banner1518

banner1365

banner1526

banner1499

banner1496

banner1534

06.11.2020, 08:27 88

TABUT EVLER

1992 yılında Erzincan depreminde kaybediyor torunu Emrah’ı Hayati Uzun.
Sonra İzmir’e yerleşiyor ve yeni bir apartman yapıyor.
Apartmana kaybettiği torununun ismini veriyor.
EMRAH Apartmanı.
30 Ekim tarihinde yaşanan depremde, iki torunu ve gelini tuzla buz olan apartmanın enkazı altında ölüyor.
Kendisi o apartmanda yaşamıyor.
Hayati Bey belli ki torununu çok seviyor ama ismini verdiği apartmana o sevginin özenini göstermiyor.
TEOG birincisi 17 yaşındaki Arda Baran Demir,evde tek başına iken kim bilir başaracağı nice başarılarının hayali ile enkaz altında ölüyor, Barış Apartmanı'nda.
Rıza Bey ve Doğanlar Apartmanı'nda diğerleri gibi hikayelere şahit.
Ve başka başka isimleri olan ama kaderleri ortak olan diğerleri.
Ki ben onlara "TABUT EVLER" diyorum.
Kulağa ne kadar kötü geliyor oysaki bu isim.
Ama ne yazık ki öyle.
Yetkililerin söylediğine göre yıkılan binaların çoğu 1999’dan önce ruhsat almış.
Zira 1999 İstanbul depremiminin ardından yapı denetime karşı daha duyarlı olunduğu kesin.
Ama yetmemiş işte.
En acısı da yetkililerin suçu birbiri üzerine atması.
Depremde en çok hasar gören Bayraklı Belediye Başkanı çürük olduğu tespit edilen binalar ile ilgili raporları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderdiğini söylüyor.
Bakanlıksa böyle bir yazının kendilerine ulaşmadığını ifade ediyor.
Yani suç yine vatandaşta...
İnsanın aklı hafızası almıyor doğrusu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı çırpınmakta günlerdir.
Bundan böyle binalara karne verileceğini söylüyor.
Harika bir fikir Sevgili Başkanım.
Ama bu işlem keşke çokkkkk önceden yapılabilseydi.
Yaptırımları hayata geçirmek için neden canımızın yanmasını bekliyoruz ki?
Oysaki yaşadığımız coğrafyada,fay hatları açıkça göstermekte.
Deprem kaçınılmaz bir gerçek ülkemiz için.
Ama ille de bir musibet yaşamamız gerekiyorsa eğer,
bu son olsun artık.
30 Ekim 2020,saat:14.51’de İzmir Seferihisar’a 23 km.mesafede yerin 16,5 km.altında gerçekleşen 6.9 şiddetindeki yıkıcı deprem, içimizi yakan son deprem olsun.
Evet içimiz yandı, yüreklerimiz kavruldu.
65.saatte kurtarılan Elif ve 91.saatte kurtarılan Ayda, birer mucize oldu bize.
O minicik bedenleri ile hayata tutunmaları, bir yandan gözyaşı dökerken bir yandan da umuda sarılmayı hatırlattı bizlere.
Rant uğruna işi bilmez müteahhitlere yol vermesin kimse.
Denetimler ve ardından kontroller düzenli olarak yapılsın artık.
Gerçek ayan beyan ortada işte.
Deprem öldürmüyor, ehil ellerle yapılmayan “tabut evler” öldürüyor”
Arama ve kurtarma çalışmalarındaki görevli arkadaşlara,
Akut,Afad,Umke ekiplerine,sağlık
çalışanlarımıza,yardımları ile yaraları sarmaya çalışan yurttaşlarımıza minnettarız.
Bir kez daha böyle acılarla karşılaşmamaktır en büyük dileğimiz.
Kalın sağlıcakla...

Yorumlar (1)
Mehmet Yılmaz 1 gün önce
Harika olmuş bravo gözlerim doldu