Geçen yılın sonuna doğru ürün 25-26, hatta 30 liradan piyasada işlem gördü, elindeki fındığı satan TMO 400 milyon lira kar eti. Bu yıl rekoltenin düşüklüğü göz önüne
alınırsa; Avrupa ülkelerinden ve çikolata fabrikalarından talep artacak. Tekel firmaların değil, üreticinin yüzünün gülmesi ve hak ettiğini alabilmesi için 25 liralık taban fiyatın açıklanması son derece doğal.
Eğer, daha az düşük rakam açıklanırsa geçmişte olduğu gibi aynı senaryolar sahneye konulur, bilindik uluslararası tekel firmalar, piyasada istediği atı oynatır. Kaybeden de Karadeniz’in çileli üreticisi olur.

Çileli üretici demem, Karadeniz’in engebeli ve dik arazilerinde fındığın çok zor koşullarda yetiştirilmesi, bakımı ve toplanmasından kaynaklanıyor. Belki de tarımda  en çok emek harcanan, bunun karşılığında üreticisini çok da güldürmeyen bir ürün fındık.

Eskisi gibi,işçi bulmak da kolay değil. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan gelenler olmasa aileler zorunlu olarak bahçeye girecek. İşçi günlüğünün 150-200 lira arasında olacağı vurgulanıyor. Bir de yemek parası. Maliyet giderek artıyor. Bu koşullarda taban fiyatın 25 lira olarak açıklanması gerekmez mi? Dediğim gibi, bu rakamın altında açıklanacak fiyat üreticiyi hoşnut etmez…

 

Yorumlar (0)
banner1474
28°
açık
Namaz Vakti 06 Ağustos 2020
İmsak 03:46
Güneş 05:28
Öğle 12:46
İkindi 16:39
Akşam 19:53
Yatsı 21:28