Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Albayrak, gün içerisinde çayla birlikte tüketilen 10 küp şekerin kanser riskini arttırdığına dikkat çekerek, tuz ve şeker kullanımının birçok hastalığı da beraberinde getirdiğini söyledi.
Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve kamu binalarında tuz ve şeker kullanımının azaltılmasıyla ilgili genelge, tuz ve şekerin fazla kullanımının vücuda zararlarını da gündeme getirdi. Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Albayrak, vücudun aslında basit şekere ihtiyacı olmadığını ifade ederek, “Aşırı şeker ve tuz tüketimi değiştirilebilir sağlıksız bir beslenme uygulamasıdır. Vücudumuzun aslında basit şekere ihtiyacı yoktur. Çünkü besinlerde yer alan karbonhidratlar da şeker içermektedir. Şekerin hiçbir vitamin mineral protein değeri yoktur. Yani besleyici bir yanı olmamakla beraber sadece boş bir enerji kaynağıdır. Tükettiğimiz fazla şeker başta obezite olmak üzere birçok hastalığı da beraberinde getirmektedir. Şeker çok çabuk bir şekilde yağa dönüşür. Özellikle bel ve göbek çevresi yağlanmayla beraber vücuttaki yağ oranını da arttırır. Bir küp şeker yaklaşık 20 kaloridir. Günde 5 bardak çay içtiğimizi varsayalım tek bir şekerle. Bu 5 küp şeker de bize 100 kalori kazandırır. Bu da bir yıl içerisinde 5 kilo kadar ağırlık kazanımına yol açar. Şeker ince bağırsaklarda emilerek kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltir, diyabet riskini de arttırır. Ayrıca diş çürüklükleri, hipertansiyon, kolesterol, kanser gibi birçok hastalığı da beraberinde getirir. Saflaştırılmış rafine şeker yani basitleştirilmiş şekerler yerine tam tahıllı ürünler, kuru baklagiller ile kuru sebze meyveleri tüketmemiz daha doğru olacaktır” şeklinde konuştu.
“AŞIRI TUZ TÜKETİMİ FELÇ VE BEYİN KANAMASINA YOL AÇIYOR”
Şeker gibi tuzun da aşırı kullanımının insan sağlığını olumsuz etkilediğini aktaran Albayrak, sağlıklı yaşam kurallarından birinin de günlük sodyum ihtiyacını karşılayacak şekilde tuz tüketmek olduğunu söyledi. Albayrak, "Günlük sodyum ihtiyacımız 2400 miligramdır. Bu da 5 gram tuza denk gelmektedir. Ülkemizde 2008 yılında yapılan bir araştırmaya göre, bir kişinin ortalama tükettiği tuz miktarı 18 gram olarak saptanmıştır. Ancak bu oran 2012 yılında 15 grama düştüğü belirlenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi ise günlük tuz tüketim miktarının 5 gram olmasıdır. Bu verilere göre ülkemizdeki tuz tüketim miktarı istenen oranın 3 katı kadardır. Sadece yemek yerken tabağımıza eklediğimiz tuz, aslında tuz değildir. Günlük olarak alınan tuzun yüzde 77’si işlenmiş gıdalardan yüzde 12’si doğal olarak tüketilen gıdalardan yüzde 6’sı sofrada yüzde 5’i ise pişirme esnasında eklenir. Aşırı tuz tüketimi hipertansiyon başta olmak üzere böbrek hastalıkları, kalp damar hastalıkları, felç ve beyin kanaması gibi birçok hastalığı da beraberinde getirir” dedi.
“ŞEKER VE TUZ YERİNE SEBZE MEYVE TÜKETİLMELİ”
Yemeklerde tuz yerine baharat çeşitlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Albayrak, şeker ve tuz yerine sebze ve meyve tüketilmesinin daha yararlı olacağını kaydetti. Albayrak, “Vatandaşlara önerim aşırı şeker ve tuz tüketiminden kaçınmalarıdır. Ev dışında yemek yendiği zaman az tuz kullanılmalı. Yemek pişirilirken kullanılan tuz miktarı azaltılmalı. Yemeklerin tadına bakılmadan tuz eklenmemeli. Yemeklerin lezzetini arttırmak için tuz yerine baharatlar kullanılmalı. Satın alınan ürünlerin etiketleri muhakkak okunmalı. Bol bol su içilmeli, bolca sebze ve meyve tüketilmeli” diye konuştu.